Doğan Demir konuşmasına, TBMM Başkanı’nın daha önce yaptığı bir konuşmaya atıfla şu sözlerle başladı:

“Sayın Başkan, konuşmama başlamadan önce böylesine hassas bir dönemde yapmış olduğunuz talihsiz bir konuşmanıza değinmek istiyorum.
Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi'nin yapmış olduğu ittifaktan örnek vermişsiniz; o ittifak bu toprakların öz evlatları Alevilerin, Türkmenlerin, Kürtlerin katliamıyla sonuçlanmıştır. Ayrıca bilinsin ki Şah İsmail bizim onurumuzdur.
Bir tarafla barışmaya çalışırken diğer tarafa parmak sallayarak barış olmaz. Bu sözleriniz bu sürece olan samimiyete gölge düşürmektedir.”

“Aleviler acılarına rağmen hep barıştan yana oldu”

Demir, Alevi toplumu adına çağrısını sürdürerek şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülkede yıllardır acılara, katliamlara maruz kalan Aleviler olarak her zaman barıştan ve kardeşlikten yana saf tuttuk.
Biz Aleviler 72 millete aynı nazarla bakıyoruz ve acılarımızı, yaralarımızı siyaset malzemesi yapmamanızı tavsiye ediyoruz.
Sadece seçim döneminde değil, bu söylem karşısında da meclisimizde grubu bulunan partileri Alevilerin yanında durmaya davet ediyor, Sayın Başkan bu söyleminizle ilgili de kamuoyunun sizden bir açıklama beklediğini hatırlatmak istiyorum.”

“TRT 85 milyonun malıdır, iktidarın değil”

Demir, konuşmasının ikinci bölümünde Anayasa’nın 133. maddesine ve TRT’nin tarafsızlık yükümlülüğüne dikkat çekti:

“Anayasamızın 133. maddesi çok açık ve nettir. Şöyle der:
‘Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır.’
TRT, halkın ödediği vergilerle, elektrik faturalarına yansıtılan bandrol gelirleriyle finanse edilen bir kurumdur. Yani TRT, 85 milyon yurttaşımızın ortak malıdır.”

“TRT tarafsız değil, iktidarın yayın organı gibi”

Demir, 2023 Cumhurbaşkanlığı ve 2024 yerel seçim dönemlerinden örnek vererek şunları söyledi:

“2023 yılında Cumhurbaşkanı adaylarının açıklanıp Resmî Gazete’de ilan edilmesinden sonra TRT Haber; Cumhur İttifakına toplam 59 saat 11 dakika yer verirken, Millet İttifakı’na sadece 42 dakika yer vermiştir.
2024 yılı yerel seçimlerinden önce, 1 Ocak ile 10 Şubat tarihleri arasında yapılan yayınlar incelendiğinde;
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti’ye toplamda 1.945 dakika ayrılmış,
CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ve CHP’ye ise yalnızca 25 dakika yer verilmiştir.
Diğer partiler ise TRT’de ekran yüzü bile görememiştir. Bu mudur tarafsızlık, bu mudur kamu hizmeti?”

“TRT, masumiyet karinesini ihlal ediyor”

TRT’nin yayın politikalarının yalnızca adaletsiz değil, aynı zamanda hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Demir, şöyle devam etti:

“TRT yalnızca tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine aykırı davranmıyor, aynı zamanda hukuk devleti ilkesini de ağır biçimde ihlal ediyor.
Özellikle yargı süreci devam eden konularla ilgili yaptığı yayınlarla, insanların masumiyet karinesini yok sayıyor, toplum önünde suçlu ilan ediyor.
Sürekli aynı isimleri, aynı kişileri programlara çağıran TRT kendi başına bir kadro oluşturmuş. Hep aynı yüzlerle topluma yalan yanlış bilgiler aktarmaktadır.
Program sunucuları ve yorumcular, henüz yargı kararı olmayan kişileri açıkça suçlu ilan etmekte, hatta bu kişilerin cezaevinde ne kadar süre kalacaklarına dair tahminlerde bile bulunmaktadırlar.
Bu, sadece gazetecilik etiğine değil, Anayasamızın 38. maddesinde yer alan masumiyet karinesine de açıkça aykırıdır.”

“RTÜK sadece seyretti”

Doğan Demir, son olarak RTÜK’ün bu yayınlara karşı herhangi bir adım atmamasını da eleştirdi:

“Bu hukuksuzluk karşısında RTÜK hiçbir şey yapmamış, sadece seyretmiştir.”

“Tarafsız TRT, demokratik toplumun vazgeçilmezidir”

Konuşmasını basın özgürlüğü vurgusuyla tamamlayan Demir:

“Basın özgürlüğü, sadece basın mensuplarının değil, halkın özgürlüğüdür.
Tarafsız TRT, sadece bir kurum talebi değil, demokratik bir toplumun vazgeçilmez şartıdır.
Biz, halkın haber alma hakkını, demokrasinin şeffaf işlemesini ve hukukun üstünlüğünü savunuyoruz.”

Muhabir: Haber Merkezi