Kurtuluştan kuruluşa üç anıtın öyküsü

Abone Ol

Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Nutuk”a şu cümleyle başlar: “1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım.” Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasından sonra Amasya, Erzurum, Sivas temaslarını, toplantılarını kısa sürede tamamlayıp Ankara’ya geldiğini düşünüyoruz. Mustafa Kemal ve yol arkadaşları tam 225 gün sonra üstü açık bir araçla Ankara’ya gelebildiler.

Samsun, parti ayrımı olmadan Büyük Önder’e her zaman saygı duymuş. Samsunspor dışında hiçbir futbol takımımızın formasında Atatürk bulunmuyor. Bandırma Vapurunu ve onun içindeki kahramanların balmumu heykellerini gördüğünüz zaman bu vatanın kurtuluşu için nasıl bir mücadele başlatıldığını görüyor, adeta o günleri yaşıyorsunuz.

VAZİYET VE MANZARA-İ UMUMİYE

Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıktığında Osmanlı Devleti’nin durumunu, işgalleri, ordunun halini ve milletin içinde bulunduğu koşulları anlattığı bölüm, Türk Kurtuluş Savaşı’nın gerekçesini ve başlangıç düşüncesini açıklayan en önemli metinlerden biridir. Gazi Mustafa Kemal, ülkenin halini şöyle değerlendiriyor:

“Vaziyet ve manzara-i umumîye: Osmanlı Devleti’nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumî’de mağlûp olmuş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir mütarekename imzalanmış.

Büyük Harbin uzun seneleri zarfında millet yorgun ve fakir bir halde. Milleti ve memleketi Harb-i Umumî’ye sevk edenler, kendi hayatları endişesine düşerek memleketten firar etmişler.

SİLAH VE CEPHANELERİ ALINMIŞ

Saltanat ve hilafet mevkiini işgal eden Vahdettin, mütereddit, şahsını ve yalnız tahtını temin edebileceğini tahayyül ettiği denî tedbirler araştırmakta.

Damat Ferit Paşa’nın riyasetindeki kabine aciz, haysiyetsiz, cebin, yalnız padişahın iradesine tâbi ve onunla beraber şahıslarını vikaye edebilecek herhangi bir vaziyete razı.

Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış ve alınmakta.

İtilaf Devletleri, mütarekenamenin hükümlerine riayete lüzum görmüyorlar. Birer vesile ile itilaf donanmaları ve askerleri İstanbul’da. Adana vilayeti Fransızlar; Urfa, Maraş, Ayıntap (Gaziantep) İngilizler tarafından işgal edilmiş. Antalya ve Konya’da İtalyan askerî kıtaatı, Merzifon ve Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor. Her tarafta ecnebi zabit ve memurları ve hususi ajanları faaliyette.

Nihayet, mevzuubahis tarihten dört gün evvel 15 Mayıs 1919’da İtilaf Devletleri’nin muvafakatiyle Yunan ordusu İzmir’e çıkarılıyor. Bundan başka memleketin her tarafında Hristiyan azınlıklar gizli veya açık, hususi emel ve maksatlarının teminine, devletin bir an evvel çökmesine çalışıyorlar.

İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifesi Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğu kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

ÜÇ DÖNEMİ KAPSIYOR

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bu zorlu mücadeleyi Samsun’a çıkmasıyla başlattı. Her tarafta yabancı askerler vardı. Atatürk ve silah arkadaşları hakkında idam fermanı çıkarılmıştı. İşte “İdamlıklar” ülkeyi kurtarmak için Samsun’a çıkmıştı.

Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi ve küllerinden doğuşu, üç büyük şehirdeki üç simge anıtla ölümsüzleşti. Samsun, İzmir ve Ankara’daki bu şaheserler, bir milletin kader adımlarını taş ve bronzla geleceğe taşıyor.

Samsun Onur Anıtı: Kurtuluşun İlk Adımı

Samsun ilimizde yükselen Onur Anıtı, Milli Mücadele’nin başlangıcını ve direniş ruhunu simgeler. Avusturyalıheykeltıraş Heinrich Krippel tarafından yapılan bu eser, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da kente ayak bastığı noktaya yakın bir yere dikildi. Anıtta, Atatürk, şahlanan atının üzerinde, büyük bir kararlılıkla askeri giysiler içinde tasvir edilmiştir. Bu şahlanış, sadece bir atın değil, esareti kabul etmeyen Türk milletinin uyanışını anlatır.

İzmir Atatürk Anıtı: Zafer ve Bağımsızlık

İzmir Cumhuriyet Meydanı’ndaki anıt, düşmanın denize dökülüşünü ve ülkenin tam bağımsızlığa kavuşmasını simgeler. Ünlü heykeltıraş Pietro Canonica’nın imzasını taşıyan bu eser, Kurtuluş Savaşı’nın zaferle taçlandığı yeri temsil eder. Atatürk, askeri üniformasıyla atının üzerinde, sol eliyle atın dizginlerini tutarken sağ eliyle Akdeniz’i işaret etmektedir. Bu duruş, ordulara verilen o tarihi emrin ve kazanılan kesin zaferin ebedi bir nişanesidir.

Ankara Ulus Zafer Anıtı: Türkiye’nin Kuruluşu

Ankara Ulus Meydanı’nda yer alan Zafer Anıtı ise yeni devletin, yani Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu anlatır. Yine Heinrich Krippel tarafından yapılan bu anıtta Atatürk, diğerlerinin aksine askeri bir üniformayla ancak ayakları yere basan, sakin ve kendinden emin bir devlet adamı olarak tasvir edilmiştir. Atın dört ayağının da yere basması, savaşın bittiğini, barışın geldiğini ve yeni cumhuriyetin sarsılmaz temeller üzerinde yükseldiğini gösterir. Ayrıca anıtın çevresindeki Türk askeri ve cepheye mermi taşıyan Türk kadını figürleri, kuruluşun arkasındaki kolektif halk iradesini sergiler.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun...