Sürekli aynı düşünceler etrafında dönmek, uzmanların ifadesiyle “zihinsel gevezelik”, hem zihni hem bedeni yorabiliyor. Washington Post’a konuşan uzmanlar, aşırı düşünmenin fark edilip yönetilebileceğini belirtiyor.
Michigan Üniversitesi’nden psikolog Ethan Kross’a göre iç ses, plan yapma ve hedef belirleme açısından önemli bir araç. Ancak bu ses tekrar eden, verimsiz ve kaygı üretici hale geldiğinde sorun başlıyor.
Uzmanlar, kafaya takmayı azaltmak için şu yöntemleri öneriyor:
1. Farkındalık Geliştirin
Terapist Emma McAdam’a göre ilk adım, aşırı düşündüğünüzü fark etmek. Gün içinde kısa “zihinsel yoklamalar” yaparak aynı düşünceyi tekrar edip etmediğinizi gözlemlemek, döngüyü kırmanın başlangıcı olabilir.
2. Düşünceyi Bastırmayın
Rahatsız edici düşünceleri zorla susturmaya çalışmak ters etki yaratabiliyor. Uzmanlara göre düşünceyi bastırmak yerine fark etmek ve geçmesine izin vermek daha etkili bir yöntem.
3. Zihinsel Zaman Yolculuğu Yapın
Kross’un önerdiği yöntemlerden biri, bakış açısını genişletmek. Kafaya taktığınız konunun bir hafta ya da birkaç yıl sonra sizin için ne ifade edeceğini düşünmek, duygusal yoğunluğu azaltabiliyor.
4. Kendinizle Mesafeli Konuşun
Kendinize “ben” yerine “sen” diye hitap etmek, meseleye daha objektif yaklaşmayı sağlayabiliyor. Örneğin “Yapabilirsin” demek, soruna dışarıdan bakma imkânı sunuyor.
5. Kaygıya Randevu Verin
Uzmanlar, endişeleri tamamen yok etmeye çalışmak yerine belirli bir zamana ertelemenin işe yaradığını belirtiyor. “Şimdi değil, daha sonra düşüneceğim” demek, zihne kontrol hissi kazandırabiliyor.
6. Bedeni Harekete Geçirin
Kontrol duygusunun zayıfladığı anlarda basit fiziksel aktiviteler yardımcı olabiliyor. Kısa bir yürüyüş, ortamı düzenlemek ya da doğada 20 dakikalık bir zaman geçirmek bile kaygıyı azaltabiliyor.
Uzmanlara göre kafaya takmayı tamamen ortadan kaldırmak kolay değil. Ancak düşünce kalıplarını tanımak ve yönlendirmek mümkün. McAdam bunu kas gelişimine benzetiyor: “Yıllarca kafaya takma kasını çalıştırdıysanız, yeni beceriler geliştirmek de zaman alacaktır.”