İLBER ORTAYLI HOCAMIZ ANISINA

Abone Ol

Değerli tarihçi hocamız İlber Ortaylı'nın kaybı ülkemizde farklı görüşlere sahip büyük kesimlerde derin üzüntü yarattı. Kendisi hayranlıkla okuyup, dinlediğim bir tarihçiydi. Son zamanlarda dinlediğimde yaşı da ilerlediğinden birşey olmasa diye aklıma getirdiğim olmuştur.

Düşünüyorum da bu kadar her kesim tarafından kapsayıcı şekilde sevilmek nasıl oldu?

İlber hocamızı her zaman keyifle dinlerken en belirgin özelliği sanırım objektif olmasıydı. Bilgisini onun bunun yanlısı, tarafı olmadan objektif paylaştı. O kendine has samimi gülen yüzü, ciddi hallerinde de samimiyeti, renkli kişiliği kendisine olan teveccühü artırdı.

İlber hocayı anlatmak bir yazıya sığdırılabilecek birşey değil sadece biraz hislerimi ve aklıma ilk gelen beni gülümseten bir iki anısına değinmek istiyorum. Birkere kendisi tarihçi-yazardan çok daha fazlasıydı, entellektüel bilgi birikimi donanımı inanılmaz geniş, Türkiye aslında sadece bir tarihçi değil büyük bir Alimi kaybetti.

Birgün Galatasaray Üniversite'sinde ders esnasında Fransızca bir metin okuyormuş, yavaş okuduğu gerekçesiyle bir öğrencisi eleştirir ve hoca da kendisini kürsüye davet eder sen devam et, öğrenci şaşkındır tabi çünkü metin Almanca ve hocanın Fransızca çeviri yaparak okuduğunu fark eder ve mahcup olur. Osmanlıca, Almanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Rusça gibi birçok yabancı dile hakim bir kişiliktir. Bu sayede de her dilde arşivleri inceleme imkanı bularak karşılaştırmalı tarih yapma imkanına sahip olmuştur. Dünya kültür ve medeniyetlerin bilgilerine sahipken, bir o kadar da kendi kültürümüze sahip çıkarak değerini bilmiş ve aktarmaya devam etmiştir.

Birgün de canlı yayında telefonunu açık unutmuş ve telefon çalıyor, o ne ya açık unutmuşum kim ki şimdi bu derken telefonu açıyor ve doktoruyla konuşmaya devam ediyor, kapattıktan sonra ortalığı idare edercesine şiveli konuşarak 'gusura bakmayın gosgoca başhekim sağlık önde geleyo' deyip o güzel kahkahasıyla güldürmüştü herkesi.

Kendim ve iki kızımında okuduğu 'Bir Ömür Nasıl Yaşanır' kitabı özellikle gençlerimize ışık tutan çok güzel bir kitap, herkes okumalı çocuklarımıza okutmalıyız. Sonrasında da bir çok söyleşi ve röportajında bu tavsiyelerini vurgulayarak hayat tecrübesi ve önerilerini bizlere sunmuştur.

Gençlere cesaretli ve çalışkan olmayı, sürekli öğrenmeyi kendilerine ilke edinmeyi, farklı kültürleri öğrenerek gezmeyi, gezmek para ister demeyin çok uygun gezilebilecek fırsatlarda yaratılabilir diyerek vurgulamıştır. Konfor alanından çıkarak hep öğrenen araştıran olmayı, işimizi severek en iyi şekilde yapmayı, güzel insanlar biriktirin, müziğe sanata önem verin gibi önemli öğütler vermektedir. Yine kitapla ilgili bir röportajında kim olursa olsun hayatınızın aşkı ya da sevdiğiniz arkadaşlarınız bile olsa görüşmelerinizin bir sınırı olsun, zaman çok önemli ve zamanı verimli kullanmanın önemine değinmiştir. Okumayanlara tavsiye ediyorum özellikle de gençlerimize..

Son olarak tarihdeki önemi dolayısıyla 18 Mart Çanakkale zaferi ile Gelibolu şehitlerimizi destansı bir şekilde anlatan İlber Hocamız vesilesi ile başta Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimize Allah’dan rahmet diliyorum.

Gülen yüzlü dobra İlber Ortaylı hocamız kitapların, yaptığın tv programları ve internet yayınların bize yine yol göstermeye devam ederek, gönüllerimizdeki yerinle yaşamaya devam edeceksin. Allah rahmet eylesin, nur içinde uyu, mekanın cennet olsun.

Sosyolog/ Aile Danışmanı selma.duman41@gmail.com