İzmit’e hâkim bir tepede yer alan ve bölgedeki en eski Osmanlı eserlerinden biri olan Orhan Camisi, Kurban Bayramı sabahında vatandaşların yoğun ilgisini gördü. İzmit Körfezi manzarasıyla da dikkat çeken 694 yıllık tarihi camide cemaat, bayram namazı için saf tuttu. Namazın ardından İzmit Orhan Camisi İmam Hatibi Kenan Yılmaz, minbere Osmanlı döneminden kalma tören kılıcıyla çıktı.
Fethin sembolü olarak inşa edildi
Orhan Camisi İmam Hatibi Kenan Yılmaz, caminin 1330’lu yıllarda Sultan Orhan döneminde, şehzadesi Gazi Süleyman Paşa tarafından fethin sembolü olarak yaptırıldığını söyledi.
Yılmaz, “Orhan Camimiz, yapıldığı tarihte yani 1330’lu yıllarda sade bir yapı olarak inşa edilmiş. Dönemin kale surlarının içerisine inşa edilmiş ki bugün dahi İzmit’i en geniş açıyla gören tepesindedir. Camimiz; manzarasıyla, manevi atmosferiyle ziyaretçilerin gerçekten memnun kalarak ve istemeyerek ayrıldıkları bir mekân olmaya devam etmektedir” dedi.
1999 depreminde ağır hasar aldı
Tarihi caminin birçok onarım sürecinden geçtiğini belirten Yılmaz, Osmanlı dönemine ait bilinen ilk onarım kaydının 1843 yılına ait olduğunu ifade etti. Yılmaz, 1843’ten günümüze kadar 6 ayrı onarım kaydı bulunduğunu söyledi.
Caminin 1999 depreminde ağır hasar aldığını aktaran Yılmaz, “Camimiz de o dönemde ağır hasar almış, 4 yıl ibadete kapatılmış. Camimiz bahçesine kurulan bir sahra çadırında ibadet devam etmiş. Camimizde 3 yıl boyunca herhangi bir çalışma yapılamamış. 4’üncü yıl hızlandırılmış bir çalışma yapılmış” ifadelerini kullandı.
2015-2017 yıllarında restore edildi
Yılmaz, deprem sonrası yapılan çalışmanın aslına uygun şekilde tamamlanamaması nedeniyle 2015 yılında yeni bir restorasyon sürecinin başladığını belirtti.
Caminin 2015-2017 yılları arasında yaklaşık 2,5 yıl ibadete kapalı kaldığını kaydeden Yılmaz, bu süreçte yapısal, teknik ve mekanik yenilemelerin aslına uygun olarak gerçekleştirildiğini söyledi.
Sultan Abdülmecid döneminde eklentiler yapıldı
Kenan Yılmaz, caminin 1843 yılında Sultan Abdülmecid döneminde kapsamlı bir restorasyon gördüğünü belirtti. Bu dönemde camiye 4 sütunlu ahşap iç kubbe, kadınlar bölümü ve hünkar mahfili gibi bölümlerin kazandırıldığını ifade etti.
Yılmaz, Sultan Abdülmecid’in camiyle ilgili anlatılan ziyaretine ilişkin, “Sultanımızın astım türü bir rahatsızlığı varmış. Burayı ziyaretinin rahatsızlığına iyi geldiğini, şifa bulduğunu görmüş. Buranın havasının rahatsızlığına iyi gelmesi sebebiyle ve geldiği zaman ecdat yadigârı bu tarihi camide konaklaması, bir yandan istirahatini yaparken diğer yandan ibadetini huzurla ifa etmesi niyetiyle, hünkar mahfili dediğimiz bölüm camimize kazandırılmış” dedi.
Hutbeler kılıçla irat ediliyor
Orhan Camisi’nde cuma ve bayram hutbelerinin kılıçla okunduğunu belirten Yılmaz, bu geleneğin Ayasofya-i Kebir Camisi’nde olduğu gibi İzmit’te de sürdürüldüğünü söyledi.
Yılmaz, kılıcın yalnızca fethi değil, adaleti de temsil ettiğini vurgulayarak, “Kılıç, İslam’ın fetihlerini temsil eder. Yapılan fetihlerin bir yeri ele geçirmek, işgal etmek için değil; İslam’ı oralara da götürmek, İslam’ın adaletini oralara da götürüp oralardaki zulüm düzenini adalet düzenine çevirmek içindir. Kılıcımız bunu da temsil eder” ifadelerini kullandı.
“Mevcut kılıç yaklaşık 100 yıllık”
Yılmaz, camide kullanılan kılıcın yaklaşık 100 yıllık bir tarihe sahip olduğunu belirtti. Asıl tarihi kılıcın geçmişte çalındığını aktaran Yılmaz, mevcut kılıcın son dönem Osmanlı tören kılıcı olduğunu söyledi.
Yılmaz, “Kılıcımız yaklaşık 100 yıllık tarihe sahiptir. Asıl tarihi kılıcımız ne yazık ki geçmişte çalınmış ama bugün biz mevcut kılıcımızla, yaklaşık 100 yıllık bir tarihe sahip son dönem Osmanlı tören kılıcıyla, camideki bu geleneği devam ettirmenin gayreti içerisindeyiz” dedi.