İsrail'in de Sokullu Mehmet Paşası Var Gibi Sanki

Abone Ol

28 Şubat’ta İran'a başlayan ABD destekli İsrail saldırıları ikinci ayını doldurmak üzere.

İran'a hedef gözetmeksizin saldıran ABD ve İsrail; okulları, hastaneleri vb. yerleri bombalayarak insanlık suçu işledikleri gibi İranlı üst düzey yöneticilere de suikastlar düzenlediler.

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu'nun en belirgin ortak özellikleri, yaptıkları katliamları dünya kamuoyuna kahramanlık gibi sunmalarıdır.

İran bu saldırılara misliyle karşılık vererek ABD ve İsrail'in dokunulmaz olmadıklarını dünya kamuoyuna adeta ders vererek gösterdi. İran, üst düzey yöneticilerine yapılan saldırılara İsrail Başbakanı Netanyahu'nun konutunu vurarak karşılık verirken, İsrail'in saldırıların ilk günlerindeki psikolojik üstünlüğüne de son verdi.

Netanyahu, son günlerde kamuya açık hiçbir etkinliğe katılmazken, meşhur savaş kabinesini de toplamadı. Basınla yüz yüze bir araya gelmedi. Netanyahu gibi hareketli bir katliamcının bu kadar medya önünden uzak kalması, "Netanyahu öldürüldü mü?" sorusunu sorduruyor ister istemez.

Dünya kamuoyunda Netanyahu'nun sağlık durumuyla ilgili yapılan tartışmalara İsrail’den cevap niteliğinde bir açıklama geldi. İsrailli yetkililer Netanyahu'nun kanser olduğunu açıkladılar. Genel görüş, İsrailli yöneticilerin bu açıklamasının tatmin edici bir açıklama olmaktan uzak olduğudur.

Netanyahu öldürüldü de barış görüşmeleri sonuçlanana kadar dünya kamuoyundan saklanacak mı? İsrail, psikolojik üstünlüğü İran'a kaptırmamak için barış görüşmeleri sonlanana kadar bu durumu saklayabilir.

Savaş esnasında liderlerin ölmesi ya da öldürülmesi durumunda kurmaylar, ordunun ve halkın moral ve motivasyonunu düşürmemek gayesiyle liderinin öldüğünü ya da öldürüldüğünü savaş bitene kadar kamuoyundan saklarlar. Tabii böyle bir taktiği ileri düzeyde psikolojik harp bilgisi olan komutanlar yaparlar.

Sırp kökenli Osmanlı Paşası Sokullu Mehmet Paşa, Kanuni Sultan Süleyman'ın vefatını 1566 yılındaki Zigetvar Kuşatması sırasında gizleyip, kuşatmayı bizzat yönettiğini yazar tarihçiler.

Kanuni Sultan Süleyman, Zigetvar Kalesi'nin düşmesinden sadece bir gün önce, 6-7 Eylül 1566 gecesi çadırında vefat etmiştir. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa, ordunun moralinin bozulmaması ve kuşatmanın zaferle sonuçlanması için padişahın ölümünü tam 48 gün boyunca askerlerden gizlemiştir. Sokullu, Kanuni'nin iç organlarını çıkarttırarak naaşını mumyalatmış ve otağında saklamıştır. Bu süreçte padişahtan emirler alıyormuş gibi davranarak orduyu yönetmeye devam etmiş, hatta Zigetvar Kalesi düştükten sonra fethi askerlere duyurmuştur.

Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümü, kardeşler arasında taht kavgası çıkmaması için Selim Belgrad'a gelip tahta çıkana kadar sır olarak saklanmıştı.

Duruma bakılırsa İsrail'in de Sokullu Mehmet Paşası var sanki…