Genel Kurul’da konuşan Kanko, bir yıllık görev süresi bulunan bir hâkimin istinaf mahkemesine hitaben kaleme aldığı öne sürülen dilekçenin içeriğini paylaştı. İddiaya göre dilekçede hâkim, kararlarının onanmasının terfi süreci açısından önem taşıdığını belirterek, bazı dosyaların değerlendirmede dikkate alınmasını talep etti.
Kanko, Meclis kürsüsünden şu ifadeleri aktardı:
“Bir yıllık hâkim istinaf hâkimlerine dilekçe yazdı. ‘Kararlarımı onayın, terfi alacağım’ dedi. Hâkimin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesine yazdığı iddia edilen dilekçenin içeriği şu şekildedir:
‘Ağır ceza mahkemesinde üye hâkim olarak görev yapmaktayım. Taraflarca istinaf edilip istinaftan dönen 21 kararım bulunmaktadır. Mesleğe başlamamın üzerinden on dört ay geçtikten sonra Nisan 2026’da terfi alacağımdan dolayı kanun yolu değerlendirme formu yetersiz olduğu için ve bu hâliyle terfi yapamayacağımdan dolayı ekte sunmuş olduğum dosyaların dairenizde bulunması nedeniyle terfi durumunda dikkate alınması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.’”
Kanko, bu örneğin yargı sisteminin iç işleyişinde yaşanan sorunların çarpıcı bir göstergesi olduğunu savunarak, terfi sisteminin liyakat ve bağımsızlık ilkeleri açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Hâkimler ve Savcılar Derneği’nden açıklama
Konuya ilişkin olarak Hâkimler ve Savcılar Derneği de bir açıklama yaptı. Dernek, tartışmanın yalnızca bireysel bir dilekçe üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek, asıl meselenin terfi sistemindeki yapısal sorunlar olduğuna dikkat çekti.
Açıklamada, “Tartışılması gereken asıl mesele bir meslektaşımızın dilekçesi değil, hâkim ve savcıları bu tür taleplerde bulunmak zorunda bırakan bozuk terfi düzenidir. Son günlerde liyakatin gündeme geldiği bu dilekçe çok önemlidir” ifadelerine yer verildi.
Meclis’te gündeme gelen iddia sonrası yargıda terfi kriterleri, üst mahkeme denetimi ve liyakat ilkesi kamuoyunda yeniden tartışılmaya başlandı.