Güngör Arslan’ın ardından…

Abone Ol



Henüz liseden yeni mezun olmuştum. Biraz yerinde duramayan kanı kaynayan bir gençtim. Bir büyüğümün vasıtası ile doğru yoldan ayrılmayayım, askere gitmeden bir işin ucundan tutayım diye Kocaeli Gazetesi’ne yönlendirildim. Gazetenin yazı işleri müdürü Kader Süt benimle ilgilendi. Adliye ve polis muhabiri olan Mete Generaloğlu’nun yanına verdi. Bana işi öğretecek sonra çalışır veya çalışamaz diyecekti. İlk gün, binada gür sesi ile bağıran biri “Adnan neredesin Adnan” diye esip gürlüyordu. 

 Herkes o sesten çekiniyordu. Kim dememe fırsat kalmadı ki “ Aman çarpılmayalım Abbas gel buraya” diyerek Mete abi beni alıp götürdü. Yolda öğrendim. Kendisi müessese müdürümüz Güngör Arslan’mış…

 Sonra ben 2 haftalık deneme sürecini bitirdim. Mete abibenim bu işi yapmaya uygun olduğumu, kolay öğrendiğimi ve yeteneğimin olduğunu söyledi. 2 hafta sonra işbaşı yaptım. Muhasebeye evraklarımı teslim ettim. Bir gün sonra kapıda karşılaştık. Henüz yüz yüze bizzat tanışmamıştık. “ Günaydın Abbas hayırlı olsun” dedi. Sert bir mizacı vardı. Ama aynı zamanda samimiydi.

 Onu birçok kişiye bağırıp çağırırken gördüm. Ama ben bir kere bile onunla o şekilde bir konuşma yaşamadım. Eskiden fazla gazete yoktu. Haber atlatma ve özel haber yapmak bir hayli yaygındı. Hatta ay sonları gazetenin terasında yemekler düzenlenir ve ‘Ayın muhabiri’ bile seçilerek hediye verilirdi.

 Ben de mesleğime dört elle sarım. Bu süreçte kendimi de yaptığım haberler ile bayağı gösterdim. Güngör Bey değil de ‘Güngör Abi’ demeye başladık. Askere gidip geldim. Ben tekrar işe başlamıştım ki Güngör abi gazeteden ayrıldı. Bir süre sonra reklamlarını gördüm. Kendi gazetesini kuruyordu. Daha yeni başlıyorlardı ki onun gazetesine geçen Mete Generaloğlu, Volkan Yüksel ve Cenap Elmas, benimlekonuştu. Benim de orada onlarla olmamı istediler. Sonra bir akşam beni sohbete davet edip, sabahta işe gitmememi sağlayarak bu isteklerini de gerçekleştirdiler.

 Gittim ve Güngör abi ile konuştum. Aynı gün işe başladım. 3 yıl sorunsuz sıkıntısız bir şekilde devam ettim. Kendisinin beni eleştirdiği, işimi yapamadığım için laf söylediği ya da kendisi ile ters düştüğüm bir gün olmadı.

 Hakkımızı gününden önce verirdi. İşini yapana laf söylemezdi. Habercilik konusunda ondan çok şey öğrendim. Belki oradan ayrıldıktan sonra yolda görüp selamlaşabilen, hal hatır sorup bir yerde 2 bardak ay içen ender kişilerdenim.

Kendisi bir yerde üstüm bir başka yerde patronum oldu…

  Herkesin bir yoğurt yiyişi vardır. Herkesin mesleğini yaparken kendi bildiği doğruları vardır. O kendi doğrusunu yapıyordu. Bize göre yanlış olabilir. Onun yoğurt yiyişi farklıydı. Birçok dostu olduğu gibi düşmanı da vardı. Bazen haklı, bazen haksız da olabiliyordu. Bazen aşırıya kaçabiliyordu. Ama onu bu kentte onu bilmeyen yoktu.

 Doğru veya yanlış, ancak herkes tarafından bilinen bir kişiydi. Bana bugüne kadar sorduklarında, benim kendisi ileilgili herhangi bir şahsi sorunum olmadığını, bana yanlış yapmadığını, kendisi ile çalışırken hakkımı aldığımı, defalarca da işimdeki başarımdan dolayı ödüllendirildiğimi söylemişimdir.

 Onunla ilgili konuşana da, ‘Sizin sorununuz sizi ilgilendirir’ demişliğim çok olmuştur. Güngör Arslan yanılmıyorsam 2 defa silahlı saldırıya uğradı. Bunlar öldürme amaçlı değildi. Birkaç kez darp edildi. Haklı veya haksız nedenlerden çoğu kez gözaltına alındı. Mallarına el konuldu. Ancak, mallarına el konulan iddia ile ilgili olarak herhangi bir ceza da almadı. Yine Arslan hakkında, birçok yaptığı haberle ilgili davalar açıldı.

  Bazılarından ceza aldı. Bazılarından ise beraat etti. Yakın bir zamanda ise Arslan yine bir soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklandığında da bazıları sevinmiş ve hatta biraz daha ileri giderek, sosyal medyada gülümseyen fotoğraflar, isim vermeden yapılan paylaşımlar ile bu duruma sevinenlerde olmuştu.

  Ancak Arslan kısa bir süre sonra tekrar serbest kaldı. Herkes ‘bırak artık’ derken o gazetesini ve gazeteciliği bırakmadı. Biri özel olmak üzere 2 çocuğu vardı. Hepimizin ablası, bize gördüğü her yerde sarılan hal hatır soran Suna ablamızın eşiydi.

 Her zaman dediğim gibi adam öldürmenin haklı bir sebebi asla olamaz. Bir cana kıymanın haklı bir nedeni olması mümkün değil.

 Arslan neden öldürüldü? Bunu şu anda hiçbirimiz bilmiyoruz. 1 kişi gözaltında ve soruşturma devam ediyor. Ancak bazı yerlerde yapılan yorumları görünce inanın insanlığımdan tiksiniyorum.

Bir baba, bir eş yahu bir can gitti. Sevin veya sevmeyin ama hepimiz biliyoruz ki Güngör Arslan kişisel ilişkileri yüzünden değil, doğru veya yanlış yazdıkları yüzünden saldırıya uğradı.  

Dolayısıyla bu saldırı sadece Arslan’a değil, tüm basın camiasına yapılmıştır. Bir meslektaşım, benim değer verdiğim bir abi olarak kendisine Allah’tan rahmet yakın dost ve akrabalarına başsağlığı diliyorum.