Gündem

Kırım Tatar Sürgünü 82'nci yılında anıldı

Tarihte 18 Mayıs 1944 yılında ortaya çıkan Kırım Tatar Sürgünü’nün 82’nci yılı İzmit’te düzenlenen programla anıldı. Programda sürgünün acıları ve Kırım’da süren insan hakları ihlalleri gündeme geldi.

Abone Ol

Kırım Tatar Sürgünü’nün 82’nci yılı dolayısıyla İzmit Dernekler Yerleşkesi’nde anma programı düzenlendi. Programa İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Oleksandr Dimchev, Kırım Millî Meclisi Azası Süleyman Abmecid, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemileva, Dr. Öğr. Üyesi Sema Orsoy ve çok sayıda davetli katıldı. Program, sabah saatlerinde düzenlenen kahvaltı ile başladı. Ardından Kırım Tatar Sürgünü’nde yaşanan acıları ve insanlık dramını anlatan 10 dakikalık belgesel gösterildi. Katılımcılar, belgesel sırasında duygusal anlar yaşadı. Programda düzenlenen söyleşide Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemileva ile Dr. Öğr. Üyesi Sema Orsoy konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşide 1944 sürgününün Kırım Tatar halkı üzerindeki etkileri, hafızalarda bıraktığı derin izler ve kültürel mücadelenin önemi ele alındı. Programın sonunda Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır tarafından konuşmacılara plaket ve hediyeler takdim edildi. İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ise katkılarından dolayı konuşmacılara teşekkür belgelerini sundu. Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.


Talgır: “Bu Bir Soykırımdır”
Programın açılış konuşmasını yapan Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, 18 Mayıs 1944’ün Kırım Tatar halkı için yalnızca bir sürgün olmadığını belirtti. Talgır, yaşananların bir halkın kültürünü, tarihini ve kimliğini yeryüzünden silme girişimi olduğunu ifade ederek, “Açıkça ifade etmek gerekir ki bu bir soykırımdır.” dedi. 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından uluslararası hukuka aykırı şekilde işgal edildiğini kaydeden Talgır, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşla bir kez daha uluslararası hukuku ayaklar altına aldığını dile getirdi.


“Tatar ve Ukrayna Halkı dost halklardır”
Kırım Tatar halkı ile Ukrayna halkının kader birliği yaptığını söyleyen Talgır, iki halkın aynı saldırganlığa karşı omuz omuza direndiğini ifade etti. Kırım’ın özgürlüğünün Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Talgır, Kırım’da insan hakları ihlallerinin artarak sürdüğünü belirtti.

Talgır, işgale ve savaşa karşı çıktıkları için düzmece suçlamalarla tutuklanan 224 siyasi tutuklu bulunduğunu, bunların yüzde 70’inin Kırım Tatarı olduğunu söyledi. Kadınların da bu süreçte baskıya uğradığını belirten Talgır, 9 kadın tutuklu bulunduğunu ancak gerçek sayının daha yüksek olduğunun bilindiğini kaydetti.


"Yüz binlerce insan zorla sürgün edildi”
Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Oleksandr Dimchev de konuşmasında, 18 Mayıs 1944’te Stalin rejiminin suçlarından biri olan Kırım Tatar halkının sürgününü andıklarını söyledi. Dimchev, yüz binlerce insanın ana vatanlarından zorla koparıldığını belirterek ailelerin parçalandığını, binlerce kişinin sürgün yollarında ya da sürgünün ilk yıllarında hayatını kaybettiğini ifade etti.


“Ukrayna Kırım Tatarları'nın evidir”
Kırım’ın geçici işgalinin ardından halkın yeniden baskı, tutuklama ve zulümle karşı karşıya kaldığını belirten Dimchev, bugün yalnızca geçmişi anmadıklarını, aynı zamanda özgürlük, insan onuru ve adalet sorumluluğunu da paylaştıklarını söyledi. Dimchev, “Ukrayna, Kırım Tatar halkının evi olmaya devam etmektedir. Bizler özgürlük, adalet ve Ukrayna’nın geleceği için birlikte mücadele ediyoruz.” dedi.


"Büyük bir insanlık dramı”
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ise konuşmasında, Kırım Tatar Sürgünü’nün bir halkın hafızasına kazınmış büyük bir insanlık dramı olduğunu söyledi. Hürriyet, insanların evlerinden, topraklarından ve sevdiklerinden koparıldığını belirterek nice çocuğun sürgün yollarında hayatını kaybettiğini, nice annenin gözyaşının dinmediğini ifade etti.


“Sizin acınız, bizimiz acımız, sizin hafızanız bizim hafızamızdır”
Kırım Tatarlarının geri dönüş mücadelesini demokratik hukuk çerçevesinde ve evrensel insan hakları temelinde yürüttüğünü belirten Hürriyet, bu mücadelenin dünyada örnek bir yere sahip olduğunu ifade etti. Hürriyet, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun yaşamının da adalet, özgürlük ve vatan sevgisi uğruna verilmiş eşsiz bir mücadelenin sembolü olduğunu söyledi. Hürriyet, geçmişte yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini belirterek, “Sizin acınız bizim acımızdır. Sizin hafızanız bizim hafızamızdır. Unutmamak ve unutturmamak adına her zaman en güçlü dayanışma duygularımızla yanınızda olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.