İNSAN MÜSVEDDESİ KADIN CANİLERİ

Abone Ol

Dur durak bilmeyen, kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, akıl sınırlarımızı zorlamaya devam ediyor. Gerçekten inanılır gibi değil!
Akıl muhakemesinden yoksun kimseler tarafından, sırf kadın oldukları için öldürülenlerin sayısı hiç eksilmeden artmaya devam ederken görünen o ki son bulacakmış gibi de gözükmüyor.

Geçtiğimiz günlerde, Kocaeli Dilovası’nda beş çocuk annesi bir kadın güpegündüz sokak ortasında inanılmaz bir vahşetle bıçaklanarak öldürülürken hemen ertesinde gelen bir haber yine yüreklerimizi dağladı. İzmir’in Konak ilçesinde bir kadın ve çocuğu eski eşi tarafından üzerine kezzap atılarak ağır yaralanırken, kaldırıldığı hastanede can verdi. Bu arada yine babası tarafından kimyasal maddeye maruz kalan çocuk ise hastanede tedavi görmeye devam ediyor. Peki bu çocuk yaşasa bile böylesi bir travmayla nasıl büyüyecek? Nasıl sağlıklı bir birey olabilecek?

Ve bu haberlere her gün bir yenisi daha eklenerek devam ediyor.

Peki dehşet verici bu olayların sonu ne zaman gelecek? Ya da gelecek mi?

Neden? Nasıl? Kim durduracak?

Özelliklede bir kadının yüzüne kezzap atmak, sadece bedene değil, insan onuruna da saldırıdır. Bu, öfkenin değil; saf kötülüğün ve hastalıklı bir zihniyetin ürünüdür.

Kadın cinayetleri artık münferit olaylar olarak görülemez. Çünkü her gün, sokak ortasında ya da evinde, boşanmış veya boşanmak istediği için öldürülen kadın haberleriyle güne başlıyoruz.

Ülkece, toplum olarak acaba utanıyor muyuz?

O kadar çok soru işareti var ki bu konuyla ilgili kafalarda, bir cevaplayan çıkar mı? O da bilinmez!

İnsan demekte zorlandığım, bu vahşeti gerçekleştirenlere “cani” demek bile bazen yetersiz kalıyor. Çünkü bu olayların çoğu bilinçli, planlı ve acımasızca yok etme isteğiyle işleniyor.

Kadınları, yarım kalmış hayalleriyle toprağa verirken, her mezarla birlikte insanlığımızı da gömüyoruz. Ve mezar taşlarına görünmez harflerle “seni de koruyamadık” yazıyoruz.

Medeniyet nutukları atılan fakat kadınların öldürüldüğü bu çağda, medeniyetinde artık bir anlamı olmadığını sanırım ki hepimiz görüyoruz…

Sevgiyle kalın