12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), Türk Tabipleri Birliği ve Eğitim-Sen tarafından ortak basın açıklaması düzenlendi. Elektrik Mühendisleri Odası Konferans Salonu’ndaki açıklamaya CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko’nun yanı sıra çok sayıda oda, sendika ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
“Çalışan Çocuk Değil, Çalıştırılan Çocuk”
Toplantıda konuşan Türk Tabipleri Birliği Kocaeli Başkanı Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, çocuk işçiliğinin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekti. “Çalışan çocuk” yerine “çalıştırılan çocuk” ifadesini kullanmayı tercih ettiklerini belirten Çağlayan, erken yaşta çalışmanın çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi.
Çocuk işçiliğinin yetersiz beslenme, şiddet, kimyasallara maruz kalma ve madde bağımlılığı gibi birçok sorunu beraberinde getirdiğini ifade eden Çağlayan, çocukların gelişim çağında ağır yüklerle karşı karşıya bırakıldığını vurguladı.
“2013’ten Bu Yana 862 Çocuk İşçi Hayatını Kaybetti”
İSİG Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Karstarlı ise çocuk işçi ölümlerine ilişkin verileri paylaştı. Karstarlı, 2013 yılından bu yana en az 862 çocuk işçinin yaşamını yitirdiğini belirterek, “Raporlarımıza göre çocuk ölümleri azalmıyor, her yıl artıyor” dedi. Çocuk işçiliğinin yalnızca yasal çalışma yaşındaki çocuklarla sınırlı olmadığını belirten Karstarlı, 15 yaşın altında çalıştırılan çocukların da kayıt altına alındığını ifade etti.
“Her Dört Çocuktan Biri İş Gücünde”
Eğitim-Sen Kocaeli 1 No’lu Şube Başkanı Metin Temel tarafından okunan ortak açıklamada ise çocuk işçiliğinin temel nedenleri arasında yoksulluk, gelir adaletsizliği, işsizlik ve sosyal koruma mekanizmalarındaki eksikliklerin bulunduğu belirtildi. TÜİK’in 2024 verilerine göre 15-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 24,9’unun iş gücüne katıldığına dikkat çekilen açıklamada, bunun 950 binden fazla çocuğa karşılık geldiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca bu rakamlara kayıt dışı çalışan çocuklar, 15 yaş altındaki çocuklar ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamındaki öğrencilerin dahil olmadığına vurgu yapıldı.
“MESEM Çocuk İşçiliğini Meşrulaştırıyor”
Ortak açıklamada son yıllarda yaygınlaştırılan MESEM uygulamasının çocuk işçiliğini eğitim adı altında meşrulaştıran bir yapıya dönüştüğü savunuldu. Çocukların haftanın büyük bölümünü işletmelerde geçirdiği belirtilen açıklamada, öğrencilerin ucuz ve güvencesiz iş gücü olarak kullanıldığı öne sürüldü.
Yaz aylarının başlamasıyla birlikte özellikle tarım sektöründe çocuk işçiliğinin daha görünür hale geldiği ifade edilirken, mevsimlik tarım işçisi çocukların uzun çalışma saatleri, aşırı sıcaklar, barınma sorunları ve eğitimden uzaklaşma gibi birçok riskle karşı karşıya kaldığı belirtildi.
Ortak Çağrı Yapıldı
Açıklamada çocuk işçiliğiyle mücadelenin yalnızca denetimlerle değil, yoksulluğu azaltan ve eğitim hakkını güvence altına alan sosyal politikalarla mümkün olduğu ifade edildi. Katılımcılar, çocuk işçiliğinin her türünün sonlandırılması, çocuk işçi çalıştıran işletmelere caydırıcı yaptırımlar uygulanması, MESEM uygulamasının kaldırılması ve tüm çocuklar için bilimsel, kamusal ve nitelikli eğitimin güvence altına alınması çağrısında bulundu.