Koltuğun sahipleri halkın yanında mı?

Abone Ol

Bir Topluma Hizmet Etmenin En Etkili Aracı Siyasettir Ancak Hangi Siyaset?

İyi bir siyasetçi asla kendi kişisel ya da grupsal çıkarlarını değil elbette ki toplumun, halkın kazanımlarını ön plana almalıdır. O çok sevilen koltuk sadece bir araçtır ve koltuk üzerinde oturan insana bir değer katmaz, aksine üzerine oturanın kişiliğiyle koltuk değer kazanır. Koltuk yetenekli ve değerli bir insanı vezir ederken, yeteneksiz ve değersiz bir insanı da elbette ki rezil eder…

İlkeli bir siyasetçi kendisine, partisine en ağır hakaretleri etmiş olanları yanına bile yaklaştırmaz. Koltuk ve kişisel ikbal için daldan dala konmaz. Dün kötü dediğine, bugün iyi demez. Özü, sözü birdir. Verdiği sözlerin, aldığı kararların arkasında durur. Toplumun tümünü kucaklar, iyiden, güzelden, doğrudan, hak, hukuk ve adaletten yana, söz ve davranışlarıyla halka karşı örnek bir davranış sergiler.

Ne yazık ki bunun yanında siyaseti cahil kişileri aldatarak sömürme aracı olarak gören, koltuk uğruna herkesi ve her şeyi göz ardı edebilen ve ilkesiz olup, verdiği sözleri tutmayan, aldığı kararların arkasında durmayan, dün kara dediğini bugün ak diye sunan, siyasetin gölgesinde ticarette hemhal olan anlayışlar da mutlaka vardır.

Ancak halk aklını çalıştırmalı, neden, niçin, nasıl sorularını sormalı, sorgulamalı, duygularını okşayan ve kutsal değerlerini istismar ederek kendisini aldatan ilkesiz siyasilerin tuzağına düşmeden, iyi, doğru ve güzelden yana iradesini ortaya koymalıdır. Şu güzelim memleketin bugün buna, inanın ki çok ama çok ihtiyacı vardı…