Gündem

Kocaeli'de 50 Bin Adet Kırmızı Benekli Alabalık Suyla Buluştu

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “Orman İçi Sularda Balıklandırma Projesi” kapsamında Başiskele Kiraz Dere’de bugün sabah saatlerinde düzenlenen törenle, Bolu Abant Alabalık Üretim İstasyonu iş birliğiyle yetiştirilen 50 bin kırmızı benekli yavru alabalık doğal yaşam alanlarına bırakıldı.

Loading...

Abone Ol

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “Orman İçi Sularda Balıklandırma Projesi” kapsamında Başiskele Kiraz Dere’de bugün sabah saatlerinde düzenlenen törenle, Bolu Abant Alabalık Üretim İstasyonu iş birliğiyle yetiştirilen 50 bin kırmızı benekli yavru alabalık doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Proje çerçevesinde 2023’ten bu yana Kartepe ve Başiskele derelerinden alınan damızlık alabalıklarla üretim çalışmaları sürdürülürken, önceki yıllarda da toplam 16 bin yavru balık doğaya kazandırılmıştı. Bu yılki uygulamayla birlikte kırmızı benekli alabalık popülasyonunun güçlendirilmesi ve orman içi su ekosistemlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlanması hedefleniyor.

GENİŞ KATILIM SAĞLANDI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “Orman İçi Sularda Balıklandırma Projesi” kapsamında Başiskele Kiraz Dere’de bugün sabah saatlerinde düzenlenen törene; Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Ulvi Özerdem, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Yeşildal, Kocaeli MHP İl Başkanı Kâmil Akın, Başiskele İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nail Öz, ilçe başkanları, ilçe kadın kolları temsilcileri, çok sayıda partili ve öğrenciler katıldı.

ÖZERDEM: "1 MİLYON 850 BİN ALABALIĞI SUYLA BULUŞTURDUK"

Açılış konuşmasını yapan Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Ulvi Özerdem, konuşmasında, son dönemde 1 milyon 850 bin kırmızı benekli alabalığı suya bıraktıklarını belirterek konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Bugün Büyükşehir belediyemizle birlikte gerek bitkisel gerek hayvansal üretimle alakalı birçok projeyi hayata geçirmişken Bugün de burada bulunmamızın sebebi olan balıkçılık ve su ürünler projelerimize de hız kesmeden devam etmekteyiz son dönemde 1 milyon 850 bin kırmızı benekli alabalık sazan yavrumuzu suya bıraktık bugünde 50 bin adet kırmızı benekli alabalığımizi suyla buluşturacağız"

ÖZLÜ: "BU PROGRAMIN OLMASINDAN GURUR DUYUYORUM"

Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü çocukluğunun geçtiği günlere değinerek konuşmasında şunları söyledi: "Çocukluğum burada geçti burada bu balıklama programının olmasından çok gurur duyuyorum burada yaşayan hemşehrilerimizle beraber bu doğaya sahip çıkmak zorundayız burada çok balık vardı önceden arkadaşlarla gittiğimizde bulurduk şifa olarak görür buranın halki bu balıkları büyükşehir belediye başkanımıza teşekkür ediyorum"

ŞENER: "İNSANOĞLU HERŞEYE MÜDAHALE EDİYOR"

Özlü'den sonra söz alan Başiskele Kaymakamı Soner Şener konuşmasında insanoğlunun herşeye müdahale ettiğini doğayı korumayı ve nadir türlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Çevre haftası kapsamında düzenlenen büyükşehirin düzenlemiş olduğu programda suyu balıkla buluşturacağımiz programda bir aradayız bulunduğumuz alanda Yuvacık barajının üst kesiminde bulunan hem orman hem baraj cazibe merkezi vatandaşlarımızın geldiği tadını çıkardığı bir güzellik var buranın en büyük özelliği alabalıklar ama bir sorunumzu var insanoğlu herşeye müdahale ettiği gibi buraya da müdahale ediyor. Burayada balık salım töreninde de bilinçlendirme amacıyla yapıyoruz. Toplumun ortak olarak kullandığı toprağı doğayı havayı güzel şekilde korumak"

BÜYÜKAKIN: "BEN İŞİN FELSEFESİNİ ANLATMAYI TERCİH EDİYORUM"

Son olarak söz alan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Bazı programlarda diğerlerine oranla daha keyifli oluyorum. Şu anda da içim kıpır kıpır. Az sonra ala balıklar dereye bırakıldığında doğaya bişey yapmış olmanın huzurunu içimizde hissedeceğiz. Bu tür programlarda ben işin felsefesini anlatmayı tercih ediyorum. Polemik içeren laf kullandığınızda tabi daha çok ilgi çekiyor. Sosyal medyanın da teşvikiyle birlikte ilgi çeken bişey söylediğinizde o iş büyüyor. Ama bu gerçekten iyi mi oluyor? Niçin öyle yapmalıyız diye sorduğunuzda başka bişeyle karşı karşıya kalıyorsunuz."

"DAHA ÇOK BEĞENİLMEK Mİ?"

"Mesela gençler burada çok izlenmek için sıra dışı bir şey yapmanız lazım. İnsanoğlu’nun merakı o sıra dışı olana dönük orayı kurcalayınca daha çok ilgi çekiyorsunuz. Bunu farkında olan da o yönde hareket ediyor. Daha çok beğenilmek mi? Daha çok itibar mı? Kısa vadede daha çok ilgi çekeni yapmak mı uzun vadeli iş yapmak mı? Bu sorular aslında yer yüzünde varoluş biçimimize dair bir çok şey yapmış oluyoruz."

"YENİ FİKİRLER GENÇ KUŞAKTA GÖRÜLÜYOR"

"Mevzunun özü fark edilmediğinde ne oluyor. Şimdi biz çevre ile ilgili bir şey yapıyoruz değil mi ama bakın önümde arkadaşlarım plastik bardakla su koymuş. Mevzuyu fark etmediğinizde böyle çelişkilerle bir arada olursunuz. Yani bu plastiğin doğada yok olma süresi çok uzun bunları azaltmak lazım değil mi. İşte felsefe bunun için önemli ne yaptığımızı bilmek. Uzun vadede doğru olanı seçenekleri seçerek devam etmemiz lazım. Gençler aslında bunun en güçlü takipçileri siz olacaksınız. Yapılan araştırmalar bunu gösteriyor. Yeni fikirler ve bunların kökleşmesi ağırlıklı genç kuşakta görülüyor o yüzden sizi gördüğümde bunları anlatmak istiyorum. Bir taraftan koca işler yapıyoruz tam bir gerilemeye döndürmeyecek bir dengede tutmamız gerekiyor."

"GELİŞME VE DOĞANIN DENGESİ UYUMLU HALDE YÜRÜSÜN"

"Bir taraftan iş diğer tarata yer yüzünü tahrip etmemek lazım. Bunun için akademik camiada “Sürdürülebilirlik” kavramı var. Bugün yaptığımız yarını bozmasın, yok etmesin. Doğanın dengesi ve gelişme uyumlu halde yürüsün. Bunun şartları konuşuluyor. Bu manada kadim dünyaya dönerseniz Amerika’nın keşfedildiği yıllarda ne yapılıyordu? Orada yerliler vardı kızılderili onların. oradan sürülmesi ile bir savaş vardı. Bu aslında filmlerde konu olmuştu. Yerli olanlar vahşiydi , kötü olanlardı. Bize böyle anlatıldı."

"TOPRAĞI DENİZİ HAVAYI KİRLETTİK"

"Biz çocukluğumuzda kovboyculuk oynardık. Kovboy iyi adamdı kimse kızılderili olmak istemiyordu. Ama aslında iyi adamlar kötü kötü adamlar iyi olanlardı bize her zaman tersi anlatılıyordu. Gelişelim evet kalkınalım evet ama bunu yaparken bir tarafı da yıkmayalım. Yıkmadan yapalım. Asıl mevzumuz bu. Biz bunu yaparken denizi, toprağı havayı kirlettik. Sonra düşünmeye başladık eyvah ne olacak diye. Bilim adamları küresel ısınmanın olduğunu keşfettiler."

"İNSANIN YAŞAM BİÇİMİNİ GÖZDEN GEÇİRMESİ GEREK"

"İnsanlık bu şekilde tüketime devam ederse küresel ısınma artacak buzullar eriyecek. Sonra ölmüş eski volkanlar da hareketlenecek. Bu uzun bir döngü. Hani hep diyoruz ya doğayı koruyalım diye aslında bu doğayı değil bizi korumak için. Doğanın dengesini yaradan öyle bir kurmuş ki. Uydu görüntülerinden kasırgaları bir izleyin. Fan gibi döner toz toprak toplar ve atmosfere gönderir. Dünya kendini korur ama insanın kendini koruması için yaşam biçimini gözden geçirmesi gerekir."

"HER SENE 130 BİN DİP ÇAMURU ARITIYORUZ"

"Kocaeli’de arıtmadan geçmeyen evsel atık su Marmara denizine geçmiyor. Diğerleri bunu yapmadığında 4.5 milyon metreküp evsel atık su deşarj ediliyor. Bakın bu tuvalet tuvalet. Evsel atık suyu budur. Bunun arıtma tesisine gitmesi lazım, bertaraf edilmesi lazım. Biz her sene 130 bin ton çamuru arıtıyoruz. Bu yüz senede ne yapar? Birikir dolar değil mi. Biz çamuru temizliyoruz ya önemli bit kısmı buradan kaynaklanıyor. Marmara’da arıtma tesisi çalıştırmayan çok nokta var. Böyle olunca da Marmara denizi coğrafi olarak en geç dönemde oluştuğu için en erken ölecek olan. Biz de Marmara kurtulsun diye uğraşıyoruz."