Ülkemizde, Türkiye İstatistik Kurumu’nun her yıl açıkladığı ekonomik performans (GSMH) yani Gayri Safi Milli Hasıla dediğimiz ölçüt, tüm sınırlar dahilinde bir yıl boyunca üretilen mal ve hizmetlerin parasal karşılığını ifade etmektedir.
“Peki ama bu başlık da neyin nesi?” dediğinizi duyar gibiyim.
Himalaya eteklerinde BHUTAN adlı küçük bir krallık, tüm dünyaya örnek olabilecek bir devlet politikasıyla ilgi odağı olurken, yıllar öncesinden
“Gayri Safi Milli Mutluluk” terimini ortaya atarak, bir ülkenin başarısını sadece ekonomik büyüklükle değil; insanların yaşam memnuniyetiyle değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur.
Bunun için insanların ruhsal sağlığı, eğitim, çevre ve kültürel değerlerin korunması, iyi yönetimle birlikte gelen toplumsal güvenilirliği esas almıştır.
Elbette ki mutluluk, devletlerin kapı-kapı dolaşıp dağıtacağı bir şey değildir. Ancak insanların mutlu olabileceği şartları oluşturmayı ilke edinmek çok da zor olmasa gerek. Adaletin işlediği, eğitimin yüksek seviyede olduğu, en önemlisi de gençlerin geleceğe umutla baktığı bir düzen herkesin hakkıdır diye düşünüyorum.
Özellikle son yıllarda, ülkemizde ki gençlerin büyük bir kısmı geleceklerini başka ülkelerde kurma hayali içindeler. Bunu gerek okul sıralarında, kafelerde, sosyal medyada oldukça sık duyar olduk. Oysaki bir ülkenin en büyük sermayesi geleceğe umutla bakan, iyi eğitimli gençler değil midir?
Elbette ki insanların farklı ülkelerde yaşamak istemesi oldukça doğal bir tercihtir. Ancak burada ki asıl düşündürücü nokta, gitmek isteme nedenleridir! En önemlisi de bu insanlarının çoğunun iyi eğitimli fakat zihinlerinde çoktan göç etmiş gençler olması, yarınlarımız için önemli bir kayıp teşkil etmektedir.
Gençlerin geleceğe umutla bakabilmesi, bir toplumun mutluluğunu gösteren en önemli ölçütlerden biridir. Ekonomik büyüme rakamları açıklanırken, gençlerin neden valizlerini toplamaya hazır olduğu da konuşulmalı değil midir? Gençlerin gelecek beklentileri ve güven duygusu gibi göstergelere de bakılması gerekmez mi?
İşin öznesi; bir ülkenin büyüklüğünün tek ölçütü ekonomik veriler olmamalıdır. Kim ne kadar mutlu, umutlu ya da bunun için neler yapılabilir düşüncesi asıl kıstas olmalıdır. Ve en önemli kıstas, gençlerin bavullarını değil hayallerini bu ülkede kurabilmesidir.
“BÜTÜN ÜMİDİM GENÇLİKTEDİR” Mustafa Kemal Atatürk
Sevgiyle kalın