Bir ticaret malını tanıtmaya, benzerlerinden ayırmaya yarayan, o malın simgesi olan, resim ya da harften oluşan özel ime ‘Marka’, bir ürünü veya farklılaştırılmış bir fikri pazarlama iletişimi enstrümanları ile potansiyel müşterinin zihnine yerleştirme sürecine ise ‘markalaşma’ deniyor.
Bunları yapmak söylenildiği kadar kolay değil. Gerçekten oldukça iyi bir çalışma, gerçek bir analiz süreci ve düzgün bir planlama gerekiyor. Özellikle pazarladığınız şey dağı, denizi ve kültürel özellikleri ile bir kent olduğunda, bu çalışma daha da bir özen istiyor.
Marka ve markalaşmanın anlamlarının neler olduğunu hatırladıktan sonra asıl anlatmak istediğim konuya gelebilirim. Uzun soluklu bir çalışma sonrası Kocaeli Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz günlerde Turizm Master Planı ve Markalaşma stratejisinin lansmanını yaptı.
Kocaeli’ye yeni bir turizm kimliği kazandırması planlanan çalışma için Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Kocaeli Ticaret Odası, Kocaeli Sanayi Odası, Gebze Teknik Üniversitesi, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı, Kocaeli Kent Konseyi, ve Şura Kent Politikaları bir araya geldi.
Kongre merkezinde yapılan lansman, 10 üzerinden 10’u hak ediyor diyebilirim. A’dan Z’ye her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğü bir çalışma olmuş. Öyle ki ufak bir kelime oyunu ile “Gözlerinize inanacaksınız” gibi akılda kalacak bir slogan, görenleri etkileyen bir logo tasarımı yapılmış.
Bu proje için o kadar ciddi çalışmalar yapılmış ki Kocaeli’ye ait yazı türü ve müzik tasarlanmış. Kocaeli’nin farklı noktalarından, bugüne kadar Kocaeli’de yaşayan bizlerin görmediği ve bilmediği fotoğrafların da bulunduğu bir arşiv, açılan internet sitesi ile vatandaşın hizmet ve kullanımına sunulmuş. Çok değerli analizler yapılmış. Sadece yabancı turistler için değil, yerli turistlerinde gidebileceği ilgisini çekebilecek alanlar belirlenmiş.
Kocaeli her ne kadar sanayi şehri olarak anılsa da, aslına çok iyi doneler bulunup yerinde tespitler ile aynı zamanda bir turizm şehri olduğu da gözler önüne serilmiş. Lansmanda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, doğru ve yerinde tespitler yaptı. Bence de hepimiz bu projeyi sahiplenmeliyiz.
Kentimizin yazı karakterini, müziğini ve fotoğraflarını sahiplenmeliyiz. Doğa harikalarını hep birlikte tanıtmalıyız. Bu doneleri kendi firmalarımızın markalarında, yazışmalarında, davetiyelerinde kullanmalıyız. Kocaeli’nin müziğini sadece okullarda zil sesi olarak değil etkinlik ve programlarda kullanarak sahip çıkmalıyız.
Kullanımı ücretsiz olacak kentimizin fotoğraflarını da her alanda kullanabiliriz. Hediyelik eşya paketlerinde, iş yeri giydirmelerimizde, internet sitelerimizde ve kendi sosyal medya hesaplarımızda kullanabiliriz. Evet, sanayi kimliğimizin yanı sıra bu kentin bir turizm kenti olduğunu hep birlikte gösterebiliriz.
Böyle durumlarda söylenebilecek tek bir şey var. Un var. Şeker var. Yağ var. Helvayı yapmak bu kentte yaşayan bu kentte üreten bu kentte kazanan, bu kentte eğitim, sağlık ve turizm hizmeti veren tüm kurum ve kuruluşların, tüm Kocaelilerin görevidir.