İzmit Belediyesi şubat ayı meclis toplantısı, bugün belediye binasında bulunan meclis toplantı salonunda gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in başkanlığında yapılan toplantıda 14 gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı. Gündem maddelerinin tamamlanmasının ardından mecliste gündem dışı konuşmalara geçildi. CHP’li Meclis Üyesi Serdar Atasever, özel iletişim vergisinin 1999 Marmara Depremi sonrasında geçici olarak getirildiğini, ancak sonraki yıllarda kalıcı hale geldiğini hatırlattı. Atasever, 1999’dan bu yana yaklaşık 731 milyar TL özel iletişim vergisi toplandığını belirterek, bu kaynağın deprem hazırlığı ve kentsel dönüşüm için yeterince kullanılmadığını söyledi. Atasever, “2008–2018 yılları arasında ciddi bir devlet vizyonu ortaya konulup kentsel dönüşüme ağırlık verilseydi, bugün Türkiye de Japonya gibi depreme hazırlıklı bir ülke olurdu. ‘Ne zaman deprem olacak, öleceğiz’ endişesiyle yaşamak zorunda kalmazdık.” ifadelerini kullandı.
“Vergi yükünü yurttaş taşıyor”
Türkiye’de toplanan vergilerin yaklaşık üçte ikisinin dolaylı vergilerden oluştuğunu vurgulayan Atasever, en büyük vergi yükünün şirketler değil, günlük yaşamda ekmek alan, yakıt alan, fatura ödeyen yurttaşların omuzlarında olduğunu dile getirdi. Deprem konusunda güvenli yaşam talep etmenin bir lütuf değil, vergi ödeyen yurttaşların en doğal hakkı olduğunu söyledi.
“İnsanlar ölmeden çözüm üretmeliyiz”
Konuşmasının devamında kentsel dönüşüm ve afet yönetimine değinen Atasever, hangi mahallede kaç binanın riskli olduğunun, dönüşümün hangi sokakta ne zaman başlayacağının ve bütçenin nereye harcanacağının bilinmesi gerektiğini ifade etti. Yerel yönetimlerin üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu belirten Atasever, merkezi idarenin de sorumluluktan kaçamayacağını kaydetti. Atasever, “İnsanlar ölmeden bu depremin çaresini bulmak zorundayız. Enkaz başında değil, meclis masasında, imar planlarında, bütçe kalemlerinde bu mücadeleyi vermek zorundayız.” dedi.
Metro İnşaatı ve Raporlar
Konuşmasında kentte devam eden metro inşaatına da değinen Atasever, aradan aylar geçmesine rağmen çöken metro inşaatına ilişkin raporların hâlâ kamuoyuna açıklanmadığını söyledi. Bu konuda daha önce defalarca soru sorduklarını ifade eden Atasever, “Raporlar nerede? Türkçe cevap alamayınca artık dünya dilleriyle soruyorum. Where are the reports?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Atasever, “Gün geçtikçe haklılığımızı o kadar anlamlı kıldınız ki, siz haklı olsaydınız o raporu ertesi gün gözümüzün içine sokardınız.” ifadelerini kullandı.
“Bu kentin vicdanı adına takipçisi olacağız”
Konuşmasını çocukların geleceği ve kentin vicdanı adına bu konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini vurgulayarak tamamlayan Atasever, “Çünkü biz susarsak duvarlar konuşur. Ve o duvarlar bir gün hepimizin üzerine yıkılabilir.” dedi.





