Türk basın tarihinin en etkili isimlerinden biri olan Ercüment Karacan, gazetecilikten medya patronluğuna uzanan kariyeri, Milliyet Gazetesi üzerindeki belirleyici etkisi ve özel hayatında yaşadığı büyük kayıplarla hafızalarda yer etmiş bir figürdür. Babasından devraldığı güçlü medya mirasını uzun yıllar yöneten Karacan, yalnızca bir yayıncı değil; aynı zamanda Türkiye’de modern medya patronluğu anlayışının erken temsilcilerinden biri olarak kabul edilir.
Medya gücü, politik etkiler, trajik aile kayıpları ve dönemin çalkantılı atmosferi, Ercüment Karacan’ın hayatını hem kamuoyunda hem de basın tarihinde özel bir yere taşımıştır.
Ercüment Karacan Kimdir, Aslen Nereli, Babası Kim?
Ercüment Karacan, 1921 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Selanik kökenli köklü bir ailenin mensubudur. Babası, Türk basın tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Ali Naci Karacan’dır. Ali Naci Karacan, Milliyet Gazetesi’nin kurucusu olarak yalnızca bir gazete değil, aynı zamanda güçlü bir yayıncılık geleneği inşa etmiştir.
Bu mirasın içinde büyüyen Ercüment Karacan, çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren basın dünyasının merkezinde yer almış, gazeteciliği yalnızca bir meslek değil, toplumsal sorumluluk alanı olarak gören bir anlayışla yetişmiştir.
Eğitim Hayatı: Hangi Lisede Okudu, Ne Mezunu?
Ercüment Karacan’ın eğitim hayatı, dönemin seçkin kurumlarında şekillendi. Robert Koleji mezunu olan Karacan, burada aldığı disiplinli ve Batı merkezli eğitimin ardından Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Illinois Üniversitesi’nden 1945 yılında mezun olarak akademik eğitimini tamamladı.
Üniversite sonrası kariyerine gazetecilikle başlamayan Karacan, ilk etapta mühendislik alanında çalıştı. 1944–1948 yılları arasında mühendis olarak görev yaptı. Daha sonra kamu hizmetine yönelerek 1953–1955 yılları arasında İstanbul Sular İdaresi Meclisi üyeliği yaptı. Bu dönem, onun yalnızca basın değil, kamu yönetimi ve bürokrasiyle de temas kurduğu yıllar oldu.
Hangi Gazetede Çalıştı? Milliyet Dönemi
Ercüment Karacan’ın hayatındaki en büyük kırılma noktası, 7 Temmuz 1955’te babası Ali Naci Karacan’ın ani vefatıyla yaşandı. Henüz 34 yaşındayken, Türkiye’nin en etkili gazetelerinden biri olan Milliyet Gazetesi’nin başına geçti.
Bu dönem, Karacan’ın medya patronu kimliğinin net biçimde ortaya çıktığı yıllar oldu. Milliyet, onun yönetiminde:
-
Kurumsal yapısını güçlendirdi
-
Habercilikte kalite ve güven unsurlarını öne çıkardı
-
Türkiye’nin en etkili fikir gazetelerinden biri haline geldi
Ercüment Karacan, gazeteyi yalnızca ticari bir işletme olarak değil; kamuoyunu yönlendiren bir güç olarak konumlandırdı.
Milliyet Gazetesi Neden Satıldı?
Milliyet tarihindeki en sarsıcı olaylardan biri, 1 Şubat 1979’da Yazı İşleri Genel Müdürü Abdi İpekçi’nin öldürülmesi oldu. Bu suikast, yalnızca Milliyet’i değil, tüm Türk basınını derinden sarstı.
Artan siyasi baskılar, güvenlik kaygıları ve medya üzerindeki tehditler, Ercüment Karacan’ı zor bir kararın eşiğine getirdi. Bu gelişmelerin ardından Milliyet Gazetesi, 1979–1980 yılları arasında Aydın Doğan’a satıldı.
Bu satış, Türk medya tarihinde bir dönemin kapanışı olarak yorumlandı ve Karacan ailesinin aktif medya patronluğu süreci fiilen sona erdi.
Karacan Yayınları ve Medya Etkisi
Ercüment Karacan, yalnızca Milliyet ile sınırlı bir yayıncı değildi. Karacan Yayınları çatısı altında uzun yıllar boyunca kitap ve süreli yayın faaliyetleri yürüttü. Medya gücünün toplumsal ve siyasal etkisini erken fark eden isimlerden biri olarak, yayıncılığın yönlendirici rolünü önemseyen bir çizgi benimsedi.
Bu yönüyle Karacan, Türkiye’de medya patronluğu kavramının kurumsallaşmasında etkili olan isimlerden biri olarak anılır.
Kaç Kere Evlendi, Eşleri Kim?
Ercüment Karacan’ın özel hayatı, kamuoyunun her zaman ilgisini çeken başlıklardan biri oldu. Hayatı boyunca beş evlilik yaptı.
Bilinen evlilikleri arasında:
-
İlk eşi Nilgün Hanım
-
İkinci eşi, Türkiye’nin ilk mankenlerinden Lale Sarı
-
Üçüncü eşi Cemile Garan
-
Dördüncü eşi, sanatçı Semiramis Pekkan (Ajda Pekkan’ın kardeşi)
-
Beşinci eşi Afet Tuğbay
yer almaktadır.
Çocukları Kim? Oğluna Ne Oldu?
Ercüment Karacan’ın çocukları arasında en bilinen isimler, Cemile Garan ile olan evliliğinden dünyaya gelen:
-
Ali Karacan (1957 doğumlu)
-
Ömer Karacan (1961 doğumlu)
olmuştur.
Semiramis Pekkan ile olan evliliğinden ise 1979 yılında Emir adında bir oğlu dünyaya geldi. Ancak bu mutluluk uzun sürmedi. Emir Karacan, 1984 yılında henüz 5 yaşındayken lösemi nedeniyle hayatını kaybetti. Bu kayıp, Ercüment Karacan’ın hayatındaki en büyük trajedi olarak kayıtlara geçti ve onun ruhsal dünyasında derin izler bıraktı.
Ercüment Karacan Nasıl ve Kaç Yaşında Öldü?
Ercüment Karacan, yaşamının son yıllarını büyük ölçüde Amerika Birleşik Devletleri’nde geçirdi. 10 Ekim 1989 tarihinde, ABD’nin Los Angeles kentinde 68 yaşında hayatını kaybetti.
Cenazesi Türkiye’ye getirilerek Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.
Türk Medyasındaki Mirası
Ercüment Karacan, Türk basın tarihinde:
-
Kurumsal gazetecilik anlayışı
-
Medya patronluğu vizyonu
-
Milliyet Gazetesi’nin gelişim sürecindeki belirleyici rolü
ile anılan kalıcı isimlerden biri olmuştur. Medya, güç ve kişisel trajedilerin iç içe geçtiği hayatı, bugün hâlâ basın tarihinin en dikkat çekici biyografilerinden biri olarak değerlendirilmektedir.