Türkiye Cumhuriyeti’nin 50. Hükümetinde Başbakan Yardımcısı, Devlet Bakanı ve Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Murat Karayalçın, bugün CHP Kocaeli İl örgütüne bir dizi ziyarette bulundu.
1993 – 1995 Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) genel başkanlığı yapan Murat Karayalçın, CHP Kocaeli İl Örgütü’nü ziyaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kocaeli İl binasında gerçekleşen toplantıya CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan, CHP Kocaeli Milletvekili Harun Özgür Yıldızlı, İzmit Belediye Başkanvekili Fatma Ayşegül Terzi, meclis üyeleri ve çok sayıda partili katılım sağlarken İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, ve belediye başkanları katılmadı.
"ÖZGÜR BİREY ÖRGÜTLÜ TOPLUM"
Açılış konuşması yapan Erdem Arcan, gençlik kolları başkanlığı yaptığı dönemde çıkarılan dergiden alıntı yaparak konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Kavgasız, aydınlık ve sevgi dolu, barış dolu, kardeşlik dolu bir geleceğin özlemini duyan, demokratik, layık ve çağdaş bir ülkede varlıklı, mutlu ve insana yarışır, onurlu bir yaşamın beklentisi içinde olan milyonların duygu ve düşüncelerini temsil ediyoruz. Çağdaş gelişmelerle uyumlu, bilimsel, layık, ve yaratıcı düşünceyi teknolojik geliş yenilenmeyi ve sanayileşmeyi insanı merkeze alan topyekun kalkışmayı eğitim ve kültürel gelişmeyi toplumsal değişimin dinamiği sonsuza dek bağımsız olarak yaşayacaktır. Özgür birey, örgütlü toplum, demokratik devlet tüm boyutlarıyla sevapıyla gerçekleşecektir. Sosyal demokrasi çağımızın düşüncesi."
2 YIL SONRA SEÇİM BEKLİYORUM
Arcan'ın ardından söz alan Murat Karayalçın konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Burada öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: Benimle birlikte olduğunuz için çok teşekkür ederim. Sayın Başkanımıza ve yönetimine başarı dileklerimi sunuyorum. Çok yüksek bir olasılıkla bizi seçime bu kadro götürecektir. Ben bir buçuk iki yıl sonra seçim bekliyorum. Türkiye’nin buna çok ciddi olarak ihtiyacı var. Yurttaşlarımız bunu istiyor. Ülkenin buna ihtiyacı var. Ayrıca bir dönem daha cumhurbaşkanlığı yapmak isteyen Sayın Erdoğan’ın ve Erdoğan’ın çevresinin de buna ihtiyacı var. Bilemediğimiz tarih 2027’nin sonbaharıdır. Ama yüksek bir olasılıkla 2027’nin ilk yarısının sonunda da seçim olabilir düşüncesini taşıyorum."
ÖNEMLİ SORUMLULUK TAŞIYAN PARTİ'NİN MENSUPLARIYIZ
"Her seçimde çok önemli sorumluluklar taşıyan bir partinin mensuplarıyız. Cumhuriyeti kurmuş, devleti kurmuş; süreç içinde sosyal demokrat düşünceyi, demokratik sol düşünceyi toplumla paylaşmış bir siyasi kadronun uzantılarıyız, mensuplarıyız. O nedenle bizim sorumluluğumuz çok büyük. Özellikle içinde bulunduğumuz dönemde, sevgili partili kardeşlerim, her bir Cumhuriyet Halk Partili’nin geleceğe, gelecek kuşaklara ve yurdumuza karşı çok ciddi sorumlulukları bulunmaktadır."
BU SEÇİMİ ALACAĞIZ
"Bu seçimi alacağız. Bu seçimi almak zorundayız. Bu her seçim için geçerlidir; ancak bu seçim için daha da büyük bir önem taşımaktadır. Her siyasi parti bunu ister; peki bu mümkün mü? Görünen o ki mümkün. Belediye seçimlerinde aldığımız sonuç bunun mümkün olduğunu gösteriyor. Belediye seçimlerinden sonra yapılan her anketin sonucu da bunun olanaklı olduğunu gösteriyor. İlerideyiz. Birkaç puan öndeyiz. Sürekli olarak öndeyiz.
AK PARTİ İLE ARAMIZDAKİ FARKİ AÇMALIYIZ
"AK Parti'nin yüzde 30’un altına çok fazla düşmediği yönünde değerlendirmeler yapıldığını biliyorum. Ancak aradaki farkı daha da açabiliriz; açmak zorundayız. Bunu iyi bir programla ve iyi bir kadroyla yapabileceğimizi düşünüyorum. Bir yandan “Bunlar gitsin artık” diyen kitleler var. Ama bunun dışında, “Onlar gelsin” demesi gereken insanlar da var. Onların tümünü henüz tam anlamıyla ikna etmiş değiliz. Tarafsızlar çok fazla. Gerçi bu sıralarda yapılan araştırmalarda da böyle çıkar; geçmiş yıllarda da böyle çıkardı. Tarafsızlar yüzde 30’lar civarında gözüküyor. Bunu bir an önce aşağıya doğru indirip AK Parti ile aramızdaki farkı açacak tedbirleri almamız lazım."
GÜÇLÜ BİR İÇERİĞE SAHİP PROGRAMIMIZ VAR
"Bunu nasıl yapacağız? Bir programımız var. 28 Kasım tarihinde yeni bir parti programını kabul ettik. Önceki programlarımızdan daha kısa ve daha güçlü bir içeriğe sahip bu program. Şu anda Cumhurbaşkanlığı adaylık ofisinde kadrolarımız ve arkadaşlarımız, bu programın somutlaştırılması ve yurttaşlarımıza daha somut bir biçimde sunulması için çalışmalar yapıyorlar. Yalnızca CHP’liler değil; bizim dışımızdaki kadrolardan da gelip katkıda bulunan çok sayıda insan var. Ben 1978-79 döneminde, 3. Ecevit Hükümeti döneminde Köy İşleri Bakanlığı’nda müsteşar yardımcılığı yapmıştım. 1974’te 1. Ecevit Hükümeti’nden ayrıldığımız tarihten 1977 Haziran’ına kadar geçen süre içinde, o zamanki genel başkanımız rahmetli Ecevit, Ankara’nın bir semtinde Kavaklıdere’de“Görev Sokak” diye adlandırılan bir yerde birkaç daire tutturmuştu partiye. Orada parti yöneticileri yoktu; dışarıdan gelenler yer alıyor, katkıda bulunuyor ve gelecek CHP iktidarıyla ilgili öneriler geliştiriyorlardı. Benim yaşımda olanlar hatırlar, eminim; başkaları da anlatmıştır. O sırada çok güçlü bir seçim programımız vardı. Adını hatırlıyor musunuz? Sloganımızı? “Akgünlere.” Evet. Bence bu çok coşkulu, çok güçlü ve çok somut bir programdı. Sayın Başkanım da az önce bazı sloganları andı."
HALKÇILIK KAVRAMINI HEP SÖYLEDİK
"O tarihe kadar halkçılık kavramını hep söylemişizdir; zaten altı okumuzdan biri budur. Ancak halkçılığı daha çok siyasal içeriğe dayalı olarak dile getirmiştik. İlk kez Bülent Ecevit, o tarihe kadar siyasal söylem olarak ifade edilen halkçılığın içini toplumsal ve iktisadi olarak doldurdu. “Halk sektörü” gibi çok önemli bir kavramı ve kurumu gündeme getirdi. Yirmi iki ay hükümette kaldık; bunları tam olarak uygulayamadık. Neden uygulayamadığımızı da maalesef yeterince tartışamadık. Şimdi o deneyimi de dikkate alarak, Cumhurbaşkanlığı adaylık ofisindeki arkadaşlarımızın —yurttaşlarımızın ve hatta bürokrasiden gelenlerin katılımıyla— bu çalışmaları somuta dönüştürmeleri, açık ve net bir biçimde ortaya koymaları gerekiyor."
KOPYA EDİLEN BİR PARTİYİZ
"Bu arada bizim ne dediğimizi AKP’nin çok yakından izlediğini de göz ardı etmeyelim. Bir süre önce Sayın Genel Başkanımız, bana göre dünya sosyal demokrat hareketinin en etkili söylemlerinden biri olan “yurttaşlık geliri” kavramını dile getirdi. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin her bir yurttaşının belli bir seviyede geliri olacağını ifade etti. AKP’nin de zaman zaman kendi söylemini değiştirerek buna uyum sağlamaya çalıştığını görüyoruz. Bunu şunun için söylüyorum: Kopya edilen bir partiyiz. Bunu da dikkate almalıyız. Çalışmalarımızı daha güçlü ortaya koymalıyız."
ÇOK İYİ BİR GENEL BAŞKANIMIZ VAR
"Ancak bu çalışmalardan asıl beklentim, kadrolarımızın yetiştirilmesidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadroları seçmenler tarafından “Türkiye’yi yönetecek kadrolar” olarak tartışılıyor. “CHP’nin kimleri var?” diye soruluyor. Ben de bunu duyuyorum. “Çok iyi bir genel başkanınız var, çok çalışıyor” deniyor."