Akademisyen ve yazar Ahmet Turan Alkan, 21 Ocak 2026’da hayatını kaybettiğine dair haberlerle yeniden gündeme geldi. Uzun yıllara yayılan yazarlık üretimi, akademik çalışmaları ve son yıllarında yaşadığı hukuki süreçler, Alkan’ın Türkiye entelektüel hayatındaki yerinin yeniden tartışılmasına neden oldu.
Ahmet Turan Alkan Kimdir, Kaç Yaşındaydı, Aslen Nereliydi?
Ahmet Turan Alkan, 1954 yılında Sivas’ta doğdu. 2026 yılı Ocak ayında hayatını kaybettiğinde 72 yaşındaydı. Doğduğu şehir olan Sivas, hem akademik hem de edebi üretiminde önemli bir yer tuttu. Özellikle şehir, tarih ve hafıza temaları Alkan’ın yazılarında sıkça yer aldı.
Ahmet Turan Alkan'ın Gazetecilik ve Yazarlığa İlk Adımları
Alkan’ın yazı hayatı oldukça erken başladı. 1974 yılında, Sivas’ta yayımlanan Anadolu Gazetesi’nde ilk köşe yazısını kaleme aldı. Aynı yıllarda, Sivas Ülkü Ocakları tarafından çıkarılan “Pusat” adlı bülten-dergiye yazılarıyla katkı sundu.
1976–1977 yılları arasında “Fedai” adlı haftalık derginin yayıncılığını ve yönetimini üstlendi. Üniversite yıllarında yaşanan siyasal ve toplumsal çalkantılar nedeniyle eğitim sürecinde kesintiler yaşadı. Bu dönemde Hadiselerle Hakikat Gazetesi’nde yazı işleri müdürü olarak görev aldı ve matbaacılıktan sayfa düzenine kadar gazete yayıncılığının birçok alanında aktif rol üstlendi.
Ahmet Turan Alkan'ın Akademik Kariyeri
Askerlik görevini 1980 yılında Tatvan’da tamamlayan Ahmet Turan Alkan, askerlik sonrası bir süre özel sektörde çalıştı. 1985 yılında Cumhuriyet Üniversitesi’nde akademik kariyerine başladı.
Yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamladıktan sonra, Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. Akademik çalışmalarını sürdürürken yazarlık faaliyetlerini de kesintisiz biçimde devam ettirdi.
Denemeler, Kitaplar ve Düşünce Dünyasındaki Yeri
Ahmet Turan Alkan, özellikle deneme türündeki eserleri ve köşe yazılarıyla tanındı. Kültür, tarih, edebiyat ve siyaset ilişkisini merkeze alan metinleriyle geniş bir okur kitlesine ulaştı.
Toplamda 19 basılı eseri bulunan Alkan’ın kitapları, Türkiye’nin yakın dönem düşünce tarihine dair önemli tartışmalar içerir. En dikkat çeken eserlerinden biri olan “Altıncı Şehir”, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir’ine göndermede bulunarak Sivas’ı merkeze alan özgün bir şehir anlatısı sundu.
Öne çıkan bazı eserleri şunlardır:
-
İkinci Meşrutiyet Devrinde Ordu ve Siyaset
-
Üç Noktanın Söylediği
-
Ateş Tecrübeleri
-
Yatağına Kırgın Irmaklar
-
Hac Günlüğü
-
Gemilerde Talim Var (Deneme)
-
Sıra Dışı Bir Jöntürk: Ubeydullah Efendi’nin Amerika Hatıraları
-
İstiklâl Mahkemeleri ve Sivas’ta Şapka İnkılâbı Duruşmaları
Ahmet Turan Alkan Ne Zaman Emekli Oldu?
Ahmet Turan Alkan, 2008 yılında Cumhuriyet Üniversitesi’nden emekli oldu. Akademik görevlerini bıraktıktan sonra İstanbul’un Üsküdar ilçesine taşındı.
Uzun yıllar boyunca Zaman Gazetesi ve Aksiyon Dergisi’nde köşe yazarlığı yaptı. Bu yayınlardaki yazıları, özellikle 2010’lu yıllarda kamuoyunda yoğun tartışmalara konu oldu.
Ahmet Turan Alkan Neden Tutuklandı?
Ahmet Turan Alkan, 27 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alındı ve 31 Temmuz 2016’da tutuklandı. Yaklaşık iki yıl tutuklu kaldıktan sonra, Temmuz 2018’de 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi.
Yargıtay’ın kararı bozmasının ardından yeniden yargılanan Alkan, 2022 yılında 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Ocak 2021’de kendi internet sitesinde yayımladığı bir yazıda, söz konusu yapılanmanın terör örgütü niteliğini 15 Temmuz 2016 sonrasında fark ettiğini ifade etti.
Ahmet Turan Alkan Hapiste miydi, Hayatını mı Kaybetti?
Ahmet Turan Alkan hapiste değildi. 21 Ocak 2026 tarihinde Bursa’da hayatını kaybetti. Vefat nedenine ilişkin resmî makamlar tarafından ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Cenaze ve defin bilgilerine dair detayların ailesi tarafından paylaşılması bekleniyor.
Ahmet Turan Alkan Nasıl Bir Miras Bıraktı?
Ahmet Turan Alkan, akademisyenlik ve yazarlık kimliğiyle Türkiye’nin yakın dönem entelektüel tarihinde tartışmalı ama etkili bir iz bıraktı. Denemeleri, tarih okumaları ve kültürel analizleri; sevenleri kadar eleştirenleri tarafından da dikkatle takip edildi.
Geride bıraktığı kitaplar ve yazılar, Alkan’ın düşünce dünyasındaki yerinin uzun süre daha tartışılacağını gösteriyor.