Kocaeli'de 2017 yılında kaybolan 4 çocuk annesi Güneş Yıldıztan'ın dosyası, 2024 yılında gelen bir ihbarla yeniden açıldı. İddianamede, Yıldıztan'ın "aile meclisi" kararıyla öldürüldüğü, olay öncesinde eşinden şiddet gördüğü gerekçesiyle evden kaçıp kadın sığınma evine yerleştiği, ancak daha sonra kendi isteğiyle ayrıldığı belirtildi. Cinayet soruşturması kapsamında yapılan incelemelerde, DNA testleri sonucunda Yıldıztan'ın 4 çocuğundan 3'ünün kayınbiraderinden olduğu tespit edildi. İddianamede ayrıca genç kadının elleri ve ayakları bağlanarak diri diri yakıldığı iddiasına ve aile üyeleri arasında gönderildiği öne sürülen kefen fotoğraflarına yer verildi.
2024 yılında başlatılan soruşturma kapsamında Kocaeli, İstanbul ve Van'da düzenlenen operasyonlarda 26 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden Nihat Yıldıztan'ın da aralarında bulunduğu 11 kişi tutuklandı. Yargılama sürecinde 7 sanık adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Nihat Yıldıztan, Saim Yıldıztan, Barış Yıldıztan ve Muhsin Yıldıztan'ın tutukluluk halleri devam etti.
İKİNCİ DURUŞMASI GÖRÜLDÜ, KOMŞUSU TANIK OLARAK DİNLENDİ
Olaya ilişkin açılan davanın ikinci duruşması bugün, Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar Nihat, Saim, Muhsin Yıldıztan ile tutuksuz sanıklar Bedir, Seracettin, Ferhat, Ahmet, Mehmet Ziya, Mustafa Yıldıztan ve avukatları hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek tahliye talebinde bulundu. 27 Mart tarihinde görülen ilk duruşmada Mahkeme heyeti; sanıklar Muhsin ve Saim Yıldıztan’ın tutukluluk hallerinin devamına oy birliğiyle, Nihat Yıldıztan’ın tutukluluğuna ise oy çokluğuyla karar vermişti. Heyet, sanık Barış Yıldıztan’ın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali, tutuklu kaldığı süre ve delillerin toplanmış olması gerekçesiyle tahliyesine hükmederek duruşmayı ertelemişti.
“İSTANBUL’A GİTTİM DEDİ AMA İSTANBUL’A HİÇ GİTMEMİŞ”
Tanık olarak dinlenen Güneş Yıldıztan’ın komşusu G.G., ifadesinde Güneş Yıldıztan’ın kendisine, kardeşinin eşi olan Saim Yıldıztan tarafından tehdit edildiğini ve bu nedenle evden ayrıldığını söylediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu kişilerle akrabalık bağım yoktur. Güneş bizim komşumuzdu, eşini de o şekilde tanıyorum. Ailevi olaylarından çok söz etmezdi. O dönem zaten yeni doğum yapmıştım. Güneş’in kaybolduğunu mahallede komşular arasında dolaşan, arabaya binip gittiği yönündeki söylentilerden öğrendim. Evden ayrıldıktan sonra beni aradı. Ben de kendisine, ‘Benim oğlum 5,5 aylık, sen 4 çocuğunu nasıl bıraktın?’ diye sordum. Bana ‘Mecbur kaldım’ dedi. Nerede olduğunu sorduğumda ise İstanbul’da olduğunu söyledi. Ancak sonradan İstanbul’a hiç gitmediğini öğrendik. Neden gittiğini sorduğumda bana, ‘Saim beni tehdit etti’ dedi. Saim’in Güneş’e kefen resmi attığını söyledi. Bu nedenle evden ayrılıp başka birine kaçtığını anlattı. Ancak bunların doğru olup olmadığını bilmiyorum.”
“KANSER OLDUM, ÖLECEĞİM ARTIK DERDİ”
Hakimin, Güneş Yıldıztan’ın ölüp ölmediğine ilişkin herhangi bir bilgisinin olup olmadığını sorması üzerine tanık G.G., “Bizim komşumuz olduğu için bu konuyu biz de çok merak ettik. Yıllarca ‘Bu kadın nerede?’ diye düşündük. Sonuçta 5 yıl boyunca ortada yoktu. Zaman zaman konuşmalarımız sırasında ‘Kanser oldum, artık öleceğim’ derdi. Ayrıca M.A.’nın kendisiyle iletişime geçtiğini ve mesaj attığını söylerdi. Ancak onun bu olaylarla ilgisinin olup olmadığını bilmiyorum” dedi.
“SEVGİLİSİNİ ABİM DİYE GÖSTERDİ”
Tanık G.G., Güneş Yıldıztan’ın çevresindeki bazı kişilerin bakışlarından rahatsız olduğunu dile getirdiğini belirterek, “Güneş, kadın komşumuzun eşinin kendisine taciz eder gibi baktığını söylerdi. Saim için ise ‘Onu kardeşim gibi severim’ derdi. Bana doğrudan başka biriyle ilişkisi olduğunu söylemedi. Sadece bazı söylentiler duyuyorduk. M.A.’nın kalpli bir fotoğrafını bana göstererek, ‘Bu benim ağabeyim’ dedi. Ben de ağabeyi gurbette olduğu için onu özlediğini düşünmüştüm” ifadelerini kullandı.
MÜTALAA HAZIRLANACAK
Tanık beyanının ardından tüm sanıklara ifadeye ilişkin diyecekleri soruldu. Sanıklar, tanık beyanına karşı söyleyecek bir şeylerinin olmadığını belirtti. Tutuklu sanıklar ise tahliyelerini talep etti. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak için mahkemeden süre istedi.
“NİHAT KENDİSİNİ İFADE EDEMİYOR”
Nihat Yıldıztan’ın avukatı savunmasında, müvekkilinin algısal ve zihinsel kapasitesi nedeniyle kendisini sağlıklı şekilde ifade edemediğini öne sürerek, olay tarihinde İstanbul’da bulunduğunu savundu. Avukat, bu gerekçelerle Nihat Yıldıztan’ın tahliyesini talep etti.
NİHAT YILDIZTAN TAHLİYE EDİLDİ
Duruşmada tanık G.G.’nin beyanlarının alınması ve sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Heyet, mevcut delil durumunu değerlendirerek tutuklu sanık Nihat Yıldıztan’ın tahliyesine karar verdi. Tutuklu sanıklar Muhsin Yıldıztan ve Saim Yıldıztan’ın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmeden mahkeme, eksik hususların giderilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
İDDİANAMEDE İSTENEN CEZALAR
19 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan iddianame, Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, "töre saiki ile kasten öldürme" , "azmettirme" ve "yardım etme" gibi suçlardan Nihat Yıldıztan (42), Saim Yıldıztan (36), Seracettin Yıldıztan (66), Bedir Yıldıztan (72), Osman Yıldıztan, Ahmet Yıldıztan (44), Barış Yıldıztan (32), Ferhat Yıldıztan (35), Mustafa Yıldıztan (49), Mehmet Ziya Yıldıztan (40), Muhsin Yıldıztan (34) hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.