Marmara’nın doğusunda yer alan Kocaeli, bugün 12 ilçeden oluşan idari yapısıyla sanayi, tarih ve kültürün iç içe geçtiği kentlerin başında geliyor. Ancak bu ilçeler yalnızca harita üzerindeki sınırlarla değil, yüzyıllar boyunca şekillenen isimleriyle de kentin belleğini oluşturuyor. Antik çağlardan Bizans’a, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte her ilçe; kimi zaman bir komutanın adını, kimi zaman coğrafyanın dilini, kimi zaman da üretim kültürünü taşıyarak bugüne ulaştı. Peki Kocaeli’nin merkez ilçesi İzmit başta olmak üzere Kandıra’dan Gebze’ye, Gölcük’ten Kartepe’ye uzanan bu yerleşimler isimlerini nereden aldı? Bu haberde Kocaeli’nin 12 ilçesinin adlarının kökenlerini ve ardındaki tarihsel izleri bir araya getirdik.
İzmit
İzmit’in adı, Antik Çağ’daki Nicomedia kentinden gelir. MÖ 264’te Bitinya Kralı I. Nikomedes tarafından kurulan şehir, Roma İmparatorluğu’nun doğudaki en önemli başkentlerinden biri olmuş; imparatorların ikamet ettiği, sarayların ve devlet kurumlarının bulunduğu stratejik bir merkez olarak öne çıkmıştır. Zamanla Nikomedia, İznikmid, İzmid, İzmit dönüşümü yaşanmıştır. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı katmanlarının üst üste bindiği nadir kentlerden biridir. İzmit adı, sürekliliğin ve çok katmanlı tarihin sembolüdür.

Kandıra
Kandıra, Kocaeli’nin en eski yerleşimlerinden biri. İlçenin adının, antik dönem yerleşimi olan Kandos / Kandoros isminden geldiği kabul ediliyor. Tarih boyunca tarım, hayvancılık ve eşsiz sahilleri ve doğasıyla anılan Kandıra, adını da bu kadim geçmişten taşıyor.

Gölcük
Gölcük adı, oldukça net bir coğrafi tanımdan geliyor. İlçe, denizle kara arasında kalan ve küçük koyları andıran yapısı nedeniyle halk arasında “küçük göl” anlamında Gölcük olarak anılmış. Cumhuriyet döneminde bu ad resmiyet kazanmış. İlçede yaşayanlara küçük bir kasaba havası hissettiren Gölcük’ün tarihsel ve kurumsal kimliğini belirleyen en önemli unsur ise Türk Deniz Kuvvetleridir. İzmit Körfezi’nin doğal liman yapısı ve korunaklı konumu, Gölcük’ü Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte stratejik bir deniz üssü haline getirmiştir. Cumhuriyet’in ilanından sonra bölgede askeri denizcilik faaliyetleri hız kazanmış, Gölcük zamanla Türk Donanması’nın kalbi olarak anılmaya başlanmıştır.
Bugün ilçede bulunan Donanma Komutanlığı, Gölcük’ün yalnızca Kocaeli için değil, Türkiye genelinde askerî ve stratejik açıdan önemini ortaya koymaktadır.

Karamürsel
Karamürsel’in adı, Osmanlı denizciliğinin önemli isimlerinden Karamürsel Alp’ten geliyor. Osmanlı’nın ilk tersanesinin burada kurulmasıyla bölge, komutanın adıyla anılmaya başlanmış. İlçe adı, doğrudan bir tarihsel şahsiyete dayanıyor.

Derince
Derince’nin ilçe adı, 19. yüzyılın sonlarına dayanıyor. 1890 yılında liman kurulması amacıyla İzmit Körfezi’nde en derin kıyı araştırıldı ve yetkililer bugünkü limanın bulunduğu alanı tespit etti. Kıyının derinliği nedeniyle bölge “Derince Liman” olarak anılmaya başlandı. Zamanla bu ad, yerleşimin tamamı için kullanılmaya başlandı ve Derince adı ortaya çıktı. Zamanla liman, sanayi ve lojistik faaliyetlerin yoğunlaştığı ilçe, bugün Kocaeli’nin en önemli yükleme–boşaltma ve liman bölgelerinden biri konumunda.

Körfez
Marmara Denizi’ne 13 bin 500 metreyi aşan kıyı şeridiyle uzanan Körfez, Kocaeli’nin en eski yerleşim alanlarından biri olarak biliniyor. İlçe, tarih boyunca farklı uygarlıkların etkisiyle Brunga, Grünge, Brunca ve Satryas gibi çeşitli isimlerle anıldı. Bölge, 1420’li yıllarda Türklerin hâkimiyetine girmesiyle, yarım kalmış konut alanları üzerine kurulan yerleşim nedeniyle Yarımca adını aldı. Yarımca, 27 Mayıs 1964’te belediye teşkilatının kurulmasıyla kurumsal yapısına kavuştu. Yerleşim, idari olarak geçirdiği dönüşümün son adımını ise 1988 yılında Körfez adıyla ilçe statüsü kazanarak attı.
Sanayileşme öncesinde yöre halkının temel geçim kaynağı sebze ve meyve bahçıvanlığı ile tarımdı. Ancak 1950’li yıllardan itibaren hız kazanan sanayi yatırımları, Körfez’in ekonomik ve sosyal yapısını köklü biçimde değiştirdi. Fabrika bacalarının yükselmesiyle birlikte ilçede geçim kaynakları büyük ölçüde sanayiye kaydı. Bugün Körfez, hem sanayi kimliğiyle hem de tarımsal geçmişinden miras kalan kiraz üretimiyle anılan, çok katmanlı bir ilçe profili çiziyor.

Başiskele
Başiskele, Kocaeli’nin en eski yerleşim alanlarından biri olarak biliniyor. İlçenin tarihi M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzanıyor. Bu dönemde, Yunanistan’ın Megara bölgesinden gelen Megaralılar, bugünkü Başiskele mevkiinde Astakoz adıyla bağımsız bir kent devleti kurdu. İlçe adı da tarihsel olarak bu yerleşim alanından geliyor. Kurulan kent, ilerleyen yıllarda Traklar tarafından yıkılarak harabe haline getirildi. Bölge, bu yıkımın ardından uzun süre farklı uygarlıkların etkisi altında kaldı. M.Ö. 263 yılında, Büyük İskender’in komutanlarından Nikomedes, bugünkü İzmit yakınlarında Nicomedia kentini kurarak burayı Bitinya Krallığı’nın başkenti yaptı. Bu gelişme, Başiskele ve çevresinin yeniden önem kazanmasını sağladı ve bölge, Nicomedia’nın hinterlandı içinde yer aldı.
Tarih boyunca limanları, iskeleleri ve stratejik konumuyla öne çıkan Başiskele, adını da bu iskele kültüründen alarak günümüze kadar taşıdı.

Kartepe
Kartepe’nin adı, ilçenin coğrafi yapısından geliyor. Bölgenin yüksek ve karlı tepeleri nedeniyle “Karlı Tepe” ifadesi halk arasında kullanıldı; bu ifade zamanla Kartepe halini aldı. İlçe, adını doğrudan doğasından alan yerleşimlerden biri olmasının yanı sıra günümüzde güzel doğası ve eşsiz manzarasıyla bir çok ziyaretçiye ev sahipliği yapan ilçelerimizin başında geliyor.

Gebze
Gebze, tarih boyunca bir geçiş ve kavşak noktası oldu. Bizans kaynaklarında Dakibyza / Dakibyze olarak geçen yerleşimin adı, zamanla Türkçeleşerek Gebzeye dönüştü.
İlçenin bugünkü sanayi ve lojistik kimliği, tarihsel rolüyle örtüşüyor: Gebze, dün orduların ve kervanların geçtiği yerdi, bugün sanayinin ve ticaretin merkezlerinden biri.

Darıca
Darıca, Kocaeli’nin tarihsel geçmişi en eski ilçelerinden biri olarak biliniyor. İlçenin adıyla ilgili en yaygın ve kabul gören görüş, bölgenin tarımsal geçmişine dayanıyor. Osmanlı döneminde ve daha önceki yüzyıllarda bölgede darı üretiminin yaygın olması, yerleşimin “darı ekilen yer” anlamında Darıca olarak anılmasına neden oldu. Darıca’nın tarihsel önemini artıran unsurlardan biri de Bizans dönemine ait kale kalıntılarıdır. İlçede bulunan bu savunma yapıları, Darıca’nın yalnızca tarımsal bir yerleşim değil, aynı zamanda İstanbul–İzmit hattında stratejik bir kontrol noktası olduğunu gösteriyor. Ancak bu kaleler, Darıca adının kaynağı olarak kabul edilmiyor; isim doğrudan üretim kültüründen geliyor.
Cumhuriyet döneminde yerleşim hızla büyüyen Darıca, günümüzde sanayi ve konut alanlarıyla öne çıksa da adını, yüzyıllar öncesinden kalan tarımsal kimliğinden almayı sürdürüyor.

Dilovası
Dilovası’nın adı, coğrafi yapısından geliyor. İlçe, Diliskelesi sahilinde, Dilderesi’nin taşıdığı alüvyonların zamanla birikmesiyle oluşan ve karanın denize doğru dil şeklinde uzandığı doğal çıkıntıdan adını aldı. Bu coğrafi oluşum, yerleşimin “dil” kelimesiyle anılmasına neden oldu. Diliskelesi’nin bir diğer önemli özelliği ise İzmit Körfezi’nin karşı kıyıya en yakın noktalarından biri olması. Bu durum, bölgenin tarih boyunca ulaşım ve geçiş açısından stratejik bir konumda yer almasını sağladı. Zamanla Dil Ovası ve Diliskelesi adları etrafında şekillenen yerleşim, bugünkü Dilovası ismiyle anılmaya başlandı.

Çayırova
Çayırova’nın bugünkü idari yapısı, 1980’li yılların ortasından itibaren hız kazanan sanayileşme süreciyle şekillendi. 1985 yılından sonra artan sanayi yatırımları, bölgede nüfusun kısa sürede hızla artmasına neden oldu. Bu hızlı kentleşme süreci, yerleşimin 1992 yılında Güzeltepe adıyla belediye statüsü kazanmasını sağladı. Güzeltepe Belediyesi, ilerleyen yıllarda Danıştay kararıyla Çayırova Belediyesi adını aldı. İsim değişikliğiyle birlikte ilçe kimliği de yeniden tanımlandı. Sanayinin gelişmesiyle birlikte Çayırova, Anadolu’nun farklı bölgelerinden yoğun iç göç aldı. Bu göç hareketi, ilçenin demografik yapısını köklü biçimde değiştirdi. Sanayi kimliği öne çıksa da Çayırova ve çevresinde küçük ölçekli tarım işletmeciliği günümüzde de varlığını sürdürüyor.
Bugün Kocaeli’nin ilçeleri modern kent yaşamıyla anılıyor olsa da, bu adlar geçmişten bugüne taşınan tarihsel hafızanın izlerini barındırıyor. İlçe isimleri, kentin hangi süreçlerden geçerek bugüne ulaştığını anlatan sessiz tanıklar olmayı sürdürüyor.





