Bugün bakıldığında il başkanlığı için en fazla çaba gösteren isimlerden biri olarak Bozkurt Uslu öne çıkıyor. Ancak siyasette sadece istemek yetmez; dengeleri doğru okumak da gerekir. Kulislerde konuşulanlara göre Erdem Arcan, her ne kadar kamuoyunda Özgür Özel çizgisinde görünse de, parti içerisindeki farklı kanallarla temasını sürdürüyor. Fatma Kaplan Hürriyet ve Kemal İlter üzerinden eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu çevresiyle de bağlarını tamamen koparmadığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
İlçelere bakıldığında tablo daha da karmaşık. Darıca örgütünün yüksek sesle pozisyon alıyor görünmesi yanıltıcı olabilir. Çünkü mevcut siyasi varlığını büyük ölçüde genel merkezin desteğine dayandıran bir yapıdan söz ediyoruz. Gebze’de ise dengeler her an değişebilir. Gökhan Orhan’ın siyasi pozisyonunun gelecekte farklı bir noktaya evrilmesi sürpriz olmayacaktır.
Kandıra’da ise daha farklı bir tablo var. İlçe örgütünün bugüne kadar ortaya koyduğu siyasi refleksler, güçlü ve net bir çizgiden çok, gelişmelere göre pozisyon alan bir anlayışı işaret ediyor. Bu nedenle olası bir ayrışmada hangi tarafta duracağını şimdiden kestirmek kolay görünmüyor.
İzmit cephesinde ise durum daha net. İlçe Başkanı Gökhan Ercan’ın siyasi geleceğini büyük ölçüde Fatma Kaplan Hürriyet ile birlikte şekillendirdiği görülüyor. Bu nedenle olası bir kırılma yaşanması halinde vereceği kararın yalnızca siyasi değil, aynı zamanda kişisel ve örgütsel sonuçları da olacaktır.
Asıl kritik soru ise şu:
Eğer yeni parti tarafından Erdem Arcan görevden alınır ve yerine Bülent Sarı getirilirse ne olur?
Üstelik bu değişim, Özgür Özel’in bizzat kurulacak bir siyasi hareketin desteğiyle gerçekleşirse, Erdem Arcan hangi tarafta kalır? Kendisini il başkanı yapan mevcut yönetim çizgisinde mi devam eder, yoksa yeni oluşumun yanında mı yer alır?
Benzer soru İzmit için de geçerli. Daha önce atanmış yönetimlerde görev yapan ve örgüt deneyimi bulunan isimler yeniden göreve çağrılırsa, siyasi sadakatlerini mevcut pozisyonlarından mı yana kullanırlar, yoksa yeni dengelere göre mi hareket ederler?
Belediye meclis üyeleri açısından bakıldığında ise tablo daha farklı görünüyor. Kocaeli genelinde belediye başkanlarıyla açık şekilde karşı karşıya gelmeyi göze alabilecek isim sayısı oldukça sınırlı. İzmit’te Mehmet Ümit Küçükkaya, Barbaros Akkuş, Cengiz Özcan, Serdar Atasever ve birkaç isim dışında güçlü bir muhalif refleks görmek kolay değil. Derince başta olmak üzere birçok ilçede meclis üyelerinin belediye başkanlarıyla tam uyum içinde hareket ettiği görülüyor.
Bu nedenle olası bir yeni parti senaryosunda belediye başkanlarının tercihleri belirleyici olabilir. Bugünkü tabloya bakıldığında sertif Gökçe ve Ahmet Çalık gibi isimlerin yeni oluşuma daha yakın durabileceği, Fatma Kaplan Hürriyet’in ise CHP çatısı altında kalmayı tercih edeceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Peki böyle bir denklemde CHP Kocaeli örgütü yeni siyasi tabloya uyum sağlayabilir mi?
Bu sorunun cevabı henüz net değil. Ancak görünen o ki, Kocaeli siyaseti önümüzdeki dönemde sadece isimlerin değil, sadakatlerin ve siyasi hesapların da yeniden test edileceği bir sürece giriyor. Bugün sessiz kalan birçok aktör, yarın ortaya çıkacak güç dengesine göre pozisyon alabilir.
Siyasette bazen kişiler değil, şartlar taraf değiştirir.
CHP Kocaeli’nde de önümüzdeki dönemde belirleyici olacak olan, kimlerin ne söylediğinden çok, dengeler değiştiğinde kimlerin nerede duracağı olacaktır.
Bakıp göreceğiz…













