YENİ MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ NASIL OLACAK?

Müfredat nedir?

Bu sorunun cevabını bulmak için 4 yıl önceye gidiyoruz. Eski Milli Eğitim Bakanı Ziya SELÇUK’un yazıp 2020 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları’ndan çıkan Hayatın İçindeki Müfredat kitabına.

Kitabın Önsözünde velilere şöyle sesleniyor Ziya Hoca:

… Okul ve ev, öğretmen ve ebeveyn, yani siz ve biz uyum içindeysek çocuk da huzur içindedir. Şayet bu uyumu yakalayamazsak çocuk, siz ve bizim aramızdaki bu gidiş-gelişlerden yorulur. Biz istiyoruz ki aramızda bir uyum olsun. Bizim bıraktığımız yerden siz devralın eğitimi, sizin bıraktığınız yerden biz… Peki müfredat nedir? Müfredat, çocuğunuzun okulda gördüğü eğitimin programı yani planlanmış eğitim içeriğidir. Bu içerik 18 yaşına gelmiş her vatandaşımızın sahip olmasını istediğimiz, ortak temel bilgi ve görgüyü oluşturur…

Eğitim sisteminin değişmesi normaldir; gelişen teknoloji, toplumsal değişimler, bilimsel araştırmaların yeni bulguları, hükümetlerin politikaları eğitim sistemlerinin değişmesini zorunlu kılar. Fakat bu programların eğitim uzmanlarının ve akademisyenlerin de onaylayacağı şekilde sürdürülebilir olması hayati önem taşıyor zira son 20 yılda eğitim sistemimiz onlarca kez değişti, değişen Milli Eğitim Bakanlarımızın sayısı 9!

Umuyorum, bugün kamuoyuyla paylaşılacak olan yeni müfredat eğitim camiasının paydaşlarının ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sürdürülebilir olur. Bakanlığın yeni müfredat ile ilgili görüş ve önerilere açık olması da oldukça yerinde bir karar. Vatandaşlar aşağıda belirttiğim adresten görüş ve önerilerini iletebilecekler:

'https://gorusoneri.meb.gov.tr/' 

YENİ MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ NASIL OLACAK?

Yeni Müfredatın Mottosu: İyi İnsan Yetiştirmek!

Yeni müfredat ne zaman hayata geçirilecek? 2024-2025 Eğitim- Öğretim yılı itibariyle.

Hangi sınıf düzeylerinde uygulanacak? 1.Sınıf, 5.Sınıf ve 9.Sınıflarda uygulanacak.

Yeni müfredat, okuldaki eğitim- öğretim süreçlerinin günlük hayatta da kullanılmasının önünü açmak için tasarlanmış durumda.

Öğrencilerin fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimlerini göz önünde bulundurmayı planlayan yeni sistemde “Bütünleşik Eğitim Modeli” esas alınacak.

Bütünleşik Eğitim Modeli Nedir?

Bütünleşik eğitim modeli, öğrencilere sadece bilgi değil, aynı zamanda bu bilgileri etkili bir şekilde kullanma becerisi kazandıran bir eğitim yaklaşımı sunar. Bu model, geleneksel eğitim sınırlarını aşarak, öğrencilere çok yönlü düşünme yetenekleri kazandırarak, onları günümüzün karmaşık dünyasına hazırlar. Bütünleşik eğitim modeli, geleceğin liderlerini ve yenilikçilerini yetiştirmek için önemli bir adımdır, geleneksel sınıf sınırlarını aşar ve öğrencilere sadece matematik veya edebiyat gibi belirli alanlarda değil, aynı zamanda bu alanların nasıl birbirine bağlı olduğunu anlamalarını sağlar. Örneğin, bir proje temelli matematik dersi, öğrencilere matematik becerilerini günlük yaşamlarıyla ilişkilendirme şansı verir.

Müfredatta sadeleştirme nasıl olacak?

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, müfredat değişikliğini tüm sınıfları kapsayacak şekilde çalıştıklarını belirterek, "Söz konusu değişiklikle çocuklarımıza gereksiz, düzeylerinin üstünde bir bilgi yüklemesi yapmayacağız, derslerin tamamında sadeleşme olacak." bilgisini vermişti.

Mevcut bakanımızın Müsteşar olduğu dönemde de sadeleştirmeye vurgu yapıldığını hatırlıyoruz.

Özellikle öğretmenlerin müfredatı yetiştirmekte zorlandığı vurgusuyla yapılacak olan sadeleştirmenin %35’i bulacağı bilgisi kamuoyu ile paylaşıldı.

YENİ MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ NASIL OLACAK?

Müfredatı değiştirmek tek başına yeterli olacak mı?

İşte asıl mesele de burada başlıyor. Müfredat değişikliği gerçekleştiğinde öğretmen atamalarıyla ilgili sayı hala yeterli düzeyde değilken, buna bağlı olarak alanında uzman olmayan öğretmenler, atama açığını kapatmak üzere ücretli öğretmenlikle görevlendirilip maddi anlamda ihtiyaçları karşılanamamışken, atamalarda mülakat sisteminin devam etmesi üzerine tartışmalar sürerken, eğitimde fırsat eşitliği ile ilgili uçurum özellikle son zamanlardaki enflasyonist ortamda derinleşmişken, alt gelir düzeyine sahip aileler için çocukların eğitimi yerine evi geçindirme ve hayatta kalabilme birinci öncelikken, öğrencilerin beslenmeleriyle ilgili yeterli standartların sağlanması ile ilgili endişeler, sınav güvenliği ve üniversite sınavındaki barajın kalkması ile ilgili tartışmalar müfredatın olumlu yanlarının önüne geçebilir.

Alaaddin Dinçer’in Gazete Pencere’deki yazısında yaptığı şu vurgu ise yeni müfredat ile ilgili endişelerin artışına farklı bir boyut kazandırıyor:

“Sonuç olarak “müfredatı sadeleştirme” söylemi ile gündeme getirilen değişiklikler, ÇEDES ve benzeri projeler, DİB Kur’an Kurslarında görülen rekor artış ve diğer uygulamalar ile düzenlemelerin tamamı kültürel hegemonyayı pekiştirmeyi, bilimsel laik eğitimin öğrenme alanlarını daraltmayı amaçlamaktadır.”

Bugün öğleden sonra kamuoyuna açıklanması beklenen yeni müfredatın ortak akılla, toplumun her kesimi tarafından kabul gören bir yapıda olmasını ve sürdürülebilir olmasını temenni ederek yazımı noktalıyorum. Müfredat paylaşıldıktan sonra tekrar değerlendireceğiz.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ümit Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgün Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgün Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Özgün Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgün Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.




Kocaeli haber