Bugün 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesinin ardından Eğitim Sen Kocaeli Şubesi, yıl sonu eğitim değerlendirmesini kamuoyuyla paylaştı. Eğitim sisteminde kronikleşen sorunların bu yıl da çözülemediğini belirten sendika, öğretmen açığından çocuk yoksulluğuna, okullardaki hijyen sorunlarından eğitimde özelleşmeye kadar birçok başlıkta çarpıcı veriler paylaştı. Raporda, Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de örgün eğitimde yaklaşık 16 milyon 906 bin öğrencinin eğitim gördüğü belirtildi. Toplam okul sayısı 74 bin 40 olarak açıklanırken bunların 59 bin 336'sını devlet, 14 bin 700'ünü ise özel okullar oluşturdu. Devlet okullarında 15 milyon 336 bin, özel okullarda ise 1 milyon 539 bin öğrencinin eğitim gördüğü ifade edildi. Açık öğretimde eğitim gören öğrenci sayısının ise 954 bin 777 olduğu belirtilirken, okul öncesi eğitimde özel kurumların payının yüzde 41'e yükseldiğine dikkat çekildi.
"Kamusal eğitim tasfiye ediliyor"
Eğitim Sen Kocaeli Şubesi, devlet okullarının sayısı azalırken özel okulların sayısının arttığını belirterek eğitimin giderek piyasalaştırıldığını savundu. Raporda, 2002 yılında örgün eğitim içerisindeki özel okul oranının yüzde 1,9 seviyesinde olduğu, bugün ise yüzde 8'e yükseldiği ifade edildi.
Sendika, velilerin servis, yemek, yardımcı kaynak ve çeşitli bağışlar nedeniyle her geçen yıl daha fazla ekonomik yük altına girdiğini belirterek, nitelikli eğitime erişimde ekonomik eşitsizliklerin arttığını kaydetti.
Devlet okullarında 64 bin sözleşmeli öğretmen
Raporda öğretmen istihdamına ilişkin veriler de paylaşıldı. Türkiye genelinde devlet ve özel okullarda toplam 1 milyon 187 bin 403 öğretmenin görev yaptığı belirtilirken, devlet okullarında çalışan öğretmen sayısının 993 bin 397 olduğu aktarıldı. Devlet okullarında 64 bin 509 sözleşmeli öğretmenin görev yaptığına dikkat çeken Eğitim Sen, ücretli öğretmenlik uygulamasının ise güvencesiz çalışmayı yaygınlaştırdığını belirtti.
OECD'nin çok gerisinde
Raporda Türkiye'nin öğrenci başına yaptığı eğitim harcamalarının OECD ortalamasının oldukça altında kaldığı vurgulandı. Buna göre ilköğretimde öğrenci başına yıllık harcama 3 bin 914 dolar, OECD ortalaması ise 10 bin 812 dolar oldu. Ortaöğretimde Türkiye'nin harcaması yine 3 bin 914 dolar olurken OECD ortalaması 11 bin 932 dolar olarak açıklandı. Yükseköğretimde ise Türkiye'de öğrenci başına 7 bin 698 dolar, OECD ülkelerinde ise 15 bin 102 dolar harcama yapıldığı belirtildi.
Temizlik personeli yetersiz
Eğitim Sen, eğitim yılı boyunca okullarda temizlik ve hijyen sorunlarının devam ettiğini belirtti. Yeterli sayıda kadrolu temizlik personeli bulunmadığı için bazı okullarda sınıfların öğretmen ve öğrenciler tarafından temizlenmek zorunda kaldığı ifade edilirken, her okula kadrolu temizlik personeli atanması çağrısı yapıldı.
Her 4-5 çocuktan biri yoksulluk riski altında
Raporda çocuk yoksulluğuna ilişkin veriler de dikkat çekti. OECD verilerine göre Türkiye'de çocuk yoksulluğu oranının yüzde 20'nin üzerine çıktığı belirtilirken, TÜİK verilerine göre çocukların yüzde 30'undan fazlasının ciddi maddi yoksunluk yaşadığı aktarıldı. Eğitim Sen Kocaeli Şubesi, her öğrenciye ücretsiz sağlıklı bir öğün yemek ve temiz içme suyu sağlanmasının kamusal eğitimin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini savundu.
Çocukların eğitim hakkını önceleyen yeni politikalar
Raporda, 611 bin 612 çocuğun örgün eğitim dışında bulunduğu belirtilirken, bunların yaklaşık yarısının kız çocukları olduğu ifade edildi. Türkiye'de geniş tanımlı çocuk işçi sayısının 2 milyonun üzerinde olduğu belirtilen raporda, 2025 yılında en az 94, 2026'nın ilk altı ayında ise 23 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği bilgisine yer verildi. Eğitim Sen Kocaeli Şubesi, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasının çocuk işçiliğini yaygınlaştırdığını savunarak, çocukların eğitim hakkını önceleyen yeni politikaların hayata geçirilmesini istedi.
Şiddet ve kalabalık sınıflar uyarısı
Raporda ayrıca okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekildi. Kalabalık sınıfların eğitim ortamını olumsuz etkilediği belirtilirken, okul güvenliğinin yalnızca güvenlik tedbirleriyle sağlanamayacağı, rehberlik hizmetleri, psikolojik danışmanlık, sosyal hizmet desteği ve sınıf mevcutlarının azaltılmasıyla daha güvenli okul ortamlarının oluşturulabileceği ifade edildi.