‘Kuklacı Metin’den yeni roman

“Kocaeli’nin Yazarları Konuşuyor” köşemize konuk olan kentimizin tanınmış isimlerinden Kuklacı/Yazar Metin Ateş, merakla beklenen yeni romanı ‘Buz Dağının Ateşi’ ile geçtiğimiz günlerde okuyucuların karşısına çıktı.

Uğur Ulusoy
Uğur Ulusoy Tüm Haberleri

Kocaeli’nin Yazarları Konuşuyor başlıklı yazı dizimizin bugünkü konuğu kentin yakından bir isim olan Kuklacı/Yazar Metin Ateş. Türk seyirlik oyunlarından olan kuklacılık ve kukla tiyatrosunun 55 yıllık usta sanatçısı İzmitli Metin Ateş, bir yandan kukla gösterileri ile çocukları ve yetişkinleri mutlu etmeye devam ederken kukla sanatındaki marifetini yazarlıkta da gösteriyor. Metin Ateş, merakla beklenen romanı geçtiğimiz günlerde ‘Buz Dağının Ateşi’ ile okuyucularıyla buluştu.

‘Kuklacı Metin’den yeni roman

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1959 doğumluyum. 12 yaşından beri tiyatro ile ilgilenmekteyim. Kukla oynatıyorum. Gitmediğim okul yok, neredeyse2-3 sefer bütün Türkiye’yi gezdim. Beni herkes Kuklacı Metin diye tanır.

‘Kuklacı Metin’den yeni roman

Kuklacılığa ne zaman başladınız?

Ustam olan Kaptan Amca ile yani Mehmet Selim Başeğmez ile 12 yaşında başladım kukla oynatmaya. Başeğmez, Ankara Başkent Tiyatrolarının kurucusudur.

Kuklacılık sanatı nedir?
Kukla, tek aktörlü, üç boyutlu, taklit ve söze, karşılıklı konuşmaya dayalı geleneksel seyirlik oyunu. Türkçe oyuncak bebek anlamına gelen ve bugün Anadolu'da yaşayan korçak, kudurcuk, kaburcuk, koğurcak, kavırçak, lubet, ninik gibi isimlerle yaşayan kukla seyirlik oyunların en eskilerindendir.

Kukla tiyatrosu, kuklalar ile oynanan bir tiyatrodur. Genellikle insan veya hayvan figürüne benzeyen cansız nesneler, bir kuklacı tarafından hareketlendirilir. Kuklacı vücut, baş, uzuvları ve bazı durumlarda kuklanın ağzını ve gözlerini hareket ettirmek için elleri, kolları ya da çubuklar ya da ipler gibi hareket nesnelerini kullanır. Kuklacı çoğunlukla kukla karakterini kendisi seslendirir ve daha sonra kuklanın ağzının hareketlerini bu konuşma kısmı ile senkronize eder. Kuklalar tarafından hareketlendirilen eylemler, jestler ve konuşulan kısımlar genellikle öykü anlatımında kullanılır. Kukla tiyatrosunun yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişi olduğu düşünülmektedir.

‘Kuklacı Metin’den yeni roman

Geleneksel Türk Kukla sanatı hakkında bilgi verir misiniz?
Kukla oyunlarının geçmişi çok eskilere dayanır. İlk kukla oyunlarının ne zaman ve nerede oynandığına ait kesin bir bilgi yoktur. Araştırmacılar türün tıpkı gölge oyunu gibi Çin ve Hindistan’da doğup yaygınlaştığını düşünmektedir. Oyunlar buradan Türkistan’a ve İran yolu ile Batı’ya geçmiştir. Oyunların ortaya çıkmasında dinsel inanışların, tören ve ayinler ile büyünün etkili olduğu görüşü yaygındır. Temelde insanı kontrol etme isteği kuklanın özünü oluşturur.

Zamanla kukla oyunları birer eğitim ve eğlence aracı olmuş, kuklacılığın dinsel yönü unutulmuştur. Kukla oyunları hakkında Divanu Lügati’t Türk isimli eserde çocukların oynadığı “kudhurcuk” isimli yapma bebeklerden bahsedilmesi, türün Türkler arasında eskiden beri var olduğunu göstermektedir. Geleneksel Türk kukla oyunlarının yaygın olarak iki teknikle oynandığı görülür. Bunlar: İp ile oynatma ve el kuklasıdır.

Biraz kitaplarınızdan bahseder misiniz?

Birinci kitabım ‘Sevgi Ağlatmak Değildir’, ikinci kitabım da ‘Buzdağının Ateşi’. Devamı var daha sonra da ‘Bir Kuklacının Gözyaşları’ çıkacak.
Budağının Ateşi isimli bu yeni romanım ile hala sanatımın ilk yıllarındaki aynı heyecanı duyuyorum. Ülkemizde son yıllarda pek dram tarzında eser çıkarılmıyor. Umarım bu yeni eserim yeni nesil gençlere ve geç okuyuculara ilham kaynağı olur.

Sizler kuklacı olarak para kazanabiliyor musunuz?

Koronada herkes açım dedi devletten para istedi. Peki bunlara devlet mi dedi sen sanatçı ol diye. Sadece sanatçılar mı aç, kuklacılar mı aç, karagözcüler mi aç Türkiye’de. Bir sürü vatandaş var. Adam Suriye’den geliyor kağıt topluyor evinin kirasını veriyor. Bizimkiler ne yapıyor, parayı bulunca yiyor içiyor. Bir de bunlara çanak tutanlar var ülkede. Bir de diyorlar ki biz çağ atlıyoruz. Biz çağ değil ip atlayamayız.

Kuklacılığa ilgi nasıl?

Kukla iki bölümden oynanır. Müzikal ve güldürü. Müzikalde oynatabilmen için makam usul bilmen gerekir. Kuklayı sallamakla olmuyor bu iş. Açıkta kukla oynatıyorlar, açıkta kukla oynanmaz. Bir gizemi olmalı bu işin. Gize olacak ki çocuk merak edecek, büyükler merak edecek.

Şimdi 11 ilde festival yaptı Kültür Bakanlığı. Kuklacılar açıkta, Karagözcüler açıkta. Karagöz karanlıkta oynatılan bir oyun. Temaşa sanatı bunların hepsi. Orta oyunu diyorlar; orta oyunu tek kişiyle oynanmaz. Türk Tiyatrosunun son temsilcisi, orta oyunu ve tuluat sanatçısı Rahmetli İsmail Hakkı Dümbüllü…

Yeni kuklacılar yetişiyor mu?

Bizim gibi insanlar maalesef yetişmiyor. Bu kentte dışarıdan gelenlere iş veriliyor. Bizlere verilmiyor. Artık insanlar kukla oldu nasıl kukla yetişsin. Bizim dayımız yok ki. Dayınız olsa köy değil il olursun.

Yerelden yönetimlerden beklentiniz?

Baş iyi olabilir ama kadrosu sakatsa ne olacak. Ben kuklacı değilim, kuklayı eline almayanlar kuklacı oldu şimdi…

12 Şub 2024 - 17:43 - Kocaeli haber

Mahreç  Uğur Ulusoy


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgün Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgün Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Özgün Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgün Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.


Kocaeli haber