CHP Milletvekili Doğan Demir, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan Madımak Katliamı’na ilişkin TBMM Genel Kurulu’nda konuştu. Demir, konuşmasında hem Madımak’ta yaşamını yitirenleri andı hem de Alevi yurttaşların yıllardır dile getirdiği eşit yurttaşlık taleplerini gündeme taşıdı.

“Yakılan sadece insanlar değildi”

Madımak Katliamı’nın Türkiye’nin hafızasında derin bir yara olarak yer aldığını belirten Demir, şu ifadeleri kullandı:

“2 Temmuz 1993’te; yazarlarımızı, ozanlarımızı, sanatçılarımızı, aydınlarımızı, semah dönen gençlerimizi, bu ülkenin vicdanını diri diri yaktılar.
Yakılan sadece insanlar değildi…
Yakılan; kardeşlikti.
Yakılan; hoşgörüydü.
Yakılan; laik Cumhuriyetti.
Yakılan; birlikte yaşama umuduydu.
En acısı da şudur ki; bütün bunlar devletin gözü önünde yaşandı.
Saatlerce süren saldırıya rağmen gerekli müdahale yapılmadı.
Madımak yalnızca bir otel değildir.
Madımak, adaletin geciktiği, vicdanın kanadığı ve cezasızlığın simgesi haline gelen bir utançtır.
Aradan tam otuz üç yıl geçti.
Ama acımız ilk günkü kadar tazedir.
Çünkü gerçek anlamda adalet sağlanmadı.
Firari sanıklar yıllarca yakalanamadı.
Failler gece yarısı yayınlanan KHK’larla serbest bırakıldılar.
Davalar zaman aşımına uğratıldı.
Katliamın bütün yönleriyle aydınlatılması sağlanamadı.
Vicdanlarda açılan yara ise hâlâ kapanmadı.”

“Madımak bir insanlık suçudur”

Demir, Madımak Katliamı’nın insanlık suçu olduğunu vurgulayarak, zaman aşımı tartışmalarına da tepki gösterdi.

“Biz buradan bir kez daha söylüyoruz:
Madımak bir insanlık suçudur.
İnsanlık suçlarında zaman aşımı olmaz.
Vicdanda da zaman aşımı olmaz.
Sivas’ı anlamadan Türkiye’nin yakın tarihini anlayamayız.
Maraş’ı… Çorum’u… Gazi’yi… Gezi’yi… Roboski’yi… Suruç’u… Ankara Gar Katliamı’nı… Başbağlar’ı…
Ve daha nice acıyı birbirinden bağımsız değerlendiremeyiz.
Bu katliamların tamamı; toplumu kutuplaştırmayı, halkı birbirine düşürmeyi ve Türkiye’nin ortak geleceğini hedef almıştır.
Biz bu kirli senaryolara dün de teslim olmadık, bugün de olmayacağız.
Bu topraklarda Alevi ile Sünni yüzyıllardır aynı sofraya oturmuş, aynı tarlayı sürmüş, aynı cephede vatanını savunmuştur.
Kardeşliğimizi bozmak isteyenlere dün de izin vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz.”

Talus: Kocaeli’de 12 ilçenin tamamında birinci olacağız
Talus: Kocaeli’de 12 ilçenin tamamında birinci olacağız
İçeriği Görüntüle

“Aleviler ayrıcalık istemiyor”

Konuşmasında Alevi yurttaşların taleplerine de değinen Demir, cemevlerinin ibadethane olarak tanınması ve eşit yurttaşlık hakkı konularını gündeme getirdi.

“Bugün buradan yalnızca Madımak’ı anmıyoruz.
Bugün aynı zamanda Alevi yurttaşlarımızın yıllardır görmezden gelinen haklı taleplerini de dile getirmek istiyorum.
Cumhuriyetin ikinci yüzyılında hâlâ cemevlerinin ibadethane sayılmasını konuşuyoruz.
Hâlâ eşit yurttaşlığı konuşuyoruz.
Hâlâ ayrımcılığı konuşuyoruz.
Oysa Aleviler ayrıcalık istemiyor.
Lütuf istemiyor.
İmtiyaz istemiyor.
Sadece Anayasa’nın güvence altına aldığı eşit yurttaşlık hakkını istiyor.
Cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasını istiyor.
İnancına saygı duyulmasını istiyor.
Çocuklarının farklılıklarına saygı gösterilen demokratik bir eğitim sistemi istiyor.
Devletin bütün inançlara eşit mesafede durmasını istiyor.
Bu talepler demokrasi talebidir.
Bu talepler insan hakkıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak dün olduğu gibi bugün de eşit yurttaşlık mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz.”

“Hiçbir katliam unutulmayacaktır”

Demir, konuşmasının devamında Türkiye’de yaşanan toplumsal acıların birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirterek, adalet ve yüzleşme çağrısı yaptı.

“Bu ülkede acılar arasında ayrım yapmıyoruz.
Kim öldürülmüş olursa olsun, hangi kimliğe sahip olursa olsun her can bizim canımızdır.
Ama hiçbir katliam unutulmayacaktır.
Sivas, Çorum, Maraş, Gazi, Gezi, Ankara Garı,
Başbağlar katliamları unutulmayacaktır.
Unutursak, benzer acılar yeniden yaşanır.
Hatırlarsak, hesap sorarsak ve adaleti sağlarsak bu tür acılar bir daha yaşanmaz.
Buradan yetkililere sesleniyorum.
Toplumsal barışı gerçekten istiyorsanız; önce adaleti sağlayın.
Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini daha fazla görmezden gelmeyin.
Madımak’ı utanç müzesi yapın.
Geçmişle yüzleşmekten korkmayın.
Çünkü yüzleşmek zayıflık değil, demokratik cesarettir.”

Madımak’ta yaşamını yitirenleri andı

Doğan Demir, konuşmasının sonunda Madımak’ta ve Türkiye’nin farklı dönemlerinde yaşanan katliamlarda hayatını kaybeden yurttaşları andı.

“Sözlerime son verirken;
Madımak’ta yitirdiğimiz 33 canımızı…
Maraş’ta, Çorum’da, Gazi’de, Gezi’de, Başbağlar’da, Roboski’de, Suruç’ta, Ankara Garı’nda ve ülkemizin dört bir yanında katledilen bütün yurttaşlarımızı saygıyla, rahmetle ve özlemle anıyorum.”