Hava kalitesi ve sağlık

Avrupa'nın havası temizleniyor ve insan sağlığını iyileştiriyor. Özetle hava kalitesi ve sağlık


⦁ Avrupa'da hava kalitesi iyileşiyor. Ancak hava kirliliği özellikle şehirlerde sağlığı olumsuz etkilemeye devam ediyor hastalığa ve önlenebilir ölümlere neden olan önemli bir sağlık riski olmaya devam ediyor.
⦁ AB, 2050 yılına kadar hava kirliliğini insan sağlığına zarar vermeyecek bir seviyeye düşürmeyi hedefliyor.
⦁ İyi haber ise ısıtma, ulaşım, endüstri ve tarım için daha temiz ve yenilenebilir çözümler hava kirliliğini azaltmak için büyük potansiyele sahip.

Soluduğunuz hava, sağlığınız ve yaşam kaliteniz için çok şey ifade eder. Fark etmemiş olabilirsiniz, ancak yaşadığınız süre boyunca soluduğunuz hava muhtemelen çok daha temiz hale geldi.

Eğer Avrupa'da kirliliği azaltmaya devam edersek, gelecek nesil daha da temiz bir havayı soluma şansına sahip olacak. AB'nin vizyonu, 2050 yılına kadar hava kirliliğini insan sağlığına zarar vermeyecek bir düzeye indirmek. Gerçekten de hava kalitesini iyileştirmek insan sağlığının yanı sıra bitkileri ve vahşi yaşamı da korur. Ayrıca, genel olarak iklim değişikliğinin etkilerini de hafifletir.
 

Avrupa'nın hava kalitesi iyileşiyor, ancak sorunlar devam ediyor

Hava kirliliği, hem Avrupa'da hem de tüm dünyada en büyük çevresel sağlık riskini oluşturuyor. AÇA(Avrupa Çevre Ajansı)'nın hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmesine göre, düşük hava kalitesi insanların sağlığını ve yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor ve sadece Avrupa'da yılda yaklaşık 300.000 önlenebilir ölüme neden oluyor.

Avrupa şehirlerinde hava kalitesi önemli ölçüde değişiklik gösteriyor. Bununla birlikte, neredeyse tüm Avrupa şehir sakinleri, Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen sağlık rehberinde yer alan seviyenin üzerinde bir derecede ince partikül kirliliğine maruz kalıyor. İnce partiküllere ve diğer kirleticilere maruz kalmak, solunum ve kalp-damar hastalıkları ile kanser gibi birçok olumsuz sağlık sorununa neden olur. Dahası, AÇA'nın çalışmaları en hassas nüfus gruplarının bu sorunlardan çok daha fazla etkilendiğini gösteriyor.

Yine de durum daha iyiye gidiyor. Örneğin, AB'de ince partikül kirliliği nedeniyle ölen insanların sayısı son 10-15 yılda neredeyse yarı yarıya azaldı. Bu da Avrupa’nın  sıfır kirlilik eylem planında yer alan erken ölümlerin 2030 yılına kadar 2005 yılına kıyasla %55 oranında azaltılması hedefine doğru ilerlediği anlamına geliyor.
Şekil 1. 2021 yılı DSÖ rehberlerine göre belirlenen düzeyin üzerindeki PM₂.₅ seviyeleri ve 2005-2020 sıfır kirlilik hedefine uzaklık nedeniyle 27 AB ülkesindeki erken ölümler

İnsan sağlığına zarar vermeyen bir hava kalitesine ulaşma uzun vadeli vizyonu hala uzak bir hedef olarak duruyor. Ancak iddialı politikalar, yerel düzeyde alınan kararlar ve iyi bilinen çözümler ilerlemeyi önemli ölçüde hızlandırabilir.

Daha temiz hava için daha temiz ulaşım, enerji ve tarım

AÇA'nın Avrupa'da hava kirliliğinin nereden kaynaklandığına dair yaptığı değerlendirme, bu sorunun çoğunlukla binaların ısıtılmasından, kara yolu taşımacılığından, endüstriyel faaliyetlerden ve tarımdan kaynaklandığını gösteriyor. Her bir sektörde kirliliği azaltmak için birçok iyi çözüm bulunuyor.

Binalar için enerji yenilemeleri ve diğer enerji tasarrufu önlemleri her şeyden önce ısıtma ihtiyacını düşürecek. Aynı zamanda ısı pompaları, güneş enerjisi sistemleri ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı merkezi ısıtma sistemleri gibi modern ısıtma çözümlerine geçmek, kirliliği azaltabilir. Bu önlemler, AÇA'nın ısıtmanın karbonsuzlaştırılmasına ilişkin birifinginde ele alınıyor. Ayrıca, AB'nin nihai enerji tüketiminin yaklaşık yarısının ısıtma için kullanıldığını ve bunun enerji güvenliği ve sera gazı emisyonlarının azaltılması açısından geliştirilmesi gereken önemli bir alan olduğunu belirtiyor.
Şekil 2. Son kullanım sektörüne göre nihai enerji tüketimi, 27 AB ülkesi, 2020

Ulaşımda, yürüyüş, bisiklete binme ve diğer aktif hareketlilik türleri için altyapının geliştirilmesi özellikle şehirlerde birçok fayda sağlayabilir. Temiz toplu taşımacılığın teşvik edilmesi, araç paylaşımının yaygınlaştırılması, trafiğin azaltılması ve elektrikli araçlara geçiş, hava kirliliğini, gürültüyü ve sera gazı emisyonlarını daha da azaltacak.

Kirliliği azaltmak için yeni teknolojilerin benimsenmesi ve yenilenebilir enerjiye geçiş, son 10 yılda istikrarlı bir şekilde azalan Avrupa sanayi emisyonlarını daha da düşürecek. Tarımda da, AÇA çalışmaları, gıda üretimini karbonsuzlaştırmak ve amonyak ile metan emisyonlarını azaltmak için bazı fırsatlar olduğunu gösteriyor. Genellikle bu önlemler aynı zamanda yerel hava kalitesini de iyileştiriyor.

Herkes için temiz hava hedefli AB çalışmaları

AB yasaları, Avrupa'da hava kalitesi için sınırlar ve hedefler belirler. Bu kapsamda, AB Üye Devletleri hava kalitesini izlemeli ve bilgileri AÇA aracılığıyla kamuya açıklamalıdır. Avrupa Komisyonu ile birlikte AÇA, Avrupa Hava Kalitesi Endeksi'ni kurdu. Bu endeks, Avrupa genelindeki hava kalitesi izleme istasyonlarından gelen en son ölçümleri gösteriyor. Hizmet aynı zamanda Android ve iOS cihazlar için bir uygulama olarak da mevcut. Dahası, AÇA'nın Avrupa hava kalitesi şehir görüntüleyicisi, insanların Avrupa'daki neredeyse 400 şehirde ortalama kirlilik seviyelerini kontrol etmelerine olanak sağlar.

Avrupa Yeşil Mutabakatı, Avrupa'da hava kalitesini iyileştirmeyi ve AB hava kalitesi standartlarını Dünya Sağlık Örgütü'nün en son rehberleriyle daha uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor. AB sıfır kirlilik eylem planı, kirlilik düzeyini 2050'ye kadar insan sağlığına ve doğal ekosistemlere karşı zararlı kabul edilmeyen düzeylere düşürmeyi hedefliyor.

Ekim 2022'de Avrupa Komisyonu, daha katı kirlilik eşikleri, vatandaşlara daha fazla hak, daha iyi hava kalitesi gözetimi ve daha iyi kamu bilgilendirmesi için AB hava kalitesi yasalarını gözden geçirme önerisinde bulundu.

AÇA(Avrupa Enerji Ajansı) tarafından gerçekleştirilen bu çalışmalar “Hava Kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin tartışma götürmez bir husus olduğunu ortaya koymaktadır”. Ancak ne var ki bu kirliliğe neden olan durumları irdelediğimizde insan faaliyetlerinin yanı sıra doğa olaylarının da da başlıca nedenler arasında olduğunu görürüz.

⦁ İnsan faaliyetlerinin başında fosil yakıtların kullanımı ve sanayileşme gelmektedir.
⦁ Doğal olaylar ise “inversiyon” denilen durum ile en sık karşılaşılan olaydır. Meteorolojik bir olay olan inversiyon hava katmanları arasındaki ısı farklılığı nedeniyle oluşan bir durumdur. Bu durumun hava kirliliğine etkisi ise sıkışan havanın yer küreye en yakın seviyede bulunması ile hava içerisinde bulunan kirleticilerin daha fazla hissedilmesidir.
⦁ Hava kirliliğinde etkisi küçümsenemeyecek diğer bir Meteorolojik olay ise “çöl tozları”dır ki, bu olay Afrika’daki sahra çölünden kum fırtınaları ile kalkan milyonlarca tonluk çöl tozunun rüzgarlar ile tüm Türkiye’yi etkisi altına alabilmektedir. Bu tozların Avrupa kıtasını ve hatta Asya’nın Sibirya bölgesine kadar ulaştığı bilinmektedir. Bu tozların hava kirliliğine kötü etkileri olmakla beraber, içeriğinde taşıdığı zengin mineraller ile toprak verimliliğine etkisi büyüktür. Orman yangınları, Volkan hareketleri, Tarım işleri, Depremler sonucu yapılan yıkım ve taşıma faaliyetler ininde bu kirliliğe katkısı azımsanmayacak ölçüde büyük olmaktadır.

Anlatılan bu olaylarda baş kirletici genellikle TOZ olmaktadır. Havadaki toz lar ölçümlenirken boyutlandırılarak ölçümlenir. Bunlar PM10 – PM2,5 – PM1 şeklinde olup, Partikül Madde 10 mikron da küçük olan parçacıklar demektir. Bu partiküller insan sağlığı üzerinde etkileri solunum yolları ile başlar. PM2,5 akciğerlere kadar inebilmektedir. PM1 ise kan dolaşımına kadar nüfuz edebilir kirleticilerdir. Ne var ki bununla birlikte gaz biçimindeki kirleticilerin sebep olduğu durumların en başında fosil yakıtların yanması sonucu ortaya çıkan başta kükürtdioksit (SO2), azotoksitler (NOx) ve toz başı çekmektedir.

Ülkemizde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gerek sanayi kaynaklı gerekse diğer olaylar sonucu hava – su – toprak – denizlerde oluşan tüm kirlilikleri kurmuş olduğu Sürekli İzleme Merkezi (SİM) adı verdiği sistemle anlık olarak takip etmekte ve buna göre politikalar belirlemektedir.

Sistemde;
⦁ Atıksu izlemelerinin yapıldığı 513 tesis,
⦁ 81 ilde yer alan verilerin halkla anlık paylaşıldığı toplam 380 Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonu,
⦁ 399 sanayi tesisinin 788 adet bacasında bulunan Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemleri ile anlık takipler yapılmaktadır.

Bununla birlikte ise 425 istasyon ile denizlerimiz, 110 istasyon ile de havzalarımız takip edilmektedir.

2022 yılında Ülkemizde sanayi ve evlerimizde yaklaşık 230 milyon ton yerli ve ithal kömür tüketilmiştir. Bu kömürün yüzde 70 – 75 aralığında oranı, 160-165 milyon ton civarıdır. SİM sisteminde ölçümü yapılan sanayi sektörlerinin bacalarında tüketilmiş ve gerekli ölçüm kayıtları yapılmıştır. Sektörlerin fosil yakıtı tüketim oranlarında ise yüzde 90 gibi Termik santraller, yüzde 6-7 ile Çimento üretim tesisleri başı çekmektedir. Termik santrallerde tüketilen kömürün yüzde 80’i ise yerli (Afşin-Soma-Şırnak-Tunçbilek) kömürlerimizdir. Ne var ki bu kömürlerimiz “coğrafya kaderdir” prensibi ile verimlilikleri maalesef diğer ithal kömürlere oranla düşük kalmaktadır. Bu durum da dolayısı ile bu sektörlerin gerekli tüm filtre işlemlerini yapmış olsalar bile hava kalitesine olumsuz etkileri doğal olaylar kadar olmasa da vardır.

Ancak şu da bilinmelidir 2023 yılında hava kalitesi değerleri kötü olan illerimizin birçoğunda kirletici vasfı yüksek sanayi tesisinin dahi bulunmayışı, bu sonuçların irdelenmesi ihtiyacını oluşturmaktadır. Örneğin Iğdır ilimizde hava kalitesi indekslerinin normalden yüksek seviyede seyir etmesi halkın o bölgede ısınma amaçlı kullanmış olduğu yakıtların ve coğrafi yapısından dolayı havada asılı kalan kirliliğin daha uzun sürede dağılmasından kaynaklı olduğu söylenebilir.

SONUÇ :
Hava kirliliğinin olumsuz etkilerini azaltmak için Ne yapabiliriz?
⦁ Avrupa Hava Kalitesi Endeksi'nden yerel hava kalitenizi kontrol edin. Duruma bağlı olarak, hava kalitesi o gün kötüyse dış mekan aktivitelerinden kaçınmayı düşünün.
⦁ Evde enerji tasarrufu yapma yollarını düşünün ve yürüyüş, bisiklete binme veya toplu taşıma gibi sürdürülebilir ulaşım biçimlerini tercih edin. Aktif hareketlilik aynı zamanda sağlığınız için de iyidir.
⦁ İç mekan hava kalitesine dikkat edin. Evdeki malzemelere ve havalandırmanın yeterliliğine önem verin.
⦁ Dahil olun. Şehrinizdeki hava kalitesi hakkında yerel politikacılara sorular sorun ve iyileştirmeler için neler yapıldığını öğrenin.
⦁ İnsanoğlunun enerjiye olan ihtiyacından vazgeçmesi mümkün değildir. Ülkeler olarak güneş, rüzgar vb. yenilenebilir enerji kaynaklarına maksimum yönelinmesi kaçınılmazdır.

Sevgiyle ve Sağlıkla Kalın.
ncmCozdmr

Hüsnü Baysal’ın katkılarıyla

Kaynaklar :


⦁ www eea europa eu/tr/isaretler/sinyaller-2023/makaleler/avrupanin-havasi-temizleniyor-ve-insan
Avrupa'nın havası temizleniyor ve insan sağlığını iyileştiriyor
Yayınlandı 04.11.2023 Son değiştirilme 16.11.2023
Photo: © Marian Sasala, Well with Nature /EEA


⦁ www hurriyet com tr/yazarlar/doc-dr-efsun-dindar/hava-kirliligi-alarmi-42200416
Doç.Dr. Efsun Dindar
Hava kirliliği alarmı
Ocak 08, 2023 10:41

⦁ www bogaziciyonetim istanbul/hava-kirliligi-nedir-nasil-onlenebilir/
HAVA KİRLİLİĞİ NEDİR, NASIL ÖNLENEBİLİR?
BOĞAZİÇİ YÖNETİM
ÇEVRE BÜLTENİ
Ağustos 2022/SAYI:24

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necmi Özdemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgün Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgün Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Özgün Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgün Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

02

Şenol Eker - Eğer hava kirliliği deyince partikül anlarsanız, elbette Dilovası en kirli yer değildir ülkemizde. Zaten havadaki partiküller insan sağlığına "o kadar da" olumsuz etki etmez. Dilovası'nda olan; kanserojen ve öldürücü kimyasal gazların atmosfere karışması. Bunun olmadığını ispatlamak için bahçede tavuk beslemek yetmiyor ne yazık ki.

Daha önce Nasaş'ta çalıştığım sıralarda kimi zaman bir koku duyardım. Bu koku BASF'tan veya Solventaş'tan; belki de İzocam, ya da deterjan veya çelik fabrikasından geliyor olabilir. Çünkü Nasaş çevresinde bunlar var. Çok keskin, boğucu, tahriş edici bir koku. Bu kokuyu yayan ise muhtemelen HCN yani hidrojen siyanür. Asıl tehlike bu. Şeker fabrikasının soğutma kulesinden çıkan su buharı değil. Sevgili Hüsnü Bey'den bu konuda bir çalışma da bekleriz. Özellikle sabah 4 gibi "yetkili"lerin mesai saatleri dışında gelen bu koku nereden gelir öğrenmeyi isteriz. Çünkü bu hava kirliliği gibi "basit" bir şey değil. Resmen kimyasal silah olarak kullanılabilecek kadar zehirli bir gaz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 12:56
01

Timur - Hocam çok faydalı bir derşeme olmuş. hava kirliliğini bilimsel olarak ortaya koymuşsunuz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 12:21



Kocaeli haber