Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kocaeli Şubesi kamuoyunda ses getiren başörtüsü krizi ile ilgili açığa alınan sınıf öğretmeni Gülşen Ö.’ye yapılan haksızlığa sessiz kalmayarak öğretmenin yanında olduklarını belirtti. Kocaeli’nin Derince ilçesindeki bir ilkokulda 3. sınıf öğrencisinin başörtüsüyle derse alınmadığı iddiası üzerine başlatılan incelemede yeni bir gelişme yaşandı. İddiaların ardından yürütülen idari süreç kapsamında sınıf öğretmeni tedbiren açığa alındı.
“ÖĞRETMENİN AÇIĞA ALINMASI CUMHURİYET’E MÜDAHALEDİR”
Atatürkçü Düşünce Derneği Kocaeli Temsilciliği adına Peyzaj Y. Mimarı Taylan Bingöl konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye Cumhuriyeti, Anayasa’nın 2. maddesinde açıkça belirtildiği üzere laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devletidir. Eğitim kurumlarımız, tarikat ve cemaatlerin ideolojik kuşatmasına terk edilemeyecek kadar hayati bir öneme sahiptir. Söz konusu olayda görevini yapan öğretmenin açığa alınması, yalnızca bir kişiye değil, Cumhuriyet’in temel ilkelerine ve hukuk disiplinine yönelik bir müdahaledir. Bir kamu görevlisi olan öğretmen, devletin yürürlükteki kanunlarını ve yönetmeliklerini uygulamakla mükelleftir. Hukuk devletinde kurallar, kişilere veya zümrelere göre esnetilemez. Öğretmenlerimizin, anayasal bir ilke olan laiklik hassasiyetiyle hareket etmesi suç değil, aksine devlet memuru olmanın getirdiği bir sorumluluktur. Yasal mevzuatı uygulayan bir eğitimcinin idari baskıyla karşı karşıya kalması, liyakat ve adalet anlayışıyla bağdaşmaz.”
“MEB İDEOLOJİK LABORATUVAR DEĞİLDİR”
“Eğitim sistemi, aklın ve bilimin rehberliğinde yükselmelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi: "Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamaz." Son dönemde eğitim sahasında etkinliklerini artırmaya çalışan, laik yaşam biçimini ve Cumhuriyet kazanımlarını hedef alan yapıların baskı unsuru haline gelmesi kabul edilemez. Millî Eğitim, bu yapıların ideolojik laboratuvarı değildir.”
“MEB EĞİTİMCİLERİNİ KORUMALI”
“MEB, asli görevine dönerek eğitimcilerini korumalı ve eğitimin laik karakterini tavizsiz bir şekilde müdafaa etmelidir. Bakanlık, belli odakların sosyal medya üzerinden yürüttüğü algı operasyonlarına göre değil, Anayasa ve Devrim Kanunları ışığında hareket etmelidir. Öğretmenlerin görevlerini yaparken baskı altına alınması, eğitimde birliği (Tevhid-i Tedrisat) zedeler ve geleceğin aydınlık nesillerinin yetişmesine engel olur.”
“ÖĞRETMENİMİZİN YANINDAYIZ”
“Sonuç olarak: Bizler, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirme davasından asla vazgeçmeyeceğiz. Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusudur ve bu tapuyu korumak her Türk vatandaşının ve devlet kurumunun asli vazifesidir. Şube olarak öğretmenimize kurumsal ve hukuki destek sağlayacağız. Görevini yapan öğretmenimizin yanındayız; karanlığa karşı aydınlığı savunmaya devam edeceğiz.”