Mücadele yoksa kazanım da olmaz

Türkiye’de işçi hareketi kritik bir süreçten geçiyor. Üretim yapılan fabrikalar alev alev…
Neden? Çünkü patronların kar hırsı, hiç bu kadar aşırıya kaçmamıştı. Eskiden 4 kazanıp 1’ini işçiye veren patron, şimdi 8 kazanıp yine 1’ini, hatta 0.5’ini işçiye vermek istiyor.
TÜİK’in açıkladığı resmi rakamlar da buna hizmet edince…
Resmi enflasyona göre zam veren fabrikalar ile gerçek enflasyona göre yaşamaya çalışan emekçi kesimin yaşamı, açlık sınırına doğru geriliyor.
Bugün açıklanan son rakamla birlikte 2023 enflasyonu yüzde 64.77 olarak gerçekleşti. Oysa iyi biliyoruz ki, çarşı-pazarın enflasyonu, açıklananın çok üzerinde.
Bu da işçi kesim için zorlu ve kritik bir sürecin başlaması demek.
Yukarıda yazdım… Fabrikalar alev alev.
Doğal olarak, sanayi kenti Kocaeli’de de durum pek farklı değil.
Örnek mi?
Yaklaşık 30 bin işçinin ekmek yediği metal fabrikaları.
MESS geçtiğimiz hafta tarafları tekrar masaya çağırdığında bir umut doğmuştu. Ancak o umut ışığı yarım saatte söndü.
İşveren yüzde 35’lik teklifini yüzde 50’ye çıkardı. Hepsi o. Sendikalar ise haklı olarak yüzde 100’ün üzerinde bir zam bekliyor.
Beklenti karşılanmayınca, fabrikalar da hareketlendi. Hedefte sektörün en büyük sendikası Türk Metal var.
Yemekhanelerde çatal-kaşığı masaya vurmakla olmuyor bu iş. Olmayacak da…
Daha sert eylemler gerekiyor.
Birleşik Metal-İş Sendikası’nın yaptığı gibi. Genel Başkan Özkan Atar’ın vurguladığı gibi. Üreten şaltere eliniz gidecek. Yoksa gerisi lafı güzaf.

***

Gelelim Türkiye’nin en büyük fabrikası, TÜPRAŞ’a.
Orada da Petrol-İş Sendikası, sözleşmeyi 3 yıllık yaptığı için işçiler büyük bir mağduriyet yaşıyor.
İşverenin ne kadar cimri olduğu malum.
Bu dönem de aynı cimriliği sürdürmesi bekleniyor. İşçiler enflasyonun üzerine 3 puan alsa, göbek atıp oynayacak neredeyse…
Durum o kadar vahim yani. Neden? Çünkü Petrol-İş, son dönemde mücadele etmeyi unuttu.
Sendika içi güç mücadelesi daha çok öne çıktı.
Doğal olarak, olan da işçiye oluyor. Geçmişte maaşlar söz konusu olduğunda parmakla gösterilen Tüpraş işçisinin, günümüzde ise normal fabrikalardan farkı kalmadı.

***

Bir de belediyelerde örgütlü işçi sendikaları var.
Orada bazı hakları almak daha kolay olabiliyor. Ancak sanılmasın ki, belediye işçisi de iyi maaş alıyor. Onların maaşları da son dönemde gerçek enflasyon karşısında ciddi şekilde eridi.
Düşünsenize, Büyükşehir’de bile en düşük maaş 20 bin lira. Ne kadar düşük, değil mi?
İlçe belediyelerinin halini varın siz düşünün…

***

Bu kadar kötü örnek arasında hiç mi iyi yok?
Birini yazmıştım zaten. Birleşik Metal-İş Sendikası mücadele ediyor ve kazanıyor.
Bir de Lastik-İş Sendikası var.
Daha geçen hafta Genel Başkan Alaaddin Sarı yüzde 110 ve yüzde 170 zam istedikleri sözleşme taslağını kamuoyu ve işçilerle paylaştı.
Belki gülenler olacaktır. Ancak lastik işçisinin geçmişte yaptıklarına bakıldığında, gerçekleşme oranı bence yüzde 100’e yakın.

***

Kocaeli’deki tablo genel hatlarıyla böyle. İşçiler için zorlu bir süreç başlıyor.
Bu sürecin zafere ulaşabilmesi için doğru eylemler şart.
Mücadele zaten olmazsa olmazı.
Yoksa, kaybeden yine emekçi olacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erdin Ağdede - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgün Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgün Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Özgün Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgün Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.




Kocaeli haber