Emek Partisi tarafından düzenlenen “Halkların Katili Emperyalizmin Bekçisi NATO Gerçeği” paneli, Eğitim Sen Kocaeli Şubesi’nde gerçekleştirildi. Program öncesinde katılımcılara Bir Savaş Örgütünün Anatomisi: NATO belgeseli izletildi. Ardından gerçekleştirilen panelde Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal konuşmacı olarak yer aldı. Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
“NATO karşıtlığı ortak mücadele zemini oluşturdu”
Konuşmasına NATO karşıtlığının Türkiye'deki farklı sosyalist ve sol yapıları ortak bir zeminde buluşturduğunu belirterek başlayan Özdal, “Sosyalistler neden bir araya gelmiyor?” sorusunun sıkça gündeme geldiğini ifade ederek, “NATO karşıtlığı, farklı sol ve sosyalist yapıların ortak tutum geliştirdiği önemli başlıklardan biridir. Türkiye'de devrimci hareketin ve 68 kuşağından bugüne uzanan gençlik mücadelesinin emperyalizm ve NATO konusundaki tavizsiz duruşu bugün de sürüyor.” dedi. Özdal, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere NATO zirvesi öncesinde ortak eylem ve etkinliklerin planlandığını aktararak bunun önemli bir gelişme olduğunu söyledi.
"Önemli bulgular ortaya çıkmıştır"
NATO'nun yalnızca askerî bir ittifak olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Özdal, “NATO aynı zamanda ekonomik bir örgüttür. CENTO gibi yapılanmalarla bağlantılı bir çerçeve içerisinde faaliyet yürütmüştür.” ifadelerini kullandı. NATO'nun politik yönüne de dikkat çeken Özdal, Avrupa'da ortaya çıkan Gladio yapılanmasının bunun en somut örneklerinden biri olduğunu belirterek, “Avrupa'nın birçok ülkesinde NATO'nun yalnızca askerî değil, politik bir örgüt olduğuna ilişkin önemli bulgular ortaya çıkmıştır.” diye konuştu.
“Gladio planlanmış bir organizasyondu”
Gladio yapılanmasının NATO'dan bağımsız gelişmediğini savunan Özdal, “Gladio, NATO'nun bilgisi dışında ortaya çıkmış ya da kontrolden çıkmış bir yapı değildir. Tam tersine planlanmış, yapılandırılmış ve belgelerle kayıt altına alınmış bir organizasyondur. NATO da bugün bunu inkâr etmemektedir.” dedi. Belçika, İtalya, Yunanistan ve Türkiye'nin bu yapıların öne çıktığı ülkeler arasında bulunduğunu söyleyen Özdal, Gladio'nun ortaya çıktığı dönemin siyasal koşullarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
“İşçi hareketini bastırmak amacıyla oluşturuldu”
Avrupa'da komünist partilerin yükselişe geçtiği dönemde Gladio yapılanmasının devreye sokulduğunu ileri süren Özdal, “Fransa, İtalya ve Yunanistan'da komünist partiler seçimlerle iktidara gelebilecek güce ulaşmıştı. Gladio da bu yükselişi durdurmak ve işçi sınıfı hareketini kontrol altına almak amacıyla örgütlenmiş bir yapıydı.” diye konuştu. Türkiye'de de 15-16 Haziran Direnişi sonrasında yükselen işçi hareketinin sermaye çevrelerinde rahatsızlık oluşturduğunu öne süren Özdal, 12 Eylül Darbesi'ne giden süreçte yaşanan gelişmelerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“NATO'nun farklı boyutları bulunuyor”
Konuşmasının sonunda NATO'nun yalnızca askerî yönüyle ele alınamayacağını ifade eden Özdal, “Gladio, NATO'nun politik-terör yapılanmasının son dönemdeki adıdır. Ancak NATO, kuruluşundan bu yana sadece askerî değil, aynı zamanda politik faaliyetler de yürütmüştür. Soğuk Savaş döneminde çeşitli ülkelerde düzenli biçimde gizli yapılanmalar oluşturmuştur.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.







