Altın ve Gümüş Neden Düştü?

Abone Ol

Görünen Gerekçeler, Görünmeyen Mekanizma

Son günlerde altın ve gümüş fiyatlarında yaşanan düşüş, her zamanki gibi hızlı açıklamalarla karşılandı.

Manşetler; faiz beklentileri, jeopolitik tansiyonun geçici olarak azalması ya da küresel risk iştahındaki değişimlere işaret etti.

Bu başlıkların tamamı fiyatlamalar üzerinde etkili olabilir. Ancak yaşanan hareketi tek başına bu gerekçelerle açıklamak, piyasanın nasıl çalıştığını eksik okumak anlamına gelir.

Çünkü bugün altın ve gümüş fiyatlarının yönü, büyük ölçüde fiziki piyasadan çok türev piyasalarda belirlenmektedir.

Fiyat nerede oluşuyor?

Altın ve gümüşte küresel referans fiyatlar:

• Vadeli işlem kontratları

• Opsiyonlar

• Kaldıraçlı işlemler

üzerinden şekilleniyor. Bu piyasaların merkezinde ise CME (Chicago Mercantile Exchange) bulunuyor.

Burada işlem yapan büyük katılımcılar, teminat oranları sayesinde, ellerindeki sermayenin çok üzerinde pozisyon alabiliyor. Teminatlar düşük olduğunda piyasada daha fazla kaldıraçlı pozisyon birikir; bu durum fiyatların daha hızlı ve sert hareket etmesine zemin hazırlar.

Teminat oranları neden önemli?

CME zaman zaman:

• Volatiliteyi sınırlamak,

• Sistemik riski azaltmak,

• Piyasa dengesini korumak

amacıyla teminat oranlarını artırır.

Bu teknik karar, doğrudan fiyatı hedeflemez; ancak sonuçları fiyat üzerinde etkili olur. Çünkü artan teminat, bazı katılımcıları pozisyon azaltmaya ya da kapatmaya zorlar. Bu da kısa vadede satış baskısı yaratır.

Geçmişte benzer dönemlerde de aynı mekanizma çalışmış, teminat değişikliklerini fiyatlarda sert ama geçici hareketler izlemiştir.

Bu düşüş ne anlama geliyor?

Burada önemli olan ayrım şudur:

• Bu tür hareketler çoğu zaman makro bir görüş değişikliğinden değil,

• Piyasa yapısına ilişkin teknik düzenlemelerden kaynaklanır.

Dolayısıyla yaşanan düşüş:

• Altın ve gümüşün “değerini” yeniden tanımlamaz,

• Küresel ekonominin bir anda risksiz hale geldiğini de göstermez.

Ancak aynı zamanda bu durum:

• Fiyatların kesintisiz yükseleceği varsayımının da gerçekçi olmadığını

• Bu piyasalarda sert düzeltmelerin her zaman mümkün olduğunu

hatırlatır.

Güvenli liman algısı ne durumda?

Altın ve gümüş, tarih boyunca belirsizlik dönemlerinde öne çıkan varlıklar olmuştur. Son yıllarda artan borçluluk, para politikaları ve jeopolitik riskler bu algıyı güçlendirmiştir.

Ancak “güvenli liman” kavramı, fiyatların sürekli yükselmesi anlamına gelmez. Aksine, bu varlıklar da finansal sistemin içinde işlem gördüğü sürece:

• Spekülasyona,

• Kaldıraç etkisine,

• Kısa vadeli yön değiştirmelere

açık kalır.

Sonuç

Altın ve gümüşte yaşanan son düşüşü yalnızca siyasi ya da ekonomik manşetlerle açıklamak yeterli değildir. Vadeli piyasalarda uygulanan teminat politikaları, fiyat oluşumunda en az bu başlıklar kadar belirleyici olabilmektedir.

Bu tablo, ne kesin bir yükselişin ne de kalıcı bir düşüşün kanıtıdır. Daha çok, finansal piyasaların nasıl işlediğini ve fiyatların hangi dinamiklerle şekillendiğini gösteren bir örnektir.

Okuyucu için asıl önemli olan;

bu tür hareketleri tek bir nedene bağlamak yerine, piyasanın hem görünen hem de görünmeyen tarafını birlikte değerlendirebilmektir