Olay, geçen yıl 3 Temmuz’da Kocaeli'nin Karamürsel ilçesi 4 Temmuz Mahallesi Devlet Hastanesi alt sokağı mevkisinde meydana geldi. İzzet Kalyon, (76) aralarında çıkan tartışmada Mehmet Canımoğlu (30) ve oğlu Aykut Canımoğlu’yu (60) tabancayla vurarak öldürdü. Kalyon tutuklanırken, baba-oğlu kendisini dolandırmakla suçladı. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sanık hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan 2 kez müebbet hapis, ‘6136 sayılı Kanun'a muhalefet’ suçundan da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istendi.


BUGÜN GÖRÜLEN DURUŞMADA TANIKLAR DİNLENDİ

Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada önceki celse ev hapsi cezası ile tahliye edilen tutuksuz sanık İzzet Kalyon'un ve maktullerinin yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. Bugün görülen duruşmada otopsi raporunun sonucu açıklanmasının yanı sıra tanıklar dinlendi.


"TAHLİYE EDİLDİKTEN SONRA MAKTUL YAKINLARIYLA GÖRÜŞMEDİM"


Tahliye edilmesinin ardından hastanede yatılı tedavi gören İzzet Kalyon’un sosyal medyada sık sık paylaşım yapması ve röportajlar vermesi üzerine “Hakimin sanığa sosyal medya paylaşımları nedeniyle uyarıda bulunduğu ve tutuklama ihtimaline dikkat çekti.
“Tahliye edildikten sonra maktul yakınlarıyla görüştün mü?” sorusuna sanık İzzet Kalyon, “Maktul yakınlarıyla en ufak bir temasım olmadı. Yaklaşık 8 gündür Karamürsel Devlet Hastanesi’nde yatılı tedavi görüyorum. Şehir Hastanesi’nde ışın tedavisi aldım, sancılarım devam ettiği için hastanede kalıyorum bu hâldeyken kimseyi ziyaret edecek durumda değilim” yanıtını verdi.

"YEDEK ŞARJÖRÜM VARDI AMA DEĞİŞTİRİP DEĞİŞTİRMEDİĞİMİ HATIRLAMIYORUM"


Geçen celsede, sanığın olay sırasında maktullere birden fazla kez ateş ettiği belirtilmişti. Otopsi raporlarına göre toplam 22 mermi tespit edilirken, bunların 16’sının Mehmet Canımoğlu’na, 4’ünün ise Aykut Canımoğlu’na isabet ettiği ortaya çıktı.
Raporun ardından savunma yapan sanık İzzet Kalyon ise, “Ben iki-üç kez ateş ettim. Yedek şarjörüm vardı, değiştirip değiştirmediğimi hatırlamıyorum. Kendimi kaybettiğim için şarjör değiştirip değiştirmediğimi net olarak hatırlamıyorum” dedi.

Kocaeli’de 300 Bin Sentetik Ecza Hap Yakalandı
Kocaeli’de 300 Bin Sentetik Ecza Hap Yakalandı
İçeriği Görüntüle

"AYKUT'UN EŞİ ONDAN DAHA SUÇLU"

Sanık İzzet Kalyon, savunmasında önceki celsede maktul avukatına teşekkür ederek savunmasına devam eden sanık Kalyon, “Geçen celsede Aykut’un eşi E.T.C.’nin davaya dahil olmasını istemesiyle ilgili avukatına teşekkür ediyorum. Ancak o kadın kocasından daha suçlu. Aynı gün çocuğuyla birlikte aracı kullanıp çocuğumu okula götüreceğim arabayı ben almak istiyordum dedi. Aracı aldı ve aynı gün başkasına sattı. Elde edilen paradan 30 bin TL’yi kendi ailesine gönderdi. Buna ilişkin evraklarım da mevcut” dedi.

"MAKTUL YAKINLARIYLA HUSUMETİM YOKTUR"

“Alacağım olduğu için öldürülme korkusu yaşadım. Keşke böyle olmasaydı, çok pişmanım. Hayatta kalan mirasçılarla da herhangi bir husumetim yoktur. 8 gündür hastanede yatıyorum, bu süreçte de sağlığım nedeniyle ayrılamıyorum. Buna rağmen hakkımda uzaklaştırma kararı alındı” ifadelerini kullandı.

Otopsi raporunda atışların çok yakın mesafeden, bitişik atış olarak değerlendirildiğinin belirtilmesi üzerine ise Kalyon, “Aramızda iki-üç metre mesafe vardı, bitişik atış yapmadım. Daha önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, beraatimi istiyorum” diye konuştu.

Tanık olarak dinlenen İzzet Kalyon’un oğlu M.K., ifadesinde şunları söyledi: “Sanık babam olur. Babamın dolandırılma iddiasına konu olan araç benim adıma kayıtlıydı. Olayın olduğu dönemde gemideydim. Devir yapılacağı gün telefonum çekmediği için ulaşım sağlanamadı, sonrasında ise paramızı alamadığımızı, dolandırıldığımızı öğrendik. Olayın olduğu gün saat 16.00 civarında eve geldim. Babam evimizin garajında oturuyordu ve sancısı olduğunu söyledi. Daha sonra arkadaşım beni evden aldı ve dışarı çıktım. Böbreklerinde ağrı olduğunu ifade ediyordu, sonradan kanser olduğunu öğrendik."

"BABAM TEHDİT ETMİYORDU ANCAK SÜREKLİ EVLERİNE GİDİYORDU"

Hakimin, babasının daha önce maktulleri tehdit edip etmediğine ilişkin sorusu üzerine tanık M.K., “Babam kesinlikle tehdit etmedi. Yasal yollarla çözmek istediğini söylüyordu. Sürekli onların evine gidiyordu, bu nedenle şikayetçi oldular ve süreç asliye ceza mahkemesinde görüldü. Kendilerinin daha önce de dolandırıcılık yaptığını duydum” dedi.

"BABAM HASTANEYE GİTTİ MAKTULLERİN EVİ HASTANE GÜZERGAHINDAYDI"

Tanık M.K. ayrıca, “Babam böbrek ağrısı nedeniyle hastaneye gitti. Karşı tarafın evi de hastane güzergahı üzerindeydi. Babam çocukluğundan beri silah taşırdı. Bir silahı vardı ancak kaç mermi aldığını bilmiyorum. Olay sırasında ben Karamürsel merkezdeydim” ifadelerini kullandı.

"AYKUT'UN EŞİNE DE DAVA AÇTIK"

Maktül Mehmet Canımoğlu ve onun kardeşi ile bir dönem ticaret yapan Tanık Z.Ş. ifadesinde şunları söyledi:

“Sanık İzzet Kalyon ile bir akrabalığım yok. Maktullerle 2024 yılının sonlarında Aykut Canımoğlu ve kardeşi tarafından dolandırıldık. Akaryakıt ticareti yapıyorduk, yaklaşık 3-4 ay sonra alacağımızı istemeye başladık. O dönem yaklaşık 10 milyon lira alacağımız vardı, sürekli oyalandık. Sanıkla tanışıklığım yoktu, 2024’ün 10-11’inci ayında bir arkadaşım aracılığıyla iletişim kuruldu. Yerel gazeteye verdiğimiz röportaj sonrası İzzet Kalyon bize ulaştı. Sahte rapor verdiklerini söyledi. Ben de Aykut’u aradım, ‘Benim paramı vermiyor’ bak bu adamda senin dolandırıcı olduğunu söylüyor dedim, o da ‘Bizim aramıza girme’ dedi ve telefonu kapattı. Sonra İzzet Kalyon ile Karamürsel Adliyesi’ne gittik. Maktuller hakkında şikayetçi olduk. İzzet Kalyon’un olayla ilgili ‘öldürürüm’ gibi bir tehdidini duymadım. Aksine biz tahrik ediliyorduk. Bildiğim kadarıyla 8-9 mağdur var. Körfez Adliyesi’nde dolandırıcılık davası da açtık, ayrıca Aykut'un eşine de dava açtık. Bizim hakkımızda da şikayetler yapıldı. Bana ‘Karamürsel’de savcı tanıdığım var, hakkınızı mahkemede arayın’ şeklinde tehditler oldu" dedi.

"BANA GÜLÜYORDU"

Son sözü alınan Sanık İzzet Kalyon, savunmasında, “Bu dolandırıcılık yüzünden Elif de mi ölmeyi hak etmiyor. Bunlar ölse de cezaevine de girse benim derdim o değildi, ben paramın peşindeydim. O gün hastaneye iğne yaptırmaya giderken karşılaştım, bana gülüyorlardı. Ruhsatlı silahlarının olduğunu biliyordum. Oğlunun da silahı vardı. Sağ elinde üzerime doğru yürüyünce ateş ettim. Benim öldürmek gibi bir derdim olsaydı adliyeye defalarca başvurmazdım” dedi.

"TASARLAYARAK VE CANAVARCA HİSLE İŞLENMİŞ BİR ÖLDÜRME VAR"

Müşteki avukatı ise, olayın meşru müdafaa kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Ortada tasarlayarak ve canavarca hisle işlenmiş bir öldürme var. Olay ani gelişmiş değil, organize bir süreç söz konusu. Sanığın aracını park ettiği yer bile kaçış planını düşündüğünü gösteriyor” ifadelerini kullandı.

DURUŞMA ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, verilen aranın ardından Karamürsel Devlet Hastanesi’nde yatışa ilişkin kayıtların istenmesine, mağdurların davaya katılma taleplerinin kabulüne karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 13.21.25Whatsapp Image 2026 05 21 At 13.21.25 (1)