Kaç zamandır yazmayayım yazmayayım, Türkiye büyük bir felaket yaşadı, belediyeyi eleştirme zamanı değil dedim ancak bu konuda çok mesaj aldığım için dile getirme gereği duydum.
Konu, İzmit Belediyesi ve Başkan Fatma Kaplan Hürriyet.
Malum, Türkiye son 1.5 yıldır adeta ekonomik türbülans yaşıyor. Enflasyon aldı başını gitti. "Düşecek" vaatlerine rağmen sadece son iki aydaki enflasyon yüzde 10'a yaklaştı.
Güye tarım ülkesiyiz ve dünyadaki en verimli topraklara sahibiz. Ancak evimizdeki saksıda bile çok rahat yetiştirebileceğimiz soğanın kilosu 20 lirayı buldu.
Hayvancılığı hiç sormayın. Kıyma 300 liraya, en ucuz peynirin kilosu 150 liraya dayandı.
Böyle bir ortamda işçinin hakkını tam anlamıyla vermek önem kazanıyor.
Geçtiğimiz aylarda ilimizdeki tüm belediyeler, biri hariç, promosyon ihalelerini tamamladı.
En düşük promosyon 14-15 bin lira civarındaydı.
İşçiler paralarını bitirdi bile.
Ancak İzmit Belediyesi bir türlü promosyon ihalesini sonuçlandıramadı. İki kez ihaleye çıkılmasına rağmen hala bir sonuç yok ortada.
Güya belediye ve sendika yönetimi, fiyatı yüksek tutmak için direniyor. Ancak olan işçiye oluyor. 5-6 önce ellerine geçecek para ile daha çok şey alabilecek işçinin promosyon parası, adeta kuşa dönecek.
Bu nedenle de işçiler son derece tepkili, promosyon alamamaya.
Bir diğer tepki ve öfke ise toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin henüz neticeye vardırılamaması.
Tamam, deprem nedeniyle şubatta görüşme olmadı. Ama öncesinde ve sonrasındaki görüşmelerden de sonuç çıkmadı.
Yarınki görüşmeden bir umut sonuç çıkması bekleniyor.
Ancak olan yine işçiye oluyor. İşçiler hala asgari ücrete mahkum çalışıyor.
Önceki görüştüğüm bir personel, "Bu kadar basiretsizlik olmaz. Belediye, asgari ücretle işçi çalıştırıyor resmen. Aldığımız maaş 15 gün bile yetmiyor. Ama ne promosyon alabildik ne de sözleşme imzalandı. Böyle yönetim olmaz" tepkisini gösterdi.
Ki çok haklı.
TİS imzaları atılıp farklar ödenecek ama zamanında yapılmadıktan ve bir yaraya merhem olmadıktan sonra gelecek paranın hayrı olur mu?
Bunu Fatma Kaplan Hürriyet'e sormak gerekir.
Başkan seçilmeden önce, "İşçinin hakkını, alın teri kurumadan vereceğim" diyen Hürriyet'e işçilerin öfkesi adeta tavan yapmış durumda.
Bu öfke, ilk seçimde Millet İttifakı'na eksi yazar.
Demedi demeyin.