Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu, Dilovası’nda 8 Kasım 2025’te meydana gelen ve 7 işçinin hayatını kaybetmesine neden olan Ravive Kozmetik parfüm dolum tesisindeki faciayı kınamak amacıyla Eğitim-Sen 1 No’lu Şube binasında geniş katılımlı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Şube binasında yapılan toplantıya KESK Dönem Sözcüsü ve Eğitim-Sen Kocaeli Şube Başkanı Metin Temel, Tüm Bel-Sen Kocaeli Şube Başkanı Güzide Saatçi, TİP Kocaeli İl Teşkilatı’ndan Umutcan Tarcan, Emek Partisi Kocaeli İl Başkanı İlhami Şahbaz, Veli-Der Kocaeli İl Temsilcisi Ayşe Irmak ve çok sayıda üye katıldı.

“KAZA DEĞİL İŞ CİNAYETİ”
Platform adına açıklama yapan KESK Dönem Sözcüsü ve Eğitim-Sen Kocaeli Şube Başkanı Metin Temel konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“8 Kasım 2025 günü saat 09.00 sularında Dilovası’nda kurulu Ravive Kozmetik isimli işyerinde meydana gelen patlama ve ardından çıkan yangında 3’ü çocuk yaşta olmak üzere 6 kadın, toplamda 7 işçi hayatını kaybetmiş; biri ağır olmak üzere 5 işçi ise yaralanmıştır.
Öncelikle yaşamını yitiren işçileri saygıyla anıyor, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyor, yaralı işçilerin bir an önce sağlıklarına kavuşmasını temenni ediyoruz. Olayın hemen ardından yapılan incelemeler ve görüşmeler, bu olayın bir ‘kaza’ değil, göz göre göre gelen bir iş cinayeti olduğunu açıkça göstermektedir.”

Kandıra'da Rüşvet Skandalı! Tutuklandı
Kandıra'da Rüşvet Skandalı! Tutuklandı
İçeriği Görüntüle

“CİDDİ İHMALLER YAPILMIŞTIR”
“Yapılan incelemelerde ve elde edilen bilgilerde şu ciddi ihmaller ve uygunsuzluklar tespit edilmiştir:
Yapının yangına dayanımı olmayan poliüretan panellerle inşa edildiği, işletmenin konutların arasında ve çevredeki yapıları tehlikeye sokacak kadar yakın mesafede bulunduğu, patlamanın ardından çevredeki binaların camlarının kırıldığı ve bir binanın çatısının yandığı, işletmenin yaklaşık 50 metre yakınında bir akaryakıt istasyonunun bulunduğu, binada tek çıkış olduğu, ‘Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’e uygun acil kaçış yollarının bulunmadığı ve çıkış kapısının önünde kaçışı zorlaştıracak malzeme ve ekipmanların bulunduğu tespit edilmiştir.
Kolay alevlenici ve parlayıcı maddelerin üretildiği bir işyerinde zorunlu olmasına rağmen yağmurlama sistemi dâhil hiçbir yangın tesisatının bulunmadığı, bina içinde yangın söndürme, algılama ve uyarı sistemlerinin olmadığı, işyerinin ‘çok tehlikeli işler’ sınıfında olmasına rağmen çocuk işçilerin çalıştırıldığı, çalışanlara gerekli eğitim ve ekipmanların sağlanmadığı anlaşılmıştır.”

Whatsapp Image 2026 03 16 At 23.51.31 (2)

“CEZASIZLIK VE SORUMSUZLUK ZİNCİRİNİN SONUCUDUR”
Temel şöyle devam etti:
“Ayrıca işyerinin daha önce CİMER’e ve Dilovası Belediyesi’ne şikâyet edildiği, buna rağmen işletmenin faaliyetlerine devam ettiği bilinmektedir. Güvencesiz ve kayıt dışı işlerde patronların en çok kadın ve çocuk emeğine başvurması tesadüf değildir. Güvencesiz çalışma sistemi kadınları ve çocukları merdiven altı işlerde sigortasız ve düşük ücretlerle çalışmaya mahkûm etmektedir.
Yoksulluğu ve eşitsizliği derinleştiren bu düzen, kadın ve çocuk emeğini daha fazla sömürerek kârını büyütmektedir. ‘Aile Yılı’ ilan edilen 2025 yılı ne yazık ki kadınlara ve çocuklara işyerlerinde ölüm getirmiştir.
Öte yandan güvenli ve güvenceli istihdam sağlaması gereken İŞKUR hizmet binasının hemen yanı başında kaçak, denetimsiz ve sigortasız çalıştırmanın yapılması denetimsizliğin ulaştığı boyutu gözler önüne sermektedir. Bu katliam; Soma’da, Zonguldak’ta, Ermenek’te, Davutpaşa’da, Hendek’te ve Amasra’da gördüğümüz denetimsizlik, cezasızlık ve sorumsuzluk zincirinin bir sonucudur.”

“SORU VE TALEPLER”
“İSİG Meclisi verilerine göre 2026 yılının Şubat ayında en az 121 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. Yılın ilk iki ayında ise en az 299 işçi yaşamını yitirmiştir. Bu ölümler kader değildir. Denetimsizlik, güvencesiz çalışma ve cezasızlık politikaları işçilerin yaşamını hiçe saymaktadır.”
Platform şu soruları yöneltti:
• Konutların arasında yanıcı ve parlayıcı maddelerle üretim yapan bir işletmenin faaliyet göstermesine nasıl izin verilmiştir?
• Bu işyeri bugüne kadar denetlenmiş midir? Denetlenmişse neden faaliyetleri durdurulmamıştır?
• İşyerinde çocuk işçi çalıştırılmasına neden göz yumulmuştur?
• CİMER’e yapılan şikâyetlerin gereği neden yerine getirilmemiştir?
• İşletmenin çalışma ruhsatı var mıdır? Varsa bunca eksikliğe rağmen neden faaliyetleri durdurulmamıştır?
• Ruhsatsız ise böyle bir işletmenin çalışmasına neden izin verilmiştir?
• İşyerinin itfaiye raporu var mıdır?
• Yanıcı ve parlayıcı maddelerle çalışan bu işyeri “Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik” kapsamında denetlenmiş midir?
• İş cinayetlerini önlemek için gerekli ve etkili denetimleri yapmayı engelleyen nedir?
• Çocuk işçi ölümleri ortadayken MESEM gibi uygulamalarla çocuk işçiliği neden teşvik edilmektedir?

“ADALETİN ŞEFFAF ŞEKİLDE İŞLEMESİNİ ENGELLEMEKTEDİR”

“Ayrıca Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın hayatını kaybeden işçilerin ailelerinin tüm görüşme taleplerine rağmen bugüne kadar ailelerle bir araya gelmemiş olması kabul edilemez bir tutumdur. 24 Mart 2026 günü saat 10.00’da Dilovası iş cinayetinde hayatını kaybeden işçilerin davası Kocaeli Cezaevi Kampüsü’nde görülecektir. Bu duruşma yeri ve uygulamanın amacı, kamuoyunun davayı takip etmesini zorlaştırmakta ve adaletin şeffaf biçimde işlemesini engellemektedir.”

“İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ”

“Adalet kapalı kapılar ardında değil, toplumun gözü önünde gerçekleşmelidir. İş cinayetlerinde yaşamını yitiren emekçilerin ailelerinin, sendikaların, meslek örgütlerinin ve kamuoyunun davayı takip etmesi en temel haktır.
Dilovası’nda yaşanan bu katliamın hesabı sorulana kadar sürecin takipçisi olacağız. İş cinayetlerinin son bulduğu, çocuk işçiliğinin yasaklandığı ve herkes için güvenli, insanca çalışma koşullarının sağlandığı bir ülke için mücadelemizi sürdüreceğiz.”Whatsapp Image 2026 03 16 At 23.51.31 (1)