Yalova'da 29 Aralık 2025 tarihinde terör örgütü DEAŞ'a yönelik yapılan önemli operasyonda 3 polis memurunun şehit olduğu, 8 polis ile 1 güvenlik görevlisinin yaralandığı çatışmanın ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında 6 teröristin etkisiz hale getirildiği olayın ardından farklı illere genişletilen operasyonlar kapsamında, 31 Aralık 2025'te Kocaeli'de düzenlenen eş zamanlı baskınlarda Rıza Turgay L. ve Abdulmutalip Ö. gözaltına alınmış ve emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.
Olaya ilişkin açılan davanın ilk duruşması bugün, Kocaeli Adliyesi 2. Ağır ceza mahkemesinde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Rıza Turgay L. Ve avukat Gizem Dirbisoğlu hazır bulundu sanık hakkında hazırlanan iddianamede sanığın “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan, ayrıca Terörle Mücadele Kanunu hükümleri çerçevesinde cezalandırılması talep edildi.
“BENİM ÖRGÜTLE BAĞLANTIM YOK”
Tutuklu sanık Rıza Turgay Leylek savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, benim bu örgütle hiçbir bağlantım ve irtibatım yoktur. HTS irtibatım tespit edildiği belirtilen Zafer Umutlu’yu tanımıyorum. Olay sonrası araştırdığımda benden hurma fiyatını sormak için arayan şahıslardan olduğunu düşünüyorum. Semih Can Yentür’ü ise tanıyıp tanımadığımı bilmiyorum ancak Semih adlı kendisine telefon parçası sattığım bir şahıs vardır, soruşturma aşamasında bundan bahsetmiştim. Bu şahısla görüşmemişim, iş nedeniyle, hiçbir yere ortak seyahatimiz olmadı. Mehmet Cami Sordabak’ı ise tanımıyorum, 4 kez irtibatımın telefon malzemesi satışından dolayı olabileceğini düşünüyorum” dedi.
“ÖRGÜT TARAFINDAN KULLANILDIĞINI BİLMİYORDUM”
Üst araması ve evinde ele geçirilen, DEAŞ’a ait olduğu değerlendirilen; üzerinde “La ilahe illallah” yazılı bere ile Arapça ifadeler bulunan ve çeviride “Allah’tan başka ilah yoktur” ile “Muhammed Allah’ın elçisidir” yazılı anahtarlığa ilişkin savunmasında, bu eşyaları bilinçli olarak edinmediğini ve örgütsel nitelik taşıdığını bilmediğini belirterek savunmasına şu sözlerle devam etti:
“Telefonumda tespit edilen videonun görsel bir yönü yoktur, ne şekilde telefonuma geldiğini hatırlamıyorum, internet sitelerinde gezindiğim linklerden yanlışlıkla basmam nedeniyle telefonuma inmiş olabilir, bilinçli şekilde kaydetmedim. İddianamede belirtilen, üzerinde ‘La ilahe illallah’ yazılı bere ve anahtarlık gibi eşyaların örgüt mensuplarınca kullanıldığını soruşturma aşamasında öğrendim. Ben bunları Eminönü’nden satın aldım, suç oluşturduğunu bilmiyordum, üzerlerinde DEAŞ ile ilgili herhangi bir ifade olduğunu da düşünmedim” şeklinde konuştu.
“BEN DAHA ÖNCE DE AYNI SUÇTAN YARGILANDIM”
Daha önce yine aynı suçtan Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını ancak beraat ettiğini ve suçsuz olduğunu belirten sanık, “Ben daha önce DEAŞ üyelik suçundan Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılandım ve hakkımda beraat kararı verildi ve kesinleşti. Suçsuzum, öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatte ise tüm lehime hükümlerin uygulanmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
“TAHLİYE EDİLDİ”
Mahkeme heyeti sanığın üzerine atılı “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verdi. Sanığın tutukluluk halinin sona erdirilmesine hükmedilerek tahliyesine karar verildi.