Vacit Çelik: Ben şair değil sadece şiir yazan biriyim

“Kocaeli’nin Yazarları Konuşuyor” yazı dizimizin bugünkü konuğu aynı zamanda eski bir gazeteci olan Vacit Çelik. Şiir yazmasına rağmen kendini şair olarak tanımlamadığını belirten Çelik, “Ben şair değilim. Şair olamam da. Ben sadece şiir yazan, şiir seven sizden biriyim” ifadelerini kullanıyor.

Ayşe Uğuz
Ayşe Uğuz Tüm Haberleri

Kocaeli’de geniş bir kesim tarafından tanınan eski gazeteci Vacit Çelik, “Kocaeli’nin Yazarları Konuşuyor” yazı dizimizin bugünkü konuğu. Vacit Çelik ile sanat ve edebiyat üzerine keyifli bir söyleşi yaptık. Uzun yıllardır edebiyat ve kültür sanatla içli dışlı olan Çelik, hayatının her alanında aldığı notlarını zaman içerisinde geliştirerek sevdiklerine anı bırakmak istemiş ve yazarlık hayatı da bu noktada başlamış. Kocaeli’nin önemli yazarlarından olan Vacit Çelik, çok uzun yıllardan bu yana belediyelerin kültür ve sanat işlerinden sorumlu olarak kente de bu anlamda büyük katkılar sundu.

Sosyal İşler Müdürlüğünden emekli olduktan sonra Bartın Amasra Belediye Başkanlığının da uzun yıllar Basın ve Kültür –Sanat Danışmanlığı görevini yürüten Çelik ilk kitabını 2022 yılının ağustos ayında çıkardı. ‘Şiirarasıhayat’ isimli şiir kitabında hem Kocaeli’yi hem de kendini anlatıyor. Daha sonra ise 2023 yılının Kasım ayında ‘Vazgeçme Kalbim’ isimli kitabını yayınlıyor. ‘En çok hangi şiir içinize dokundu?’ diye sorduğumuzda ise kızı için yazdığı ‘Hindistan’da Bir İpsiz Uçurtma’ isimli şiirinin yerinin ayrı olduğunu söylüyor.

Vacit Çelik: Ben şair değil sadece şiir yazan biriyim

Kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz? Yazmaya nasıl başladınız?

Yıllardır yazıyorum. Yıllardır yazmamın nedenlerinden somut olanı da gençlik yıllarımdan bu yana bu kentte kültür sanat alanında görev üstlenmem. 17 Ağustos depreminde yitirdiğimiz Sabri Yalım’ın başkanlığını yaptığı İzmit Sinema Derneğimiz vardı. O dönem 19’lu yaşlarda yönetim kuruluna girdim ve ilk defa bu alanda çalışmalara başladım. Türk Yolu Bizim Şehir Gazetesi diye bir gazetemiz vardı, bizim. O dönem bir sayfasında kültür ve sanat sayfasının hazırlanmasını üstlenmiştim.

Sağlık Yatırım Organizasyon A.Ş diye bir anonim şirket kurduk. Bunun içerisinde o dönemlerde gazetecilik yapan Murat Yoldaş, Barbaros Tantan gibi değerli birçok değerli arkadaşımız da vardı. O oluşum bize yine kültür sanat ağırlıklı yayın organlarını çıkartmamızı öngördü. O dönem Türkiye Çevreciler ödülü almıştık.

“DEĞİRMENDERE’Yİ SANAT MERKEZİ HALİNE GETİRDİK”

Daha sonra Değirmendere Belediyesi’nde Basın ve Kültür ve Sanat Etkinlileri Müdürü olarak çalışmaya başladım. O dönemin ardından 10 yıl boyunca kesintisiz kültür ve sanatın içerisinde oldum. Düşüncelerimizi pratiğe indirip, kitlelerle bir araya getiriyorduk. Değirmendere’yi 10 yıl boyunca kültür sanat merkezi haline getirdik. Değirmendere’m dergisi çıkarttık. Kocaeli ilinin sınırlarını almasını sağladık. 1983 yılında ulusal ahşap sempozyumunu başlattık. O yıllarda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ‘tükürürüm heykele’ diyecek kadar anti propaganda yaptı. Riskliydi ve Refah Partisi o dönem çok güçlüydü. Biz ahşap heykel projesini ortaya koyunca birçok arkadaşımız haklı olarak tedirgin oldu hedef oluruz diye. Ama sanatı sahiplenmek riskleri de üstlenmeyi gerektiriyor.

“TÜRKİYE’NİN BAŞKA İLLERİNDEN HEYKELLERİMİZİ GÖRMEYE GELİYORLARDI”

Seçim öncesi ilk sempozyumumuzu başlattık Mimar Sinan Üniversitesi danışmanlığında. Çok zor bir dönemdi Değirmendere’nin tutucu olan yukarı taraflarında bizim için örgütler oluşturulmaya başlanmıştı. Daha sonra seçimde rüzgarın bizden yana esmesiyle birlikte bunu ulusal hale taşıdık. Ayrıca bize o dönem ciddi anlamda karşı çıkan Değirmendere esnafının hepsi bir araya gelmiş kendiliğinden yanımıza geldiler. ‘Biz karşı çıkmıştık ilk başta ama çok iyi oldu, saygı duyuyoruz size’ dediler çünkü iç turizm o kadar çok hareketlenmişti ki Türkiye’nin başka illerinden geliyorlardı heykelleri görmeye.

“BEKİRPAŞA’DA İNSANLARIN ÖNCELİKLERİ FARKLIYDI”

Deprem sonrası Bekirpaşa Belediyesi’ne geçtim aynı görevle ve orada da aynı projeleri oraya taşımak istedim. Orası çok zor bir yerdi. İnsanların öncelikleri karınlarını doyurmaktır. Biz yine de hedefleri koyduk. Bekirpaşa’da da konserler, çocuk şenlikleri yaptık. Çok güzel dönüşler aldık. Bekirpaşa Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’ni kurduk. Kültür ve sanatı kitleselleştirmek istedik. O dönemlerde Cephanelik de bize teslim edilmişti. Çok güzeldi bizim için. 2004 seçimlerini kaybettikten sonra pasifleştik ben de emekli oldum.

“AMASRA’DA ÇOK GÜZEL ETKİNLİKLER DÜZENLEDİK”

Emekli olduktan sonra Amasra’ya gittik. Barış Akarsu’nun babası benim çok yakın arkadaşımdı bu yüzden oraya gittim. Ali Yıldırım Danışmanlık önerdi bana. Parasal onu hiç konuşmadık. Bende ona, ‘Ben CHP üyesiyim bu zamana kadar da hep CHP’li belediyelerle çalıştım senin için de uygunsa para konusunu konuşmayız hiç gönüllü olarak ben seve seve bu görevi üstlenirim’ dedim. Hemen ardından Amasra’m Dergisi’ni çıkarttık. İlk amatör bir dergiydi maddi koşullardan kaynaklı ama daha sonra bayağı profesyonel oldu. Orada da güzele etkinlikler yaptık. Amasra’da da kültür sanat etkinlikleri yaptık orası da çok güzel oldu.

İlk yazdığınız eserin hikayesi nedir?

Çok önemli bir eserimi kaybettim diyebilirim aslında. Yıllardır not alıyordum. Yayınlamadığım bir yazı dizim vardı. 1976 yılından 2000 yılına kadar Kocaeli’nin hem siyasal hem de kültür sanat hareketlerini not aldığım ‘Kod Adı: Şahan’ isimli bir yazın dizisi. Bu yazı dizisi çok sert ve keskindi. Geçmişten bugüne illegalitenin de içinde yer aldığı bir yazıydı. İsimler de çok belirgindi. Şu an ismini vermeyeyim ancak şöyle özetleyeyim: Kocaeli’de en üst düzeyde siyasal bir kimliği olan ciddi bir servete olan siyasetçinin, 1989’lu yıllarda ben üst düzey bir yöneticiyken ve o şirketin hissedarıyken o da meslektaşıyla Gakko İş Hanı’nda kirasını zor verir haldeydiler. Aynı siyasal hayatın içindeydik benim şimdi bir bisikletim bile yok onların torunlarının bile üst segment araçları var. Böyle bir hikayeyi anlatıyor. Ama yayınlamak biraz sıkıntılı olacaktı. Daha sonra evime giren hırsız, bilgisayarı alıp götürdü.

Kitap çıkartmaya nasıl karar verdiniz?

Kocaeli’de gazetecilik yapmaya başladıktan sonra yine kültür sanat alanına yoğunlaştım. Günümüzde çok sistemli bir planın çok sinsice uygulamaları nedeniyle şu an en nitelikli en kimlikli insanlar bile bırakın sinemaya tiyatroya gitmeyi günlük gazete bile okumuyorlar. Bu yüzden pek cesaret edemiyordum. Çevremdeki arkadaşlarım ‘Abi yazıp, çiziyorsun neden kitap olarak çıkartmıyorsun’ dediler. Ben de ‘Benim öyle bir niyetim yok. Ben şair değilim kendim için yazıyorum keyif alıyorum’ dedim. Ama daha sonra en azından bir iki tane de olsa anı olarak kalsın demişlerdi bu aklıma yattı. Başımızdan kavak yıllarının estiği günler çok geride kaldı, diyalektiğin değişmeyen yasası değişim biz de değişiyoruz, yaş olarak da ilerledik. Bu yüzden bir şiir kitabı çıkartmak istedim. İlk şiir kitabımı çıkarttım, adını da ‘Şiir arası hayat’ koydum. Şiir kitapları genelde 60-70 sayfa oluyordu ben 202 sayfaydı. Arkadaşlar dedi bundan 5 tane şiir kitabı çıkar. 2022 senesi Ağustos ayında çıkarttım. Parasal anlamda kitaplarım bir şey ifade etmiyor. 1000 tane bastırdım. Benim elimde kalmadı mesela. İkinci kitabı geçtiğimiz aylarda hedefledim. Aralıkın ilk haftası elime ulaştı henüz imza günü düzenlemedim.

Hangi kitap size daha sıcak geldi?

Her bir şiir benim için çok farklı bir anlam taşıyor. Kızım 2020 senesi Covid-19 döneminde Hindistan’da koronavirüse yakalandı ve 9 aylık hamileydi. Türkiye’ye gelemedi çünkü test süreçlerini beklediler. Benim için kabus gibiydi. O şartlarda doğuma girdi. Haberleşemiyorum, konuşamıyorum, haber alamıyorum. O sırada ben hem ağladım hem notlar aldım. ‘Hindistan’da Bir İpsiz Uçurtma’ diye bir şiir çıktı ortaya. Kızımın çocukluk yıllarından bu dönemlerine kadar olan hayatını anlattığı. Bir de yalnızlığımın ağır bastığı dönemde notlar alıyordum ‘Güneş Gözlüğüm’ diye bir şiirim var. Bu notlarımı da Barış Akarsu ile Amasra’dayken alıyordum. Sonradan toparladım. ‘Saçları Deniz Kokan Kadın’ şiirim de o süreçte ortaya çıktı. Bir de 17 Ağustos depremini yaşamış biri olarak, 6 Şubat depremlerinin ardından bir şiir yazdım. 17 Ağustos ve 6 Şubat depremlerini birleştirdiğim yargılayıcı, siyasal bir şiir.

15 Oca 2024 - 15:55 - Kocaeli haber

Mahreç  Ayşe Uğuz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgün Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgün Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Özgün Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgün Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

07

Gezembulur Gezginler - Saygıdeğer Çavuşum ,ağabeyim üstadım emeğine sağlık eserlerinden bazılarını haberim olmadan (Amasra) gördüm helal olsun dedim yüreği büyük ve güzel insan yolun açık kalemin keskin sağlığın yerinde olsun umarım en kısa zamanda görüşme imkanımız olur saygılarımla

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 01 Şubat 16:00
06

Halil Küçükparlak - Başlıkta tevazu göstermişsin ama bir şairsin dostum.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 01 Şubat 00:04
05

Kartal Kardeşi̇n Haluk - VACİT DOSTUM DEĞİL SANA KARDEŞİM DEMEK İSTİYORUM.İYİKİ SENİ TANIDIM,BENİM İÇİN ÇOK DEĞERLİSİN.SENİ ÖNCE İNSANLIĞINLA SONRADA YAPTIKLARINLA TAKDİR EDİYORUM VE ORTAK TUTKUMUZ OLAN BEŞİKTAŞLILIKTAN DOLAYI TEBRİKLER KARTAL KARDEŞ DEMEK İSTİYORUM,SELAM VE SEVGİLER CAN KARDEŞİM...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 19:16
04

Hakan Aydın - Sayın abicim; hiç bir tanışma bu kadar ağır olamaz. Seninle yıkık dökük Değirmendere'nin yıkılmış hayatları içerisinde tanışmıştık.O yıkıntıdan güçlü dostluklara selam olsun.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 17:46
03

İbrahim Güre - Sevgili Vacit abi, kirlenen bu dünyada temiz kalmış nadir insanlardan bir tanesisin. Seni tanıdığım için, karşılık beklemeden bana verdiğin sınırsız destek için çok teşekkür ederim güzel dost. Başarıların daim olsun. Amasra'da selamlar.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 17:05
02

Necmettin Kovabas - Yılların eskitemediği gençliğin önderi devrem başarılarının devamını diliyorum

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 16:55
01

Fatos - Canım Vacit abim iyi ki yollarımız kesişmiş seni tanımışım, kalbinin ruhunun güzellikleri hep kaleminde olsun kozmosun tavanı kadar sevgiler

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 16:27

Kocaeli haber