İlginç bir sezon daha yaşıyoruz… Dünyayı etkisi altına alan COVID-19 tüm sporlarda olduğu gibi Avrupa’nın kulüpler düzeyindeki 1 numaralı turnuvası olan Euroleague’i de etkiledi. 24. Haftası geri kalan Euroleague’de bazı takımların birkaç maçı eksik durumda bulunuyor.
Euroleague’de bu sezonun şu ana kadar oynanan kısmını, playoff yarışını, temsilcilerimizin playoff şansını, sezonun şu ana kadarki ön plana çıkan takımları ve oyuncuları, sürprizleri ve hayalkırıklıklarını sizler için değerlendireceğim.
Puan Durumu
Maç Galibiyet Mağlubiyet
1. Real Madrid 23 20 3
2. Barcelona 24 19 5
3. Milano 22 15 7
4. Zenit 22 14 8
5. CSKA 23 14 9
6. Olympiakos 22 13 9
7. Unics Kazan 23 13 10
8. Anadolu Efes 23 12 11
9. Monaco 24 12 12
10. Bayern 24 12 12
11. Fenerbahçe 21 11 10
12. Maccabi 22 10 12
13. Asvel 24 9 15
14. Kızılyıldız 22 8 14
15. Alba Berlin 23 7 16
16. Baskonia 23 7 16
17. Panathinaikos 22 5 17
18. Zalgiris 21 3 18
Playoff Yarışı
Playoff yarışını 2 açıdan yorumlamak gerekir. İlk 4 içerisinde yani saha avantajı hangi takımlarda olacak ve playoffa kalacak diğer takımlar hangileri olacak, olabilir?
İlk 4’teki 3 takım bana göre belli gibi… Real Madrid ve Barcelona çok formda ve büyük bir aksilik yaşanmazsa bence ilk 2’de yer alacak. Milano’nun kadrosunu çok beğeniyorum ancak şu dönem biraz formsuz bir dönemden geçiyorlar. Ancak her şeye rağmen ilk 4’de olacaklarını tahmin ediyorum. İlk 4’ü tamamlayacak son takımın CSKA Moskova olacağını düşünüyorum. Sakatlık sorunları yaşıyor olabilirler, ancak kadroları yarıştaki diğer takımlara göre hem daha geniş, hem de daha tecrübeli oyunculara sahipler. Bu arada Milano’yla CSKA’nın yeri değişebilir…
Playoffu tamamlayacak diğer takımların, Zenit, Unics Kazan ve Anadolu Efes olacağını düşünüyorum. Son basamak içinse adaylarım, Olympiakos, Fenerbahçe Beko veya her şeye rağmen Maccabi olabilir. Her şeye rağmen; çünkü Maccabi benim için sezonun şu ana kadarki kısmın en büyük hayalkırıklıklarından biri ancak kadrosu çok potansiyelli ve seri galibiyetlerle playofflarda yer alabilirler.
Anadolu Efes’in ve Fenerbahçe Beko’nun Playoff Şansı
Temsilcilerimizden son şampiyon Anadolu Efes’in playoff şansı Fenerbahçe Beko’ya göre daha yüksek. Efes’in hem oturmuş düzeni var hem de kadrosu Fenerbahçe’ye göre daha iyi.
Larkin-Micic ikilisinin Euroleague’deki en iyi ikili olduğunu düşünüyorum. Forvet yani 3-4 numara katkısını aldığı oyuncular maçtan maça değişse de bir şekilde orda da verimli olabiliyorlar. Pivot yani 5 numarada da herhangi bir sorun yaşamıyorlar.
Ancak Efes’te sorun nerde?
Bu sorunun birçok cevabı var: Mesela Efes savunma konusunda sıkıntı yaşıyor. Özellikle deplasman maçlarında… Bunun nedeni de rakibin enerjisine karşılık veremiyor. Basketbolda enerji çok önemlidir. Enerji demek, oyuncuların maça ısınmasının kolaylaşması demek. Ve tabii bunun ribaunt faktörü de var. Efes bu konuda sıkıntı yaşıyor çünkü çok fazla hucüm ribaundu veriyor, bu durumda rakibinin topaya attığı şut adedini yükseltiyor.
Efes kendini bir şekilde playoffa atacaktır ancak yeri çok önemli. Saha avantajını elde ederse mükemmel olur; 5. Veya 6. Sırada yer alırsa, Milano’ya veya CSKA’ya karşı final-four şansı %50-50 olur, 7. Veya 8. Olursa Real Madrid veya Barcelona’ya eleneceğini düşünüyorum. Ancak Efes bu belli olmaz, sonuçta şampiyon takımdan bahsediyoruz.
Fenerbahçe Beko’nun durumu ise Efes’e göre biraz daha farklı. Fenerbahçe için hedef her zaman playoff ardından da final-four’dur.
Sarı-lacivertliler kötü geçen sezonun ardından yapısal değişikliğe gitti ve takımı Sırp antrenör Aleksandar Djordjevic’e emanet etti. Djordjevic için savunma hucümdan daha önemli, çünkü maçların savunmayla kazanacağına inanır. Bu düşünce bana göre doğru değil, çünkü eğer bir sistem inşaa etmek istiyorsanız bunu oyunculara göre belirlersiniz.
Fenerbahçe bir maçı kazanmak istiyorsa bunu savunmanın verdiği enerjiyle birlikte fast-breaklerle gerçekleştirebilir. Bunu birkaç maçta yaptı, özellikle son haftada oynanan Milano deplasmanında Fenerbahçe Dyshawn Pierre önderliğinde mükemmel savunma yaptı ve bu savunmayı Marko Guduric’in fast-breaklerdeki doğru tercihleriyle taçlandırdı.
Fenerbahçe 4 maçtır kazanıyor… Nando de Colo ve Jan Vesely’den yoksun bir şekilde… Bu 2 oyuncunun takımın yarısı olduğunu düşünüyorum, ancak bu takım 2 yıldızın yokken süreci inanılmaz bir şekilde idare etti.
Fenerbahçe ne yapar? Fenerbahçe playoff yapar mı emin değilim, ancak oyuncuların mücadelesi takdir edilmeli. Playoffta eşleşme önemli, Fenerbahçe playoffa kalır da Milano’yla eşleşirse İtalyan takımını eleyebilir. Diğer takımları eleyeceğini düşünmüyorum.
Ön Plana Çıkan Takımlar ve Oyuncular
Real Madrid ve Barcelona dışında ön plana çıkan takımlar bana göre Rus takımlar… Zenit geçen sezonun sürprizlerinden biriydi ve playoff yaptılar ancak playoffta Barcelona’ya elendiler. Bu sezon da istikrarlı bir şekilde playoffu ve saha avantajını zorluyorlar.
Unics Kazan ise geçen sezonun Eurocup finalisti olarak katıldığı Euroleague sezonuna berbat bir başlangıç yaptı. Özellikle İstanbul’daki Fenerbahçe Beko maçı onlar için utanç vericiydi. Ancak sonrasında muhteşem bir reaksiyon göstererek şu an kendilerini playoff potasına attılar. Takımdaki Brown’lar(John ve Lorenzo Brown) fark yarattılar ve takımın bu noktaya gelmesinde önemli roller oynadılar.
Belirtmedim ancak son Eurocup şampiyonu Monaco’yu da bu listeye dahil edebilirim. Sezona Zvezdan Mitrovic’le başlayan Fransızlar, takımın kötü gitmesiyle birlikte süperyıldız oyuncusu Mike James’in de üstün gayretleriyle antrenörü kovmak zorunda kalıp yerine Sasa Obradovic’i takımın başına getirdi. Obradovic geldi ve takım 180 derece değişti. İyi savunma yapmıyorlar ancak Mike James önderliğinde harika hücum eden bir Monaco var.
Hayalkırıklıklar
Maccabi ve Baskonia bana göre sezonun şu ana kadarki kısmının hayalkırıklıkları oldu. 2 takımın da kadrosu çok iyi ancak istikrar konusunda sıkıntı yaşıyorlar.
Maccabi’nin istikrarsızlığının nedeni kesinlikle Scottie Wilbekin… Wilbekin’in oyununu çok beğenirim ancak iyi Wilbekin’i… İstikrarsız şut attığı ve fevri oynadığı zaman tam bir saatli bombaya dönüşüyor.
Baskonia ise bana futboldaki Fenerbahçe’yi andırıyor. Her sezon yeni kadro, yeni hoca ama sonuç aynı… Hüsran…