Cemevi Dedesi Hasçelik Aleviliği anlattı “Her gece uyurken başımıza bir şey gelecek mi diye düşünmek istemiyoruz”

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Derince Şubesi Cemevi Dedesi Kurtuluş Halisçelik Alevilik felsefesi ve bu ay başlayan Yas-ı Matem orucu ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Hasçelik, “Artık her gece uyurken bu gece başımıza bir şey gelecek mi diye düşünmek istemiyoruz. Müslüman bir ülkede ibadetimizi yerine getirirken arkamızı kollamak istemiyoruz” şeklinde konuştu.

Ayşe Uğuz
Ayşe Uğuz Tüm Haberleri

Alevilerin 12 gün boyunca Kerbela acısını yüreğinde hissettiği Muharrem orucu başladı. Yüzyıllardan bu yana toplumda birçok kez mezhep farklılıkları, yaşam biçimleri, inanış felsefelerinden kaynaklı toplumda gerici güruhun hedefi haline gelen ve yüzlercesi katledilen Aleviler, yine bu yıl Muharrem orucunun ilk gününde bir araya geldiklerinde Ankara’da 3 farklı noktada eş zamanlı olarak saldırıya uğradı. Tüm Türkiye genelinde kınamalar yapılsa da Alevilerin inanışlarını ne zaman özgür bir şekilde yaşayacakları hala muallakta. Biz de Alevilerin felsefesine ve Muharrem oruçlarına yakından tanık olmak ve sizlere aktarmak için Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Derince Şubesi’nde oruç açmaya katıldık.

“ÖZÜMÜZ İNSAN SEVGİSİ”

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Derince Şubesi Cemevi Dedesi Kurtuluş Halisçelik Alevilik felsefesi ve Yas-ı Matem orucu ile ilgili, “Aleviler için “Eline, diline, beline hakim ol” ilkesi oldukça önemlidir. Ayrıca dört kapı kırk makamı temel esas alarak Alevi yaşam felsefesi bizler için önemlidir ve bu anlayışla yaşam sürdürürüz. Tabii bu ilke ve düşünceler içerisinde yaşamın ne kadar değerli olduğunu, ahlakın İslam dininin özü olduğunu, özünün insan sevgisi olduğunu, insanın kamil mertebesine ermesini yaşamı insanı sevmenin temeli olduğunu biliriz. Bunu da topluma anlatırız. Alevi felsefesi de bu temeller üzerine oturtulmuştur. Şu an Muharrem Ayı içerisindeyiz. Aleviliği anlatmak bu kadar kısa süreye sığacak bir durum değildir ama en azından bugüne nazaran bir söylemde bulunayım. Bu ay da bizler Kerbela’da şehit olan İmam Hüseyin ve yarenlerini anar onların yasını tutarız.

“AKŞAMLARI LÜKS YEMEKLERLE AÇLIĞIMIZI SONLANDIRMAYIZ”

Aleviler için oruç açlık değildir. Biz bunu bu şekilde kabul etmeyiz. Açın halinden anlamak için bir nevi nefsi köreltme, tokun açın halinden anlama, fakirin fukaranın yetimin yoksulun garibanın elinden tutmak bizim için en büyük oruçlardan bir tanesidir. Bugün aç kaldım her şeyi yerine getirdim demeyiz biz. Akşamları lüks yemeklerle açlığımızı sonlandırmayız. Alevi ilkesinde sevgi, kardeşlik, yetim hakkı, paylaşmak, birlik beraberlik, elinden tutmak vardır. Bunu yaptığımız sürece zaten oruç haline geçmiş oluruz. Yassı Matemi bu şekilde yaşamaktır oruç bizim için.

“ALLAH DİYOR Kİ; RIZKINIZIN PEŞİNDE KOŞUN RIZKINIZI KESECEK OLAN HİÇBİR ŞEYİ YAPMAYIN DİYOR”

Bu matem ayında oruç tutarken uymamız gereken durumlar vardır. Bu durumlarda Kerbela aşkıyla şehit olanlarımıza hürmeten yapmamız gerekenlerdir. Bunlar düğün dernek nişan sünnet gibi eğlenceler yapmayız ve böyle eğlencelere katılmayız, doğada bir ağacın bile yaprağına zarar vermeyiz, et yemeyiz, su içmeyiz, elimize bucak almayız, aynaya bakmayız, eşlerimizle yan yana gelmeyiz. Eskiden sakal tıraşı olunmazdı, 12 gün boyunca yıkanılmazdı, aynı elbiseyle matem tutulurdu ama artık dönemin şartlarının değişmesi ve bizlerinde şehir hayatına geçmesiyle birlikte bunları yapamamaya başladık. Allah diyor ki; Rızkınızın peşinde koşun rızkınızı kesecek olan hiçbir şeyi yapmayın diyor yani oruç tutmak ibadet yapmak engel değildir sizin için diyor. Bu yüzden şartlara da uyum sağlayarak ibadetimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. İş hayatımız var artık ve bu kurallara uymak zorundayız. Bunlar dışında yapmamız gereken diğer hallerimizi gerçekleştiririz. Bu aylarda soğan, yumurta yemeyiz. Matemimizi sessiz sakin kimseyi üzmeden, kırmadan geçiririz. Küskün dargınları barıştırırız.

“ÖL İKRAR VERME ÖL İKRARDAN DÖNME İLKESİNİ ESAS ALIRIZ”

Bizim Cemlerimiz de sessiz sakin ve barış içerisinde geçer. Cem erkanına gelince öl ikrar verme öl ikrarından dönme ilkesini esas alırız. Biz de yola ikrarla başlarız. İkrar aileden başlar. Ailenin birbiriyle barışık olması lazım. Biz bir ceme katıldığımızda o ceme önce evimizden ailemizden başlarız. Önce onlardan rızalık alırız. Niyet ederiz duşumuzu alırız temiz kıyafetlerimizi giyer, lokmamızı pişiririz ve cem evine geliriz. Cem evine geldiğimizde peygamber efendimizin dediği gibi; Ben ilmin şehriyim, Ali ise kapısıdır. Kim ki o kapıdan girerse bana da ulaşır. Bana ulaşan da Allah’a erişmiş olur der. O yüzden benim ehlibeytim Nuh’un gemisi gibi demiştir. Cem evinde kapının üstü Peygamberimiz Muhammet Mustafa, sağ taraf İmam Hasan, sol taraf İmam Hüseyin, kapının eşiği ana Fatma, kapının kendisi Şahı Merdan Ali’dir o kapıya niyaz ederiz öyle gireriz o kapıdan içeri.

“KÜSKÜNLERİ BARIŞTIRMADAN CEM’E BAŞLAMAYIZ”

Kapıdan girdikten sonra yerimize otururuz dede içeri girer canlar ayağa kalkar dar duası veririz duadan sonra herkes yerine oturur. Dede yol erkan ve inanç üzerine sohbet başlatır, sohbetten sonra ikinci temel esasımız olan ve alevi felsefesinin olmazsa olmazı olan rızalık şehridir. Allah diyor ki; kulum birbirinden razıysa bende kulumdan razıyımdır. Biz o rızalığı almadan cemlerimize başlamayız. O rızalığı almadan sorarız küskünler var mı? Birbirine dargın olan var mı? Bilerek ve ya bilemeyerek hataya düştüyse çıksın hak meydanına özünü dara çeksin deriz. Yoksa herkesten 3 defa razılık alırız eğer küskün varsa küskünleri meydana çıkartırız dede sorgudan geçirir barıştırır. Oldu ki barışmadı küskünler dede onları Cem’in dışına çıkarır. Cem’de küskün olmaz. Barışıp haklarını teslim edene kadar Cem’e katılamazlar. Cem bir arada can olmak demektir. Bizim mahkememiz dardır. Biz hiçbir zaman devletin kapısına gidip yargılanmadık. Sorgularını Pir önünde yaparak haklarını teslim ederler. Mahkemeye gitmeye gerek kalmaz hiçbir zaman.

“BİZİ KABUL ETSİNLER VE BİZİMLE BERABER YAŞAMAYI ÖĞRENSİNLER İSTİYORUZ”

Bizler Aleviler olarak bu ülkede ezilmeden, barış ve kardeşlik içerisinde yaşamak istiyoruz. Biz hiç kimseye zarar vermedik bu ülkede, kin tutmadık, intikam almaya çalışmadık. Bizi kabul etsinler ve bizimle beraber yaşamayı öğrensinler istiyoruz. Artık her gece uyurken bu gece başımıza bir şey gelecek mi diye düşünmek istemiyoruz. Müslüman bir ülkede ibadetimizi yerine getirirken arkamızı kollamak istemiyoruz. Karşımızda birilerini görmek istemiyoruz. Müslümanlık dini kardeşlik dinidir. Hoş görü dinidir. Bizlere hoş görü gösterilmesini istiyoruz. Bir ayette Müminlerin hepsi kardeştir demiştir Allah biz de bu ayetten yola çıkarak tüm müminleri kardeşimiz olarak görüyoruz tüm müminlerin de bizi kardeşi olarak görmesini istiyoruz ” ifadelerini kullandı.

03 Ağu 2022 - 13:59 - Gündem

Muhabir  Ayşe Uğuz

Kocaeli haber seopix