Son günlerde ülkemizde çok garip şeyler olmaya başladı. Öyle ki olur olmadık yerde, tıpkı hayvanlar gibi herkesin gözü önünde cinsel ilişkiye girenler, anadan üryan sahil kenarında bir banka yatarak sözüm ona güneşlenenler, yine soyunup yollarda koşanlar…

Aslında benim kafamı karıştıran en önemli konu İstanbul Bebek’te başlayan bu ahlaksız olay sonrasında, bir ahlaksızlıklar zincirinin oluşması oldu. Bir anda farklı yerlerden görüntüler düşmeye başladı. Eskiden de bu olaylar oluyordu da, sosyal medya bu kadar yaygın kullanılmadığından mı gün yüzüne çıkmıyordu bilemiyorum.

Ama sanki birileri böyle bir görüntü çıksın da, biz de elimizdekileri yayınlayalım diye hazırda beklemiş gibiydi. Bir de bu görüntüler ile ilgili yapılan yorumlar, nedense sığınmacıları hedef alır gibiydi. Kimileri Afgan, kimileri Suriyeli diyerek adeta hedef gösterir gibiydi.

Hemen buradan söyleyeyim, ben de sığınmacıların vakti geldiğinde, güvenli ortam sağlandığında ülkelerine gönderilmesini isteyenlerdenim. Ama asla onlara kin duyan veya düşman olmuş biri değilim. Ancak yapılan paylaşım ve yorumlar da ana tema  ‘sığınmacılar’ oldu.

Şimdi herkese buradan bir şey sormak istiyorum. Bu olayların hepsi için tek kelimeyle yapılacak yorum “ Ahlaksızlık” öyle değil mi? Peki, biz burada ahlaksızlığı yapanın milletini niye sorguluyoruz. Yani bu ahlaksızlığı niye başka başka başka milletlere mal etmeye çalışıyoruz.

Her milletten böyle ahlaksızlar çıkabilir. Bir veya birkaç kişinin yaptığı o milletin tamamına mal edilebilir mi? Kaldı ki ilişkiye girenlerden birinin psikolojik sorunları var. Diğeri ise tam bir suç makinesi, çıplak güneşlenen kişi de akıl hastası bir suç makinesi çıktı.

Çıplak koşan kadının da muhtemelen ruh sağlığının bozuk olduğunu düşünüyorum. Ama detayına bakmadım. Öte yandan bu görüntüleri kayıt altına alıp sosyal medya hesaplarında paylaşanlara da şaşırıyorum. Hem de sansürsüz olarak.

Aslında böyle bir şey gördüğünde derhal güvenlik güçlerine haber verilmelidir. Ama o görüntülerde, insanlar ya bakıp izliyor ya da cep telefonunu çıkarıp kayıt altına alıyor. Kimse kusura bakmasın ama eskiden böyle bir şey olsa vatandaş cep telefonu ile kayıt altına almaz veya bakmazdı. Hemen polise veya jandarmaya haber verirdi.

En kötüsü hemen o ahlaksızlığı yapanları uyarır ve polise haber verirdi. Çıplak koşan yâda güneşlenen gördü mü yine aynı hareketi yapardı. Hatta bunları yapanın ruh sağlığının bozuk olduğunu anlar, hemen bir örtü veya kıyafet ile üzerini örter ilgili yerlere haber verirdi.

Evet, bu ahlaksızlığı yapanlar kadar, o görüntüleri çeşitli sosyal medya hesaplarında sansürsüz ve aleni bir şekilde paylaşanlarda bana göre bu suça ortak olmuşlardır.

İnsanları şaşırtan bir diğer olay ise Taksim’de Galata Kulesi civarında kendini ateşe veren vatandaşımız oldu. Sorunu nedir, neden böyle bir şey yapmıştır bilemiyorum. Ama bu adam kendini ateşe verirken, karşısındakinin bir can olduğunu unutup kamera ile kayıt altına alan, hatta daha ileriye giderek selfie çektirenler vardı.

Neyse ki birkaç duyarlı vatandaş, daha doğrusu esnaf, kaptıkları yangın söndürme tüpleri ile olaya müdahale etti. Gerçekten düşünüyor ve sorguluyorum. Bize ne oldu böyle? İnsanlığımızı nerede kaybettik?