Bayhan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya seslenerek, "Bu numara kimin?" diye sordu ve baskıcı uygulamaların gizlenmeye çalışıldığını belirtti. Öğrencilerin haklı mücadelesini engellemeye yönelik bu tür tezgahlarla karşı karşıya kaldıklarını vurgulayan Bayhan, "Bu baskılara karşı çıkacağız!" dedi.
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Kocaeli'de yaşanan dikkat çekici bir baskı girişimini x hesabında paylaştığı videoda kamuoyuyla paylaştı. Bayhan’a ulaşan en az 15 Kocaeli üniversitesi öğrencisi, ailelerinin aynı telefon numarasından kimliği belirsiz kişiler tarafından aranarak şikayet edildiğini aktardı. Bayhan paylaştığı videoda şunları söyledi: "Gözaltılar, tutuklamalar... Bunlar yetmedi. Şimdi de üniversite öğrencilerinin ailelerini tedirgin etmek üzere, telefonlarla bilinmeyen kişiler isimlerini söylemeden üniversiteli gençlerin ailelerini arayarak onları şikâyet ediyorlar.
Bu örneklerden birisi de Kocaeli'nde yaşanıyor. Bize ulaşan on beş üniversiteli öğrenci arkadaşımız, şimdi size göstereceğim bu numaradan aranarak; kah yurt yetkilisi, kah arkadaşıyım, kah üniversiteden tanıyorum diyen kişiler tarafından — ama tek bu numaradan, aynı numaradan — aileleri aranarak şikayet ediliyor."
"İÇİŞLERİ BAKANI ALİ YERLİKAYA'YA SORUYORUM: BU NUMARA KİMİN?"
"Şikâyet konusu ne? “Çocuklarınız eylemlere katılıyor. Eylemlere katıldığı için okuldan atılabilir. Son dönemlerde okula gelmiyor.” gibi, aileleri üniversite öğrencilerine karşı püskürten konuşmalar yapıyorlar.
Özellikle bir örnek var, çarpıcı bir biçimde:
“Çocuğumun arkadaşlarını tanıyorum. Bana ismini söyler misiniz?” deyince de telefonu kapatan örnekler de yaşanıyor.
Şimdi buradan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya — az önce gösterdiğim telefon numarası da dâhil — sormak istiyorum: Önümüzdeki dönemde Kocaeli'deki bu telefon numarasının kime ait olduğunu? Nereden arandığını? Kim tarafından böylesi üniversiteli gençleri ve ailelerini tedirgin edecek, bu kadar haklı, demokratik bir tepkiyi — üniversite öğrencilerinin bu kadar haklı mücadelelerini — engellemeye çalışmak üzere kurulmuş bu tezgâhı açığa çıkaracak adımları atacak mısınız?
Bunu size bir soru önergesiyle de soracağız, ayrıntılarıyla da soracağız."
"AÇIK Kİ KENDİ BASKICI UYGULAMALARINI GİZLEMEK İÇİN YAPILIYOR"
"Ama şimdi buradan bütün o bizi arayan üniversiteli genç arkadaşlarıma da, bütün üniversite öğrencilerine de, bütün ailelere de seslenmek istiyorum:
Biliyoruz ki bu mücadeleler haklı mücadeleler.
Böylesi girişimlerle, böylesi tedirgin edici; böylesi gençlerle ailelerini karşı karşıya getiren açıklamalarla — hele hele de 2025 yılını "Aile Yılı"nı ilan etmiş bir iktidar tarafından — açık ki kendi suçlarını, kendi kabahatlerini, kendi baskıcı uygulamalarını gizlemek için yapılıyor. Bu memlekette en küçük demokratik hakkın bile kullanılmasını yasaklayan bir iktidarın suçlarını gizlemek için yapılıyor. Buna hep birlikte karşı çıkmak durumundayız. Bu tip işlere pabuç bırakmamak durumundayız. Biz, bütün bu yaşanan çarpıcı operasyon yöntemleriyle atılan adımları dile getirmeye, bunlara karşı çıkmaya, bunları teşhir etmeye devam edeceğiz. Sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz. Bütün bunlara rağmen, bu ülkede üniversite gençliği demokratik Türkiye'yi, demokratik üniversiteyi istemeye devam edecek. Biz de onlarla birlikte olacağız."