Adına Hesap Verme Deniyor

Abone Ol

Yerel seçimlerin üzerinden 2 yıl geçmesinin ardından, Kocaeli’de son günlerde Belediye Başkanları tek tek kürsüye çıkıyor.

Adına “hesap verme” deniyor.

Son günlerde yerel yönetimlerde yeni bir gelenek gibi sunulan bu süreçte, her başkan kendi dönemini kamuoyuna anlatıyor.

Süreci ilk olarak Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın başlattı. Büyükakın’ın ardından Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü ve

Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman çıktı sahneye.

Ortak başlık aynıydı:

Hizmet.

Ama ortaya çıkan tablo aynı değildi.

Başiskele’de yapılan sunumda neredeyse hiçbir şey eksik bırakılmadı.

Rakamlar, projeler, yatırımlar… hatta döşenen taşlar bile anlatıldı.

Evet, ortada ciddi bir emek var.

7 milyar 667 milyon liralık yatırım az değil.

Ama bir sunumun sorunu bazen eksik anlatmak değil, fazla anlatmaktır.

Çünkü detay arttıkça, hikâye kaybolur.

Hikâye kaybolunca da akılda kalan bir şey olmaz.

Salondan çıkan birçok kişinin zihninde aynı cümle dolaşıyordu:

“Bu kadar detaya gerek var mıydı?”

Kartepe tarafında ise başka bir sahne vardı.

Mustafa Kocaman kürsüye bağlı kalmadı.

Salona indi, göz teması kurdu, doğrudan konuştu.

Metin yoktu, ezber yoktu…

Ama akış vardı.

8 milyar 300 milyon liralık yatırım anlatıldı,

220 kilometre asfalt, 55 araç, ulaşım projeleri…

Ama asıl fark, anlatılanın nasıl anlatıldığıydı.

Çünkü siyaset sadece ne yaptığın değil,

nasıl anlattığın meselesidir.

Burada ince ama önemli bir çizgi var:

İyi sunum, iyi hizmetin kanıtı değildir.

Kötü sunum da yapılan işi değersiz kılmaz.

Ama şu da bir gerçek:

Vatandaşın aklında kalan, çoğu zaman anlatım biçimidir.

Her iki başkan da siyasetten özellikle uzak durmaya çalıştı.

Zaman zaman muhalefete küçük göndermeler yapıldı ama genel ton “hizmet”ti.

Bu, yerel siyaset adına olumlu.

Ancak asıl soru hâlâ ortada duruyor:

Yedi yıl anlatıldı…

Peki bu yedi yıl ne kadar hissedildi?

Çünkü vatandaş sunum izlemez.

Vatandaş sabah evinden çıkar,

yola bakar.

Akşam döner,

ışığa bakar.

Ay sonu gelir,

cebini yoklar.

Orada gördüğüyle, kürsüde anlatılan örtüşüyorsa mesele yok.

Ama örtüşmüyorsa, en uzun sunum bile kısa kalır.