Güncel bilgiler

Aziz İhsan Aktaş Kimdir? Nereli, Ne iş yapar, Tutuklu Mu?

Aziz İhsan Aktaş kimdir? Ne iş yapar, davası ne durumda, suçlamalar neler, tutuklu mu, aslen nereli, kaç yaşında? 200 sanıklı davanın tüm detayları.

Abone Ol

Türkiye’de son yılların en kapsamlı yolsuzluk dosyalarından birinin merkezinde yer alan Aziz İhsan Aktaş, yalnızca iş dünyasındaki yükselişiyle değil, hakkında yürütülen soruşturma ve verdiği ifadelerle de kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim hâline geldi. Akaryakıt, lojistik, personel temini, gıda ve inşaat gibi birçok sektörde faaliyet gösteren şirketlerin sahibi olan Aktaş, özellikle belediyelerle yapılan ihaleler üzerinden kurulduğu iddia edilen sistemin “kilit aktörü” olarak anılıyor. Ocak 2026 itibarıyla 200 sanıklı davada hem sanık hem de etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan başlıca isim konumunda bulunuyor.

Aziz İhsan Aktaş kimdir, aslen nereli, kaç yaşında?

Aziz İhsan Aktaş, 1976 yılında Diyarbakır’da doğdu. 2026 yılı itibarıyla 50 yaşındadır. İlk ve orta öğrenimini Diyarbakır’da tamamladıktan sonra üniversite eğitimi sonrasında ticarete atıldı. İş hayatına başladığı ilk yıllarda daha çok catering ve gıda hizmetleri alanında faaliyet gösterdi. Bölgesel ölçekte başlayan bu girişimler, ilerleyen yıllarda farklı sektörlere yayılarak çok sayıda şirketten oluşan bir yapıya dönüştü.

Aktaş’ın iş dünyasındaki yükselişi, özellikle 2010’lu yılların ortasından itibaren hız kazandı. Bu dönemde kamu kurumlarıyla yapılan büyük ölçekli hizmet alımı sözleşmeleri, onun adını sadece ticari çevrelerde değil, siyaset ve bürokrasi kulislerinde de bilinir hâle getirdi.

Aziz İhsan Aktaş Ne iş yapıyor?

Aziz İhsan Aktaş’ın adı en çok Bilginay ve İçkale şirketleriyle anılıyor. Bu firmalar üzerinden yürütülen faaliyetler, soruşturma dosyalarının da temelini oluşturuyor.

Bilginay, ilk olarak 2007 yılında Antalya’da kuruldu. Şirket, zamanla merkezini Ankara’ya taşıdı ve özellikle araç kiralama, personel temini ve hizmet alımı ihalelerinde yoğunlaştı. Belediyeler ve kamu kurumlarıyla yapılan sözleşmeler, Bilginay’ı kısa sürede sektörün dikkat çeken aktörlerinden biri hâline getirdi.

İçkale ise 2015 yılında Diyarbakır’da faaliyete başladı. Bu şirket, daha çok lojistik, temizlik, güvenlik, ilaçlama ve çeşitli destek hizmetleri alanlarında büyüdü. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok büyükşehirde kamu ihaleleri alan firma, Aktaş’ın ticari ağının merkezinde yer aldı.

Bunların dışında Aktaş’ın;

  • Akaryakıt istasyon işletmeciliği

  • Haşereyle mücadele ve ilaçlama ürünleri

  • İnşaat ve taşeronluk hizmetleri

  • Gıda ve toplu yemek organizasyonları

gibi alanlarda da doğrudan veya dolaylı ortaklıkları olduğu dosyalara yansıdı.

Aziz İhsan Aktaş Yolsuzluk soruşturması nasıl başladı?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2025 yılı başında başlatılan soruşturma, belediyelerle yapılan ihalelerde örgütlü şekilde rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve nüfuz ticareti yapıldığı iddialarına dayanıyor. Soruşturmanın merkezinde, Beşiktaş ve Esenyurt belediyeleri başta olmak üzere çok sayıda yerel yönetimle kurulan ihale ilişkileri bulunuyor.

Savcılık dosyasında, Aziz İhsan Aktaş’ın şirketleri aracılığıyla;

  • İhale şartnamelerinin önceden öğrenildiği

  • Rakip firmaların devre dışı bırakıldığı

  • İhale kazanımı karşılığında maddi menfaat sağlandığı

  • Bazı siyasi ve idari isimlere düzenli ödeme yapıldığı

iddiaları yer alıyor. Bu kapsamda hazırlanan iddianame, yaklaşık 200 sanığı kapsayan dev bir dosyaya dönüştü.

Aziz İhsan Aktaş İçin Suçlamalar neler, istenen cezalar ne kadar?

Aziz İhsan Aktaş hakkında yöneltilen suçlamalar oldukça ağır. İddianamede öne çıkan başlıklar şunlar:

  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek

  • Rüşvet vermek ve almak

  • İhaleye fesat karıştırmak

  • Kamu zararına neden olmak

  • Nüfuz ticareti

Savcılığın talep ettiği toplam ceza miktarı, suçların niteliğine göre değişmekle birlikte 187 yıldan başlayıp 450 yıla kadar hapis istemini içeriyor. Bu yönüyle dava, son yılların en yüksek ceza taleplerinin yer aldığı dosyalardan biri olarak kayıtlara geçti.

Aziz İhsan Aktaş tutuklu mu, davası ne durumda?

Aziz İhsan Aktaş, soruşturmanın ilk aşamasında tutuklanmış, ancak daha sonra etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ederek savcılığa kapsamlı ifadeler vermiştir. Bu ifadelerde, ihale süreçlerinin nasıl yürütüldüğüne, kimlerle hangi temasların kurulduğuna ve sistemin işleyişine dair ayrıntılı anlatımlar yer almıştır.

Bu süreç sonunda Aktaş, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır. Ocak 2026 itibarıyla davada sanık sıfatı devam etmekte, ancak adli kontrol hükümleri altında yargı süreci sürmektedir.

Aziz İhsan Aktaş Şirketlerine ne oldu?

Soruşturma kapsamında Aziz İhsan Aktaş’a ait olduğu belirlenen 23 şirkete mahkeme kararıyla kayyum atanmıştır. Bu şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kontrolüne geçmiştir. Kayyum süreci, hem şirketlerin mali yapısının korunması hem de olası kamu zararının tespiti amacıyla yürütülmektedir.

Bu gelişme, Aktaş’ın iş dünyasındaki etkisinin fiilen sınırlandırılması anlamına gelirken, aynı zamanda davanın ekonomik boyutunun ne kadar büyük olduğunu da ortaya koymuştur.

200 sanıklı dava neden bu kadar önemli?

Aziz İhsan Aktaş dosyası, yalnızca bir iş insanının yargılanması olarak görülmüyor. Dava; kamu ihaleleri, yerel yönetimler, siyaset-finans ilişkileri ve seçim süreçleri gibi çok geniş bir alanı kapsıyor. Aktaş’ın ifadeleriyle genişleyen soruşturma, başka dosyaların da açılmasına zemin hazırlamış durumda.

Bu nedenle dava, hukuk çevrelerinde “emsal dosya” olarak nitelendiriliyor. Mahkemenin vereceği kararların, ilerleyen yıllarda benzer soruşturmalara yön vereceği görüşü hâkim.

Aziz İhsan Aktaş, Diyarbakır’dan başlayıp Türkiye geneline yayılan ticari faaliyetleriyle güçlü bir iş ağı kurmuş; ancak aynı zamanda bu yapının, iddialara göre, kamu ihaleleri üzerinden yasa dışı bir sisteme dönüştüğü öne sürülmüştür. Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler, onu davanın en kritik figürü hâline getirmiştir.

Ocak 2026 itibarıyla süreç henüz tamamlanmış değildir. Ancak Aziz İhsan Aktaş ismi, uzun süre daha Türkiye’nin en çok konuşulan dava dosyalarından birinin merkezinde yer almaya devam edecek gibi görünmektedir.