Kanserin tedavisinden önce önlenmesine yönelik mRNA tabanlı yeni bir çalışma bilim dünyasında dikkat çekti. Oxford Üniversitesi ve Moderna’nın iş birliğiyle geliştirilen mRNA-4194 adlı deneysel aşının, Lynch sendromu taşıyan kişilerde klinik olarak test edilmesi için İngiltere’de izin alındı. INTERCEPT-Lynch adı verilen Faz 1/2 çalışmasının ilk katılımcılarla bu yaz başlaması bekleniyor.
Hedefte Lynch Sendromu Var
Çalışmanın odak noktasında, kalıtsal bir durum olan Lynch sendromu bulunuyor. Lynch sendromu, DNA onarım mekanizmasındaki genetik bozukluklar nedeniyle özellikle bağırsak, rahim, yumurtalık ve bazı diğer kanser türleri açısından riski artırıyor. Oxford’un aktardığı bilgilere göre Lynch sendromu taşıyan kişilerde yaşam boyu bağırsak kanseri gelişme riski oldukça yüksek seviyelere çıkabiliyor.
İngiltere’de yaklaşık 175 bin kişinin Lynch sendromu taşıdığı, ancak bu kişilerin yalnızca küçük bir bölümünün durumunun farkında olduğu belirtiliyor. Bu nedenle çalışma, yüksek risk grubundaki bireylerde kanser gelişmeden önce bağışıklık sistemini harekete geçirme fikri açısından önem taşıyor.
Aşı Kanseri Tedavi Etmekten Çok Önlemeyi Hedefliyor
mRNA-4194, henüz onaylanmış bir kanser aşısı değil; klinik araştırma aşamasındaki deneysel bir ürün. Aşının amacı, Lynch sendromuyla ilişkili kanserlerde çok erken dönemde ortaya çıkabilen belirli hücresel değişimlere karşı bağışıklık sistemi yanıtını uyarmak.
Oxford araştırmacıları, Lynch sendromuyla ilişkili bazı kanserlerde çok erken dönemde görülen mutasyonların önleyici bir yaklaşım için hedef olabileceğini belirtiyor. Bu kapsamda aşının, bağışıklık sistemini kanser öncesi hücresel değişiklikleri tanıyacak şekilde eğitip eğitemeyeceği araştırılacak.
İlk Aşamada Güvenlik ve Doz Test Edilecek
Bu yaz başlaması beklenen ilk aşamada araştırmacılar, aşının güvenliğini, uygun dozunu ve bağışıklık sistemi üzerinde oluşturduğu yanıtı değerlendirecek. Çalışmanın ikinci aşamasında ise katılımcı sayısının artırılması ve araştırmanın 2027’de İngiltere’deki farklı merkezlere genişletilmesi planlanıyor.
Bu nedenle uzmanlar, çalışmanın umut verici olmakla birlikte henüz erken aşamada olduğunu vurguluyor. Aşının kanseri kesin olarak önlediğini söylemek için klinik çalışma sonuçlarının tamamlanması gerekiyor.
mRNA Teknolojisi Yeni Bir Alana Taşınıyor
mRNA teknolojisi, Covid-19 aşılarıyla geniş kitleler tarafından tanındı. Kanser alanında ise bu teknoloji daha önce tedavi ve nüksü önleme amaçlı kişiselleştirilmiş aşı çalışmalarında kullanılmıştı. Moderna ve Oxford’un Lynch sendromuna yönelik çalışması, mRNA yaklaşımının kanser gelişmeden önce koruyucu amaçla kullanılmasına yönelik önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Bilim insanları, bu çalışmadan elde edilecek verilerin başarılı olması halinde, ilerleyen yıllarda başka yüksek riskli kanser türlerine yönelik koruyucu aşı araştırmalarının da önünü açabileceğini belirtiyor.
Umut Verici Ancak Sonuçlar Bekleniyor
Oxford ve Moderna’nın çalışması, kanserle mücadelede erken müdahale ve önleyici tıp açısından dikkat çekici bir gelişme olarak görülüyor. Ancak aşının etkili olup olmayacağı, hangi gruplarda koruma sağlayacağı ve uzun vadeli sonuçlarının ne olacağı klinik denemeler tamamlandıktan sonra netleşecek.
Bu nedenle bilim dünyasında heyecan yaratan çalışma, “kanseri bitiren aşı” olarak değil; yüksek riskli bireylerde kanseri önlemeye yönelik deneysel ve umut verici bir mRNA aşı araştırması olarak değerlendiriliyor.





