16 Kasım 2025’te İzmit Yenişehir Mahallesi’nde meydana gelen olayda, iddiaya göre bisikletiyle mahallede dolaşan Ertuğrul Şenol, Yılmaz D. tarafından iş yerine zorla götürülerek odunla darp edildi. Şenol’un daha sonra sokağa bırakıldığı öne sürülürken, hastaneye kaldırılan mağdurun başına 6 dikiş atıldığı ve kolunun alçıya alındığı belirtildi. Olayın ardından ailenin şikâyeti üzerine Yılmaz D. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sanık, ilk kez 12 Şubat’ta 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Bu duruşmada, tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak tahliyesine karar verilmişti. Sanık, bugün görülen davanın ikinci duruşmasında yeniden hakim karşısına çıktı.
Mağdur ve sanık tarafının ifadesinin ardından, Mahkeme heyeti, sanığı “kasten yaralama” suçundan 3 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kararda herhangi bir indirim uygulanmadı.
"YARIM SAAT BOYUNCA EZİYET ETTİ"
Duruşma sonrası Kocaeli Adliyesi önünde açıklama yapan Erişilebilir Yaşam ve Hukuk Derneği Başkanı Avukat Tuba Özbay yaşanan olaya ve dava sürecine ilişkin yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi;
"Dosyanın ikinci duruşması vardı, karar duruşmasıydı. Aslında biz duruşma arasında verdiğimiz dilekçede kovuşturmanın genişletilmesi gerektiğini söylemiştik. Çünkü kamera görüntülerini tekrar izlediğimizde çözümlemesi yapılmamış kamera görüntülerinde başka failler olduğunu, ona yardım eden, ona iştirak eden başka birileri olduğunu gördük. Bu kişilerin hakkında da suç görüntüsünde bulunulması gerektiği kanaatindeyiz. Bunları belirttik mahkemeye. Yine bir önceki duruşmada savcılık mütalaasında yaralama suçununu araştırmış halinden cezalandırılması gerektiğinden söz etmişti. Ancak bizce yarım saat boyunca, biz on beş dakika biliyorduk, yarım saat olmadığı süre yarım saat boyunca boğazına basarak kendini savunamayacak, itiraz edemeyecek durumda olan arkadaşımızı darp etmesinin eziyet suçu oluşturduğunu. Bir kişiyi rızası dışında belli bir süre bir yerde tutuyorsanız, bu artık kişiyi hürriyetinden yoksul kılma suçudur."
"ÜST HADDEN CEZALANDIRILDI"
"Bunların oluştuğunu söylüyorum. Yine duruşma esnasında ifade veren tanıkların yalan beyandı bu. Tespit ettik kamera görüntülerinden. Onlardan dolayı da suçluyoruz. Mahkeme taleplerimizi reddetti. Kamera görüntülerinin eksik bırakılan çözümlemeleri yapılmasını talep ettik. Bunu da reddetti. Ceza verdi. Yaralama suçundan ceza verdi. Üst hadden cezalandırdı İyi hal indirimi yapmadı. Kişi mükerrer olduğu için, ikinci kez mükerrer olduğundan artırımlarıyla birlikte üç yıl kadar bir hapis cezasıyla cezalandırıldı. Zaten hani Türkiye'de bu suçların cezası bu. Bizim rahatsız olduğumuz nokta hala yani şu güne gelmişiz, yıl olmuş 2026 ortopedik engelli değil ki biz nasıl anlayalım engelliliğini diyor."
"SAVUNMALARINI ANLAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORUZ"
"Dosyada adli tıp raporu var. Çok ufak bir konuşmayla bile kendi ifade edemeyecek düzeyde olduğunu anlayabiliyorsunuz. Anlayabilirsiniz. Rapor olduğu halde ortopedik engelli değildi ki kişi bunu anlasın şeklindeki bir yaklaşıma gerçekten aklımız hayalimiz almıyor. biz hala yani şu engelliye dayalı ayrımcılığa nasıl son vereceğimizin yollarını ayırıyoruz. Engelliliğin ne olduğunu topluma anlatmaktan dilimizde tüy bitti. Sadece sizin gördüğünüz kadar değil. Aslında konuşsa da anlayabileceği bir şey sanki hayatımda ilk defa görmüş. Ya da ne bileyim konuşmadaki aile tavırları. Ertuğrul şu an iletişime kapalı ama belki o gün açıktı diye bir savunma bizi gerçekten aklımızın hani kafatasımızın içinde tutarken gerçekten zorlanıyoruz."
"ISRARLA ENGELLİ HAKLARINI SAVUNACAĞIZ"
"Tabii ki biz istinaf edeceğiz. Karşı taraf da istinaf edecek onlar ceza aldı diye. Bu işin bir gereğidir yani. Biz de itiraz edeceğiz. kural olarak kovuşturmanın genişletilmesi için yeterli delil varken yapılmamış olması bozma sebebidir. bunlar usulü şeyler. Ama burada biz ısrarla engelli haklarını savunmaya devam edeceğimizi bildirmek istiyoruz. Hepimize tekrar geçmiş olsun. Yani toplumsal olarak görüyorsunuz son birkaç haftada yaşanan olaylar da aynı şekilde. Ciddi bir şiddet ve yozlaşma ile mücadele ediyoruz umarım birdaha böyle şeyler yaşamayız."