Süper Ligde 25. Hafta maçları oynanıyor. Bugünse sezonun en önemli maçı yani şampiyonluk maçı oynanacak. Sezon başında hayal ettiğimiz maç, bu maç değildi itiraf edelim ancak futbolda bunlar da var. Bu yüzden futbol sürprizlerle dolu ve bundandır ki futbolu sevme nedenlerimizden biri de bu olsa gerek…

 

Sizlere Trabzonspor-Konyaspor maçı öncesindeki görüşlerimi belirteceğim…

 

Liderle ve ev sahibiyle başlayalım… Sezon başındaki şampiyonluk favorilerimden biri Trabzonspor değildi itiraf edeyim. Ancak bir takım sürpriz yapacaksa bu takım Trabzonspor olacaktı bunun farkındaydım…

 

Bordo-maviler sezon öncesi nokta atışı transferler yaptı. Cornelius, Gervinho, Hamsik, Bruno Peres, Siopis ve Dorukhan’ı takıma kattı. Bu transferlerin iş yapacağı sezon başında oynanan Konferans Ligi maçlarından belli oluyordu. Hamsik’in saha içindeki liderliğine Gervinho’nun hızı birleşince, Trabzonspor bize bu sezonda maçı izlenebilecek bir takım haline gelme potansiyeli taşıyordu.

 

Cornelius transferinden sonra da takımın net forveti de netleşmiş oldu. Sorloth’tan sonra Trabzonspor yönetimi Abdullah Avcı’ya Cornelius’u alarak büyük iş yaptı. Açıkçası Danimarkalı forvet eski kulübü Parma’da gözden düşmüştü. Ancak bu transferin her iki taraf için de hayırlı olacağı belliydi. Çünkü Cornelius ligimizin yapısına çok uygun bir forvetti.

 

Bordo-maviler sezona Konferans Ligi’nde Molde’yi elerek iyi bir giriş yaptı. Ancak sonrasında Jose Mourinho’lu Roma’ya elenmekten kurtulamadı. Bu elenme Trabzonspor için hayırlı oldu. Çünkü lige ağırlık verme şansları oldu. Bu arada şu soruyu sizin adınıza da sormak istiyorum. Takımlarımız ne zaman ligi ve Avrupa’yı bir arada götürebilecek? Sözüm Trabzonspor’a değil; çünkü Roma’yla Konferans Ligi playoffunda eşleşmeleri büyük bir şanssızlıktı.

 

Ligin ilk haftaları Trabzonspor için iyi başladı. İyi futbol ve alınan iyi skorlar, bordo-mavilileri bir anda şampiyonluğun adaylarından biri haline getirdi. Artık Trabzonspor, futbolseverler için “gizli şampiyonluk adayı” olmaktan çıkmıştı. Ligin 8. Haftasında kazanılan 3-1’lik Fenerbahçe maçı, hem takımda hem de biz futbolseverlerde acaba o sene bu sene mi sorusunu sordurmaya başlamıştı.

 

4 maçlık galibiyet serisinin ardından Çaykur Rizespor’la karşılan bordo-maviler maçı 2-1 kazandı ancak Gervinho’nun sakatlığı galibiyet sevincini buruk hale getirdi. O maçtan hemen sonra Beşiktaş’la karşılaşan bordo-maviler, Abdullah Avcı’nın maçtan önce yaptığı doğru stratejiyle maçı Cornelius’un son dakika golüyle 2-1 kazandı.

 

Ligin 15 haftası geride kalmıştı ve Trabzonspor acaba namağlup şampiyon olacak mı sorusu sorulurken, bordo-maviler deplasmanda Antalyaspor’a karşı sürpriz bir yenilgi aldı. Bu yenilgi Trabzon halkını endişelendirdi ancak sonrasında alınan Hatayspor ve Altay galibiyetleri, kulüpte ve şehirde keyifleri yerine getirdi. 19. Haftada Başakşehir’le oynanan maç, sezonun ilerki haftalarında oynanacak şampiyonluk maçının bir nevi provası halindeydi ve Abdullah Avcı’nın öğrencileri bu maçta kritik bir puan aldı ve şampiyonluk yarışındaki rakiplerine, şampiyonluk kupasını kolay kolay kaptırmayacağının mesajı verdi.

 

Devre arasında ise Trabzonspor, ligimizin yerlilerinden sayılan yıldız oyuncu Edin Visca’yı transfer ederek şampiyonluğu ne kadar istediğini bir kere daha kanıtladı. Visca da ne kadar iyi bir oyuncu ve transfer olduğunu Kasımpaşa ve Galatasaray maçlarında attığı gollerle ispatladı.

 

                                      Gelelim misafir takıma…

 

 Konyaspor için diyecek çok sözüm var. Özetleyecek olursam “helal olsun” demem gerekiyor. Çünkü gösterişşiz olan kadrolarına göre inanılmaz bir sezon geçiriyorlar.

 

Konya, hiçbir zaman bir Trabzon, Kocaeli, Bursa ve Eskişehir gibi bir “futbol şehri” olarak anılmadı ancak yeni yapılan stadında ardından şehrin hem Milli maçlara ev sahipliği yapması hem de Konyaspor’un ligde gelen başarılarından sonra şehirde Avrupa kupası maçlarının oynanmasından dolayı Konya halkında futbol sevgisi ve Konyaspor aşkı oluşmaya başladı. Artık Konya’daki maçlar kapalı gişe oynanıyordu.

 

Konyaspor yönetimi, geçen sezonun ortasında yeni jenerasyonun başarılı antrenörlerinden İlhan Palut’u getirdi ve hem Konya halkına hem de biz futbolseverlere takımın uzun vadede başarılı olabileceğinin sinyalini verdi. Öyle de oldu…

 

Bu sezon başında Konyaspor için, Avrupa kupalarını zorlayabilecek bir takım olarak bakılırken şu anda takımın 2. Sırada ve şampiyonluk yarışında olması bizler için gerçekten büyük bir sürpriz oldu.

 

Konyaspor bu süreçte büyük bir kayıp da yaşadı. Ahmet Çalık hayata veda etti ve bu trajediden Konyaspor ve Konya halkı etkilenmemeye çalıştı ki bu çok zor bir durumdur… Bir kez daha Ahmet Çalık’ın ailesine ve sevdiklerine başsağlığı diliyorum.

 

Ahmet Çalık’ın kaybından sonra Konyaspor, oynadığı Adana Demirspor, Altay ve Giresunspor maçlarını da kazanarak bizlere çok iyi bir mesaj verdi. Konyaspor artık Ahmet Çalık için oynuyordu ve oynayacaktı…

 

Bugünkü maça gelirken rakibi Trabzonspor’la arasında 9 puan fark ancak 1 maçı eksik olan bir Konyaspor var.

 

 

                Trabzonspor-Konyaspor maçından ne beklemeliyiz?

 

Trabzonspor-Başakşehir maçı gibi bir karşılaşma bekliyorum. İyi oyun; ancak az gollü ve berabere bitebilecek bir maç bekliyorum. Bir taraf kazanırsa o tarafın Trabzonspor olacağını düşünüyorum.