Jürgen Klopp ve Liverpool performansı

Abone Ol

İngiltere Premier Ligi her zaman ilgimi çekmiştir ve bu nedenle de yakından takıp ederim. Bugün de yazımın konusunu geçtiğimiz yılın şampiyonu Liverpool'un değişen oyun felsefesine bağlı olarak yaşadığı performans dalgalanmalarındaki sebeplerine ayırdım... Borussia Dortmund'da oynattığı futbol ve aldığı başarılı sonuçlarla dikkatleri üzerine çeken Jürgen Klopp, bunun ödülünü tam da yapısına uygun bir kulüp olan Liverpool'a transfer olarak aldı... Zira Klopp; istediği oyun felsefesi için süper star olmayan ama çok yetenekli, atletik ve akıllı oyuncu grubunu ancak böyle bir takımda bir araya getirebilirdi. Brendan Rodgers'tan görevi devralan Jürgen Klopp'a ilk sorulan soru, oyun planının ne olacağı yönündeydi... Futbolda bütün üst düzey takımlar topa sahip olma oyunu oynuyor. Bu güzel. Ben de bu takımları izlemeyi seviyorum: Bayern Münih, harika bir takım, harika bir kulüp. Elbette Barcelona, zaman zaman Real Madrid, Manchester City. Ama hiç kimse bu işe topa sahip olan bir takım olarak başlayamıyor. Futbolda işe başlayıp ‘Evet artık top bizim ve diğer takımlar bizi beklemek durumunda"’diyemezsiniz. Yapılması gereken ilk şey sağlam bir savunmaya sahip olmak.” Klopp'un takımın başına geçmeden hemen önceki 2015/2016 sezonuna baktığımızda, Brendan Rodgers ilk 8 maçta sadece 3 galibiyet alabilmişti. Rodgers’ın oynatmaya çalıştığı 3. bölgede agresif baskıya dayanan topa sahip olma oyunu, takımdaki oyuncuların tamamının bu oyuna uygun olmaması nedeniyle erozyona uğradı.. Topa sahip olma oyununun bir türlü istenen seviyelere çıkamaması, sonlandıralamayan hücumların artmasına neden olmuş ve Liverpool takımı özellikle savunmaya geçişlerde rakiplerine çok daha fazla pozisyon vermeye başlamıştı.


Jürgen Klopp’un takımın başına geçer geçmez yaptığı hamle, Rodgers’ın son döneminde ısrar ederek eleştirildiği 4–3–3'ü bozarak 4–2–3–1'e dönmek oldu. İlk maçına merkezde Lucas Leiva ve Emre Can’la çıkan Klopp, bu iki oyuncunun önüne soldan sağa Coutinho, Lallana ve Milner’ı yerleştirirken ileride Origi’yi oynatıyordu. Devamında da bu formasyon çok değişmedi. Sağ kenardaki Milner’ın genellikle merkezi üçlediği yapı Lallana ve Coutinho’yu özgürleştirerek takımı 4–3–2–1 gibi de gösteriyordu. Premier ligin orta seviye takımlarına karşı klasik 4–3–3'ü de zaman zaman deneyen Alman hocanın özellikle üçlü orta saha oyunlarında da Lucas Leiva ve Henderson gibi iki savunmacı orta sahayı tercih etmesi oyunu oynamaktan ziyade rakibi durdurmayı ve savunmayı ön plana aldığını da ortaya koyuyor gibiydi. 4–2–3–1'de zaman zaman Firmino’yu santrfor arkasında kullanan, bazı maçlara da 4–4–2'yle çıkan Klopp, ikili orta saha tercihleriniyse genelde Henderson ve Emre Can'ın uyumlu olması ile verim aldı.


Yine de birkaç sezon denenen tüm formasyonlar ve taktiksel varyasyonlara rağmen takım tam olarak Klopp'un istediği oyunu oynayamıyordu. Bunun sebebi ise Klopp'un rotasyonda zamanlama hatası yaparak istediği yüksek tempo neticesinde oluşan sakatlıklar ve topa sahip olma oyunundaki top kayıpları diyebiliriz.
İstediği oyunu ve performansı gösteremeyen bazi oyuncuları gönderen Klopp, oyun planına göre tespit ettiği oyuncuları yönetimden transfer etmesini istedi.


Yapılan transferler ve zamanla takıma entegre edilen önemli oyuncular; savunma dörtlüsü alt yapıdan A takıma kazandırılan hücumcu sol bek Andrew Robertson, ve yine alt yapıdan hücumcu sağ bek T. Alexander Arnold, stoper mevkiine önceki sezonlarında Liverpool performansının çok altında bir performans gösteren ama adeta Klopp'un baştan yarattığı Virgil Van Dijk, onun partneri Matip zaman zaman Gomez. Savunmanın önünde orta saha üçlüsü takımın eski oyuncuları Adam David Lallana ve Henderson'ın yanına, transfer edilen Georginio Wijnaldum, Naby Deco Keita, Oxlade Chamberlain, Fabinho dönüşümlü olarak forma giydi.. Jürgen Klopp’un bundan önceki iki sezonda takımının topla oynama 4–3–3'ün klasikleşmesi ve bu yapı içindeki oyuncu tipleri özellikle topun doğal bir şekilde Liverpool’da kalmasına neden oluyordu. . Henderson’un bazen yanında bazen de önünde yer alan Lallana ve Wijnaldum gibi top tekniği üst düzey oyunculara, sol ve sağ kanattaki dripling ve gol becerileri yüksek olan Mane ve Salah, zaman zaman merkeze gelerek oyun kurucu görevi üstleniyordu. Santrafor pozisyonunda olmasına rağmen sahte 9 rolü belirginleşmeye başlayan Roberto Firmino’nun derine inerek toplu oyuna yaptığı katkıların eklenmesi Liverpool’un birçok maçta topa hakim olduğu bir görüntüyü beraberinde getirdi.


Bu yapı içerisinde savunmada rakiplerine adeta sahayı dar eden Van Dijk takımının kullandığı korner atışlarında da birçok gole imza attı. Bunun yanında kanat bekler Robertson ve Arnold hem savunmada hemde hücumda aktif rol üstlenerek bazende bulundukları pozisyondan uzun toplarla Salah ve Mane'ye gol pozisyonu hazırlıyordu. Klopp'un takımı hem savunma hem de hücumdaki hızlı oyunuyla ve özellikle geçiş oyunlarındaki başarısıyla fark yaratıyordu. Planlı ve sistematik bir şekilde yavaş yavaş yaratılan bu güçlü oyun, Liverpool'a 2 Premier Ligi Şampiyonluğu ve 1 Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu getirdi.


"Ülkemizde bu oyun yapısı ile bu seviyelere çıkan takımları görmeyi gerçekten çok isterim." Peki ne oldu da bu sezon Liverpool takımı şu ana kadar beklentilerin altında bir performans gösterdi?. Ben bunun en önemli sebebinin kırmızıların ateşli taraftarından yoksun olmasına bağlıyorum. Tabi bunun yanında zaman zaman yanlış yapılan rotasyon hatalarından da kaynaklanan sakatlıklar ve form düşüklüğü. Virgil Van Dijk, Joe Gomez, Joel Matip, Diogo Jota ve son olarak kaptan Jordan Henderson gibi kilit oyuncuların uzun vadeli sakatlıkları ve buna bağlı olarak özellikle üç önemli merkez savunma oyuncusunu kaybeden Liverpool'un orta saha oyuncusları Fabinho ve Henderson'ı bu pozisyonlarda kullanmasına ve oyun yapısının bozulmasına neden oldu. İnanıyorum ki Liverpool yine de ayağa kalkacak ve Klopp yeni takımına yetenekli genç oyuncular kazandıracaktır.