İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü tarafından yürütülen araştırmalar, iklim değişikliğinin İstanbul üzerindeki uzun vadeli etkilerine ilişkin çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Uluslararası iklim projeksiyonlarına dayanan analizlere göre, 2300 yılında deniz seviyesinin 15 metreye kadar yükselmesi durumunda kentte 10 binden fazla yapı ve stratejik limanlar ciddi risk altına girecek.
KADEMELİ RİSK SENARYOLARI ORTAYA KONDU
Araştırmada 2050, 2100 ve 2300 yıllarına ilişkin farklı senaryolar değerlendirildi. Buna göre 2050’de yaklaşık 1,5 metrelik deniz seviyesi artışıyla limanların yüzde 70’inin risk altında kalması bekleniyor. 2100 yılında bu artışın 5 metreye ulaşması halinde ise limanların tamamı ile ulaşım altyapısının önemli bölümü etkilenebilecek.
EN KÖTÜ SENARYO: 15 METRE YÜKSELME
En kötü senaryoyu temsil eden 2300 projeksiyonunda, deniz seviyesinin 15 metreye kadar çıkabileceği öngörülüyor. Bu durumda limanların büyük ölçüde işlevsiz hale gelmesi, geniş kıyı alanlarının sular altında kalması ve lojistik sistemlerin ciddi zarar görmesi bekleniyor.
10 BİNDEN FAZLA YAPI TEHLİKEDE
Enstitü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, özellikle Ambarlı, Haydarpaşa ve Yenikapı gibi kritik bölgelerde su baskınlarının öngörüldüğünü belirterek, 10 binden fazla yapının risk altında olduğunu ifade etti. Bu yapıların önemli kısmının limanlara bağlı depolama ve lojistik tesislerinden oluştuğu vurgulandı.
İKLİM KRİZİ DENİZLERİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Bilimsel modellere göre kutuplardaki buzulların erimesi deniz seviyesinin yükselmesinde temel etken olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, denizlerin küresel ısınmanın en net gözlemlendiği alanlardan biri olduğuna dikkat çekiyor.
ALTYAPI VE EKOSİSTEMLER TEHDİT ALTINDA
Araştırmada, deniz seviyesindeki yükselmenin yalnızca limanları değil, aynı zamanda içme suyu kaynaklarını, ulaşım hatlarını ve kıyı ekosistemlerini de tehdit ettiği belirtildi. Tuzlu su girişimi, kıyı erozyonu ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi risklerin artacağı ifade edildi.
UZMANLARDAN ACİL ÖNLEM ÇAĞRISI
Uzmanlar, olası risklere karşı limanların daha yüksek kotlara taşınması, kıyı koruma yapılarının güçlendirilmesi ve erken uyarı sistemlerinin kurulması gerektiğini belirtiyor. İstanbul gibi büyük şehirlerde kapsamlı ve uzun vadeli planlamanın hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.