Fotoğraf dinciliğiyle işi kurtaranlar!

Abone Ol

Yaşadığımız döneme baktığımız zaman din ne yazık ki bugün camiye hapsedilmiş bir durumda. İslam dininin bugün geldiği noktaya dair bir şey söylemek gerekirse din; namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, paran varsa hacca gitmek ya da sürekli ağzında dua dolaştırmaktan ibaret gibi gösteriliyor. O yüce dinin özü bir tarafa bırakılarak, sadece kuru bir cami aboneliği ve kabukta yaşanan bir fotoğraf dinciliğiyle her şey ne kadar da kolay hallediliyor... Elbette ki ibadetin ahlaklı, adaletli insana ulaşmanın bir aracı ve kilometre taşı olduğu unutulduğu gibi toplumda bu konuda çok rahat bir şekilde uyutuluyor…

Dinin toplumsal hayata ilişkin yönü hiç dile getirilmiyor. Din adına söz söyleme yetkisini kendi tekelinde gören muhteremler ‘içki içmek, kumar oynamak, domuz eti yemek haramdır, günahtır’ demesine diyor ama; bu işin gerisini dile getirmiyor… Arsızlıktan, hırsızlıktan, yolsuzluktan, alın teri çalınan işçiden, arka mahallelerdeki aş, iş ve ekmek kaygısıyla hayatın pençesinde kıvranan yoksul insanlardan hiç bahsedilmiyor…

İş insanının yanındaki işçiyi üç kuruşa çalıştırması, müteahhidin bina yaparken malzemeden çalması, yetkililerin kamu kuruluşuna eleman alırken sözlü sınavda taraf tutması, birilerinin gözünün içine bakması, kimilerinin imar planlarında oynayarak nicelerine rant ve kendilerine de çıkar sağlaması, gazetecinin gördüğünü, bildiğini ve işin doğrusunu yazmayarak, ikbal uğruna siyasilere yalakalık yapması, ilim sahibi insanların ‘bana dokunmayan bin yaşasın’ mantığıyla üç maymunu oynaması…

Kimi siyasetçinin milletvekili olmak, makam, mevki ve çıkar sağlamak uğruna liderine kayıtsız şartsız biat etmesi… Ve daha neler neler…

Acaba bunların ve toplumdaki daha nice ahlaki yozlaşmaların dinde yeri ve Hakk’ın indirdiği gerçek İslam’ın bu konularda öğütleri var mı, yok mu? Hiç olmaz olur mu? Elbette ki var. Ancak nerede bunları dile getiren ve şu topluma örnek olabilecek özü, sözü bir gerçek Müslüman? Nereye baksan, fotoğraf dinciliğiyle işi koparan ve toplumun temiz dini duygularını vicdansızca sömürmek için kullanılan, acı bir yalan, dolan!