Doğa Koleji üst yönetiminin katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısı, bugün Doğa Koleji Kocaeli Başiskele Kampüsünde yapıldı. Toplantıda kurumun eğitim vizyonu, yeni döneme ilişkin stratejik hedefleri ve hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar basın mensuplarına aktarıldı. Basın toplantısında Bölge Koordinatörü Gülşen Mutlu, Eğitimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Burak Kılanç, Genel Müdür Selim Genç, Eğitim Direktörü Dr. Çiğdem Mollaibrahimoğlu, Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Pınar Bahçekapılı yer aldı. Toplantıda konuşan Genç, Doğa Koleji’nin bu yıl gerçekleştirdiği ortaklık ve ulusal sınavlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Genç, 100 binin üzerinde başvurunun alındığını belirterek, bunun Türkiye’de özel ölçekte gerçekleştirilen sınavlar arasında en yüksek katılımlardan biri olduğunu söyledi. Genç, sınav sürecinin hız ve güvenilirlik açısından da dikkat çekici olduğunu vurguladı. Ulusal sınavın son oturumunun pazar günü saat 13.30’da tamamlandığını aktaran Genç, aynı gün saat 17.30 itibarıyla tüm testlerin okunarak sonuçlandırıldığını ifade etti. Türkiye genelinde 100’ün üzerinde merkezde görev yapan ekiplerle sürecin yürütüldüğünü kaydeden Genç, sınavların tek bir hata dahi olmadan değerlendirildiğini dile getirdi. Genç, Kocaeli'ye ayrıca 3'üncü bir kampüs açmayı hedeflediklerini belirtirken, ayrıca İngiltere'de bir eğitim Ar-Ge merkezi açacaklarını ifade etti.
“Türkiye’de ilk ve tekiz”
Doğa Kolejinin ölçme ve değerlendirme altyapısına dikkat çeken Selim Genç, “Ulusal ölçekte bu hızda ve sıfır hatayla sınav sonuçlandıran ilk ve tek kurumuz.” dedi. Devlet tarafından yapılan bazı sınavlarda dahi katılımın 20–25 bin düzeyinde olduğunu hatırlatan Genç, Doğa Kolejinin ulaştığı ölçeğin sistem gücünü gösterdiğini ifade etti.
"Avrupa’dan binlerce kabul"
Selim Genç, Doğa Koleji öğrencilerinin uluslararası başarılarına da değindi. İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya başta olmak üzere Avrupa’nın saygın üniversitelerinden binlerce öğrencinin kabul aldığını belirten Genç, sadece bu yıl onlarca öğrencinin yurt dışındaki üniversitelere yerleştiğini söyledi.
Spor, Sanat ve Kültür Vurgusu
Eğitimi çok yönlü ele aldıklarını kaydeden Genç, öğrencilerin yalnızca akademik değil, sportif, sanatsal ve kültürel alanlarda da desteklendiğini aktardı. Olimpiyat programlarında yaklaşık 60 öğrencinin bulunduğunu belirten Genç, milli takımlarda yer alan öğrencilerin de Doğa Koleji çatısı altında eğitim gördüğünü ifade etti.
“Doğa Koleji bir marka”
Kurumun 25 yıllık geçmişine dikkat çeken Selim Genç, süreç içerisinde zorluklar yaşandığını ancak eğitim öğretim faaliyetlerinin hiçbir zaman aksamadığını vurguladı. Genç, “Doğa Koleji markası, sahipliklerin önüne geçmiş bir markadır. Çok net söylüyorum, Doğa Koleji Türkiye’nin doğal markasıdır.” ifadelerini kullandı.
"Eğitim odaklı yeni dönem"
Göreve geldikleri günden bu yana tek önceliklerinin eğitim kalitesini artırmak olduğunu dile getiren Genç, güçlü bir akademik ve idari kadro oluşturduklarını söyledi. Çalışan mutluluğu, fiziksel ortamların iyileştirilmesi ve akademik standartların yükseltilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
"Uluslararası projeler sürüyor"
Doğa Kolejinin ulusal ve uluslararası projelerde aktif rol aldığını kaydeden Selim Genç, Avrupa Birliği projeleri ile uluslararası yarışmalardan elde edilen derecelerin devam ettiğini ifade etti. Genç, Doğa Kolejinde hayata geçirilen birçok uygulamanın ilerleyen yıllarda kamusal eğitim sistemine de örnek olduğunu sözlerine ekledi.
"Süreci doğru okumaya dayalı"
Doğa Koleji Eğitimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Burak Kılanç, Doğa Kolejinin eğitim yaklaşımına ve uyguladığı akademik modele ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılanç, yürütülen çalışmaların merkezinde güçlü bir akademik kadro ve planlı bir sistem bulunduğunu vurguladı.
Kılanç, öğrencilerin yaş gruplarına uygun biçimde, özellikle 15–16–17 yaş aralığında hedef odaklı hazırlık süreçleri yürütüldüğünü belirterek, yapılan sunum ve uygulamaların öğrencilerin gelişimini somut biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. Bu çalışmaların yalnızca sonuç odaklı değil, süreci doğru okumaya dayalı olduğunu dile getirdi.
"Güçlü akademik yapı, merkezi planlama"
Doğa Kolejinin en önemli özelliklerinden birinin güçlü bir akademik merkez ve idari yapı olduğunu kaydeden Kılanç, “Her kampüste haftalık olarak ne yapılacağı, hangi dersin nasıl işleneceği, hangi kazanımın hedefleneceği merkezi olarak planlanıyor.” dedi. Bu sistem sayesinde Türkiye’nin farklı illerindeki kampüslerde eğitimde birlik sağlandığını belirtti.
"İçerikler Doğa Kolejinde üretiliyor"
Kılanç, Doğa Koleji’nin eğitimde dışa bağımlı bir yapı tercih etmediğini vurgulayarak, yardımcı ders kitapları, ödevler, ölçme araçları ve problem setlerinin kurum bünyesinde hazırlandığını söyledi. “Biz hazır içerikleri alıp isim değiştirerek kullanmıyoruz. Doğru olan neyse, maliyeti ne olursa olsun onu yapıyoruz.” diyen Kılanç, bu yaklaşımın yıllardır sürdürüldüğünü ifade etti.
"Uluslararası tercihlerde Doğa Koleji öne çıkıyor"
Uluslararası görevlerle Türkiye’ye gelen yöneticiler, konsolosluk çalışanları ve yabancı uyruklu ailelerin çocukları için Doğa Koleji’nin önemli bir tercih hâline geldiğini belirten Kılanç, “Aileler, çocuklarının eğitim sürecinde ülke değişikliklerinden etkilenmemesini istiyor. Bizim sistemimiz bu sürekliliği sağlıyor.” dedi.
"Yalnızca akademik değil, sosyal ve duygusal gelişim"
Doğa Koleji Eğitim Direktörü Çiğdem Mollaibrahimoğlu, Doğa Kolejinde uygulanan eğitim anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mollaibrahimoğlu, öğretmenlerin kendilerini sistemin doğal bir parçası olarak hissettiği, öğrencinin bireysel gelişiminin merkezde olduğu bir yapı inşa ettiklerini söyledi. Eğitimin süreklilik gerektiren bir süreç olduğunu vurgulayan Mollaibrahimoğlu, öğretmenlerin bu sistem içinde kendilerini güçlü ve desteklenmiş hissetmelerinin, sınıf içi verimliliği doğrudan etkilediğini ifade etti. Öğrencilerin yalnızca akademik değil, sosyal ve duygusal gelişimlerinin de yakından takip edildiğini belirtti.
“Her öğrenci farklı, her yolculuk ayrı”
Her öğrencinin öğrenme hızı, ilgisi ve yeteneğinin farklı olduğuna dikkat çeken Çiğdem Mollaibrahimoğlu, bu nedenle tek tip bir eğitim anlayışının doğru olmadığını söyledi. Öğrencinin bireysel özelliklerinin dikkate alındığı bir sistem kurduklarını belirten Mollaibrahimoğlu, öğretmenin sınıf içinde bu farklılıkları gözeterek süreci yönetmesinin temel hedefleri olduğunu kaydetti.
Öğretmen Öğrenci Etkileşimi Vurgusu
Öğretmenin öğrenme sürecinde yalnızca aktarıcı değil, aynı zamanda rehber bir rol üstlendiğini ifade eden Mollaibrahimoğlu, “Öğrencinin merak ettiği bir konuyu araştırabilmesi, soru sorabilmesi ve düşünmeye teşvik edilmesi, öğrenme isteğini canlı tutan en önemli unsurdur.” dedi.
"Sürekli takip edilen gelişim"
Öğrenmenin sürekli izlenmesi gereken bir süreç olduğunu dile getiren Mollaibrahimoğlu, Doğa Koleji’nde öğrencilerin akademik gelişimlerinin yakından takip edildiğini, gerekli durumlarda bireysel destek mekanizmalarının devreye alındığını belirtti. Bu yaklaşımın yeni bir anlayış olmadığını vurgulayan Mollaibrahimoğlu, uzun süredir aynı eğitim felsefesiyle hareket ettiklerini ifade etti.
"Merak eden, düşünen bireyler"
Amaçlarının düşünen, sorgulayan ve öğrenmeye istekli bireyler yetiştirmek olduğunu söyleyen Çiğdem Mollaibrahimoğlu, “Öğrencinin merakı desteklendiğinde, öğrenme doğal bir sürece dönüşüyor. Biz bu ortamı sağlamak için çalışıyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.