Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya bugüne kadar ulaşılamadı. Suç kanıtı olabilecek bulguların zamanında üstünün örtüldüğü, karartıldığı, bu işin içinde kamu görevlilerinin de bulunduğuna ilişkin ciddi şüpheler var. Kilit isimlerden birisi olan Umut Altaş’ın Türkiye’ye getirilmesi halinde olay biraz daha netleşecek.
Gülistan’ın sevgilisi olduğu ifadelerde öne sürülen Zeinal Abakarov’u, Cumhuriyet Savcısı, emniyete yazdığı 6 Ocak 2020 tarihli yazıda “Şüpheli” olarak istiyor. Ama, imza bölümünde “Bilgisi alınan” olarak geçiyor. Zeinal’ın, Gülistan’ın kaybolmasından sonra tam altı kez ifadesinin alındığı anlaşılıyor.
BİR EVLİ, BİR BEKAR
Zeyinal Abakarov’un ifadesi Tunceli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nde 7 Ocak 2020 tarihinde alındı. “Bilgi sahibi” Abakarov, “Evli” olduğunu belirtti, ifadesini okuduktan sonra yazılanların doğru olduğunu belirtip imzaladı.
Aynı gün Zeinal’in serbest bırakılması kararlaştırıldı. Serbest bırakma tutanağına medeni hali “Evli-Erkek” olarak yazıldı. Zeinal’ın 4 Şubat 2020’de Tunceli Cumhuriyet Savcılığı’nda alınan ifadesinde medeni hali “Bekar” olarak yazıldı. Aynı kişinin ifadesinin bir bölümünde de hiç evlenmediğini belirttiğini okuyoruz. Bu durum Gülistan Doku’nun Avukatı Ali Çimen’in dikkatinden kaçmadı.
Avukat Ali Çimen, Tunceli Valiliği’ne verdiği dilekçede Zeinal Abakarov’un tüm aile listesinin gönderilmesini talep ediyor. İl Göç İdaresi tarafından verilen cevapta, “Konu ile ilgili olarak GöçNet veri tabanında, yabancıların aile listesini gösteren herhangi bir modül bulunmadığından tarafınızca istenen belgeler gönderilememiştir” deniliyor.
SEVGİLİ OLDUK, AYRILDIK
İfadesi alınan kişi, iddia edilen suç hakkında açıklamada bulunmaması onun yasal hakkı. Ama kimliği ile ilgili sorulara doğru cevap vermek zorunda. 1996 Rusya doğumlu olan Zeinal, Gülistan Doku ile 2019 yılında tanıştı. Daha sonra sevgili oldular. 2019’un Aralık ayında ilişkisini bitirdiklerini belirten Zeinal şunları anlattı:
“İlişkimiz sürecinde birkaç kez küsmüş, ayrılmış daha sonra tekrar barışarak ilişkimize devam etmiştik. Gülistan onunla birlikte fazla vakit geçirmediğimi söylüyor, fazla vakit ayırmadığımı bahane ediyor bu sebeple bana sitem ediyordu. Ben ona artık bu ilişkiyi bitirmemiz gerektiğini, bu şekilde devam edemeyeceğimizi, ayrılmamız gerektiğini söyledim. Gülistan da benim ayrılma isteğimi onayladı, artık birbirimizi görmüyor, telefonla görüşmüyor, mesajlaşmıyorduk.”
“ARAMADIM” YALANI
Soruşturma dosyası bazen uyutulur ama kapanmaz. Yeni bir bulgu, ifade, olayın seyrini değiştirecek gelişme olduğunda dosya yeniden uyandırılır. Zeinal’in 17 Mart 2022’de yine ifadesi alınmıştı. İfadesinde kaybolmadan bir gün önce yani 4 Ocak 2020 tarihinde Gülistan’ın da, kendisinin de telefonla birbirlerini aramadıklarını söyledi. Ancak, HTS kayıtları, bunun yalan olduğunu ortaya koydu. Neden yalan söylediğine ilişkin soruya, Zeinal’ın yanıtı şöyle oldu:
“17 Mart 2022 tarihinde vermiş olduğum ifademde konuyu tam hatırlamadığımdan bu şekilde bir cevap verdim. Gülistan 4 Ocak 2020 tarihinde bana ulaşmaya çalışmıştı ardından ben de kendisine dönüş yaptım.”
Telefon incelemesinden, Zeinal ile Gülistan Doku arasında 22 Aralık 2019 tarihinden sonra 4 Ocak 2020 akşamına kadar telefon konuşması ya da mesajlaşma yok. 4 Ocak 2020 günü Gülistan tarafından Zeinal telefonla defalarca aranıyor ancak kendisine cevap verilmiyor.
TELEFONUNDA İNCE TEMİZLİK
WhatsApp uygulaması üzerinde Zeinal’ın telefonunda “Derin temizlik” işlemi yapıldığına ilişkin bulgulara rastlandı. Ulusal Kriminal Büronun telefonu incelemesi sonucu telefonda “ince bir temizlik” yapıldığı ortaya çıktı. Zeinal bu konudaki soruyu şöyle yanıtladı:
“Bu işlemi kimin, neden, ne amaçla yaptığını bilmiyorum. Benim telefona uzaktan erişim yapmam mümkün değildir. Belirtilen tarihler arasında telefon bende olmadığı için yapılan işlem hakkında bilgim yoktur. Bahse konu telefon ve sim kartı Antalya’da benden alındıktan sonra bir daha tarafıma teslim edilmedi ve telefon ve sim kart halen bende değildir. WhatsApp uygulaması şifresini benden başka kimse de bilmez.”
Ulusal Kriminal Büro tarafından, Zeinal’in cep telefonu incelendiğinde, Gülistan Doku kaybolduktan yaklaşık 3,5 ay sonra yani 18 Nisan 2020 tarihinde saat 14:19’da ,”zaynal.abakarov13” olan gmaile ait e-mail hesabına elektronik posta geldi. İnstagram şifre değiştirme isteminin devamında ise “instagram hesabınızın kalıcı olarak silinebileceğine” dair link açıldı. Zeinal’ın toplam 13 kez bu linki ziyaret ettiği belirlendi. Bunun için de Gülistan’ın kaybına sebep olan konu ile ilgili neler olduğu soruldu.
EL KONULACAĞINI POLİS SÖYLEMİŞ!
Zeinal Abakarov’un telefonuna el konulacağını kimden öğrendi? Rusya’dan getirildikten sonra ailesiyle Antalya’da otele yerleştirilmişti. İşte, Antalya’da otelde olduğu zaman telefonuna el konulacağı bilgisini aldı. Abakarov şöyle dedi:
“Telefonuma el konulacağını o dönem otelde kaldığımızda bizi koruyan polislerden birisi söyledi. Ancak kimin söylediğini bilmiyorum. Telefonumdaki yazışmaları silmiş olabilirim bunu da hatırlamıyorum. Telefonumdaki mesajlarda beni zora sokacak ya da Gülistan’ın kaybına sebep olacak bir konu yoktu.”
İNCELENİNCE ORTAYA ÇIKTI
Cep telefonu, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adli emanetindeyken, 1 Mayıs 2020 ile 6 Mayıs 2020 tarihleri arasında; cihazının galerisinden, Aralık 2019’a ait birtakım fotoğrafların silindiği, WhatsApp’ta ise 24-25 Aralık 2019’da gönderilen bazı fotoğrafların silindiği Ulusal Kriminal Büronun cep telefonununu incelemesiyle ortaya çıktı.
Zeinal Abakarov’un, Gülistan’ın telefonuna yüklediği bir sistemle onu adım adım izlediği de iddialar arasında. Sorguda sorulması gereken bazı kritik soruların belki yoğunluktan eksik kaldığı da avukatlar tarafından öne sürülüyor. Bakalım, bu soruşturma daha nerelere doğru uzanacak? Bekleyip, görelim.